6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3652 E. 2023/5767 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü fatura alacağı delil değerlendirmesi borca itiraz bedel iadesi itirazın iptali davası basiretli tacir icra takibine itiraz kötü niyet tazminatı sebepsiz zenginleşme iptal davası kötü niyet fatura iflas taahhütname icra inkar tazminatı tacir inkar tazminatı yükleten (shipper) temsil istinaf yoluna başvurulabilirlik husumet

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 67 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'nun davacı tarafça dosyaya sunulan ve kendisinin de imza ve içeriğine yönelik herhangi bir itirazda bulunmadığı 14.09.2015 tarihli yazılı belgeler nedeniyle sorumlu olduğu, davalı Pastarina Unlu Mamüller şirketi aleyhine de itirazın iptali talepli dava açılmış ise de; dosyada mevcut faturalar ve taahhüt içeren yazılı belgelerde söz konusu şirket adına atılı bulunan imzaların, yetkili şirket temsilcisine değil davalı ...'na ait olduğunun anlaşıldığı, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davacının, hukuki işlemler sırasında ...'nun davalı şirketi temsile yetkili olup olmadığını araştırması gerekirken bu yönde bir araştırma yapmadığı, sadece şirket kaşesinin verilmiş olması ve davalı şirket banka hesabı üzerinden para transferinin gerçekleştirilmiş olmasının, davalı şirketi borçtan sorumlu yapmayacağı, dolayısıyla davalı şirketin icra takibine yönelik itirazında haklı olduğu gerekçesiyle Pastarina Unlu Mamüller şirketi aleyhine açılan davanın husumetten reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebi reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı ...'ndan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ...’nun Pastarina Unlu Mamüller şirketinin temsilcisi olmadığı ancak buna karşın şirket kaşesi ve antetli kağıdını kullanmak suretiyle proforma faturaları ve diğer belgeleri düzenlediğini, mahkemece sebepsiz zenginleşme yönünden hiçbir değerlendirme yapılmadığını, müvekkili tarafından sipariş bedelinin Pastarina Unlu Mamüller şirketinin hesabına gönderildiğini, bedelin iadesi bakımından sorumsuz olduğuna karar verilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davalının borca itirazının da tamamen kötü niyetli olduğu, bu davalı yönünden de davanın kabulü ile aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerektiği belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verildiği, istinaf dilekçesinde sebepsiz zenginleşmeden bahsedilmişse de davanın itirazın iptali davası olup, bu davaların takibe sıkı sıkıya bağlı olduğu ve takibin dayanağı 14.09.2015 tarihli sözleşme olup sebepsiz zenginleşme iddiasının bu davada değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, satıma dayalı fatura alacağının tahsili için başlatılan ilamsız takibe itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, düzenlenen faturalar altında davalı şirketin kaşesi ile davalı ...'nun imzasının sorumluluklarına yol açıp açmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3652 E. 2023/5767 K.

    Ortak: · dava şartı · İtirazın iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Şirket Müdürünün Azli

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1736 E. 2019/972 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/3652 E.  ,  2023/5767 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı şirket yönünden yönünden davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 10.10.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile CBK Grup İnşaat Şti. ve Pastarina Unlu Mamüller Ltd. Şti. arasında, 15.07.2015 tarihinde teslim edilmek üzere alüminyum profil alımı için anlaşma yapıldığını, alüminyum profilin zamanında teslim edilmemesi üzerine taraflar arasında 14.09.2015 tarihli iki adet sözleşme imzalandığını, sözleşme konusu işin ifasını, ifa edilmediği takdirde ise müvekkili şirket tarafından ödenen tutarın iadesini garanti ettiklerini, bunun yanı sıra borçlulardan ...'nun müvekkili şirkete 14.09.2015 tarihli ayrı bir garanti taahhüdü daha verdiğini, sözleşmeler uyarınca müvekkili şirket tarafından 73.902,00 usd ödendiğini, söz konusu tutarların Pastarina Unlu Mamüller Şirketi'nin hesabına gönderildiğini, ancak borçlular tarafından müvekkili şirkete taahhüt edilen alüminyum profillerin teslim edilmediğini, borçlular aleyhine icra takibi başlatıldığını, borçlulardan Pastarina Unlu Mamüller...

Ltd. Şti. ve ...'nun itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla itirazların iptaline ve takibin devamına, %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı Pastarina Unlu Mamüller...Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacının dayanak gösterdiği belgerin hiçbirinde müvekkilinin imzasının bulunmