6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız eylem

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/7251 E. 2012/7555 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız eylem tescilsiz tasarım vekâlet ücreti sicilden terkin temerrüt faizi terkin ayırt edicilik maddi tazminat yasal faiz haksız rekabet temerrüt temsil

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 26 · HUMK — HUMK 74 · TTK — TTK 56

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, davalının 07.12.2000 tarihinde yaptığı tescil başvurusunda yer alan 3 ile 4 sıra numaralı tasarımların başvuru tarihinden 3 yıl kadar önce davacı tarafından yapılıp kamuya arz edilmiş olduğu, tasarımların ayırt edilmeyecek kadar birbirine benzer bulunduğu, bu durumun TTK’nun 56 ve 57/5 maddelerine aykırılık teşkil ettiği, davalının tasarımı tescil ettirmesi nedeniyle iptal tarihine kadar tescilli ve geçerli tasarımını kullanmasının haksız rekabet oluşturmadığından bu şekli ile faaliyetinin davacı tasarımına tecavüz ve haksız eylem teşkil etmeyeceği, davanın kısmen kabulü ile davalı taraf adına tescilli 07.12.2000 tarih ve 009471 sayılı çoklu tasarımın 3 ve 4 sıra nolu (3 ve 5 litrelik) tasarım tescilinin iptali ile sicilden silinmesine, oluşan muarazanın bu şekilde giderilmesine, 22.132,05 TL maddi tazminat ile 16.110,01 TL dava tarihine kadar temerrüt faizi olmak üzere 38.242,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınmasına, 22.132,05 TL'lik kısma dava tarihinden sonraya tekabül edecek şekilde yasal faiz yürütülmesine, manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, davalı adına tescilli tasarımın iptali, tazminat ve diğer feri istemlere ilişkindir. Davacı, davalı adına 2000/9471 sayı ile tescilli çoklu tasarımlardan 4. sıradaki “dilimli yuvarlak pet kavanoz” tasarımının sicilden terkin edilmesini, bu tasarımın davalı tarafından kendisine karşı ileri sürülmesinin önlenmesini istemiştir.Ancak, mahkemece davalı taraf adına tescilli 9471 sayılı çoklu tasarımın 3 ve 4. sırasındaki tasarım tescillerinin iptaline karar verilmek suretiyle dava ve istem konusu yapılmamış olan 3 numaralı tasarımın da iptaline karar verilmesi HUMK’nun 74 ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nun 26/1. maddelerine açıkça aykırı olduğundan davalı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazının kabulü ile dava konusu olmadığı halde talep aşılarak verilmiş bulunan 3 numaralı tasarım tescilinin iptaline ilişkin kararın davalı taraf yararına bozulması gerekmiştir.

3-Öte yandan, davaya konu tasarımın davalı adına TPE nezdinde tescilli olduğu anlaşıldığından tescil edilmiş bir hakkın sicilde hak sahibi olarak görünen kişi tarafından tescil kapsamında ve yasaya uygun olarak kullanımı kural olarak söz konusu tescil iptal edilinceye kadar haksız ve yasaya aykırı bir kullanım niteliğinde olmayıp, mahkemece de bu gerekçeyle davalının eyleminin haksız rekabet oluşturmayacağı hususu yerinde olarak tespit edilerek haksız rekabetin tespit ve önlenmesine ilişkin davacı istemleri reddedilmiştir. Ancak davalı adına tescilli tasarımın başvuru tarihinden 3 yıl önce davacı tarafından kamuya arz edilmiş olması nedeniyle başvuru tarihi itibariyle yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşımadığı gerekçesiyle davaya konu 4. sıradaki tasarım tescilinin iptaline karar verilmesi yerinde ise de davalının eyleminin haksız rekabet ve tasarıma tecavüz oluşturmadığı sonucuna varılmış olmasına rağmen bu yöndeki kanaat ve tespitlere aykırı olarak davalının tescilli tasarımını kullanması nedeniyle maddi tazminatla sorumlu tutulması doğru görülmemiş, maddi tazminata ilişkin olarak verilen kararın da bozulması gerekmiştir.

4-Kabul şekline göre de, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen davada kendisini bir vekil ile temsil ettirerek davasını vekili vasıtasıyla takip eden davalı taraf yararına reddedilen dava kısmı yönünden vekâlet ücretine karar verilmemiş olması da doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/7251 E.  ,  2012/7555 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16.07.2009 tarih ve 2009/289-2009/346 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08.05.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi Mutlu ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin pet ambalaj üretimi yaptığını, davalının ilk önce müşteri olarak pet ambalaj aldığını daha sonra müvekkilinin kalıp yaptırdığı firmaya kalıp yaptırıp, kalıp yapılan makineleri de temin etmek sureti ile haksız rekabet yarattığını ileri sürerek, davalının tescilli bulunan 2000/9471 sayılı çoklu tasarımlarından 4. sıralı Dilimli Yuvarlak Pet Kavanoz Tasarımı’nın müvekkiline karşı iler sürülmesinin önlenmesini, haksız rekabetin bütün sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılmasını, kavanoz kalıplarının değerinin tazminattan düşürülmesi kaydı ile müvekkiline teslimini, 2000/9471 sayılı tasarımın sicilden terkini ile 25.000.000.000.- TL manevi ve 75.000.000.000.- TL maddi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin tasarımı tescilli olarak kullandığı sürece haksız rekabetten söz edilemeyeceğini, kaldı ki tasarımların “bilgilenmiş kullanıcı” için benzer olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, davalının 07.12.2000 tarihinde yaptığı tescil başvurusunda yer alan 3 ile 4 sıra numaralı tasarımların başvuru tarihinden 3 yıl kadar önce davacı tarafından yapılıp kamuya arz edilmiş olduğu, tasarımların ayırt edilmeyecek kadar birbirine benzer bulunduğu, bu durumun TTK’nun 56 ve 57/5 maddelerine aykırılık teşkil ettiği, davalının tasarımı tescil ettirmesi nedeniyle iptal tarihine kadar tescilli ve geçerli tasarımını kullanmasının haksız rekabet oluşturmadığından bu şekli ile faaliyetinin davacı tasarımına tecavüz ve haksız eylem teşkil etmeyeceği, davanın kısmen kabulü ile davalı taraf adına tescilli 07.12.2000 tarih ve 009471 sayılı çoklu tasarımın 3 ve 4 sıra nolu (3 ve 5 litrelik) tasarım tescilinin iptali ile sicilden silinmesine, oluşan muarazanın bu şekilde giderilmesine, 22.132,05 TL maddi tazminat ile 16.110,01 TL dava tarihine kadar temerrüt faizi olmak üzere 38.242,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınmasına, 22.132,05 TL'lik kısma dava tarihinden sonraya tekabül edecek şekilde yasal faiz yürütülmesine, manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, davalı adına tescilli tasarımın iptali, tazminat ve diğer feri istemlere ilişkindir. Davacı, davalı adına 2000/9471 sayı ile tescilli çoklu tasarımlardan 4. sıradaki “dilimli yuvarlak pet kavanoz” tasarımının sicilden terkin edilmesini, bu tasarımın davalı tarafından kendisine karşı ileri sürülmesinin önlenmesini istemiştir.Ancak, mahkemece davalı taraf adına tescilli 9471 sayılı çoklu tasarımın 3 ve 4. sırasındaki tasarım tescillerinin iptaline karar verilmek suretiyle dava ve istem konusu yapılmamış olan 3 numaralı tasarımın da iptaline karar verilmesi HUMK’nun 74 ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nun 26/1. maddelerine açıkça aykırı olduğundan davalı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazının kabulü ile dava konusu olmadığı halde talep aşılarak verilmiş bulunan 3 numaralı tasarım tescilinin iptaline ilişkin kararın davalı taraf yararına bozulması gerekmiştir.

3-Öte yandan, davaya konu tasarımın davalı adına TPE nezdinde tescilli olduğu anlaşıldığından tescil edilmiş bir hakkın sicilde hak sahibi olarak görünen kişi tarafından tescil kapsamında ve yasaya uygun olarak kullanımı kural olarak söz konusu tescil iptal edilinceye kadar haksız ve yasaya aykırı bir kullanım niteliğinde olmayıp, mahkemece de bu gerekçeyle davalının eyleminin haksız rekabet oluşturmayacağı hususu yerinde olarak tespit edilerek haksız rekabetin tespit ve önlenmesine ilişkin davacı istemleri reddedilmiştir. Ancak davalı adına tescilli tasarımın başvuru tarihinden 3 yıl önce davacı tarafından kamuya arz edilmiş olması nedeniyle başvuru tarihi itibariyle yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşımadığı gerekçesiyle davaya konu 4.

sıradaki tasarım tescilinin iptaline karar verilmesi yerinde ise de davalının eyleminin haksız rekabet ve tasarıma tecavüz oluşturmadığı sonucuna varılmış olmasına rağmen bu yöndeki kanaat ve tespitlere aykırı olarak davalının tescilli tasarımını kullanması nedeniyle maddi tazminatla sorumlu tutulması doğru görülmemiş, maddi tazminata ilişkin olarak verilen kararın da bozulması gerekmiştir.

4-Kabul şekline göre de, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen davada kendisini bir vekil ile temsil ettirerek davasını vekili vasıtasıyla takip eden davalı taraf yararına reddedilen dava kısmı yönünden vekâlet ücretine karar verilmemiş olması da doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının reddine; (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 546,75 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 10.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1012688600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.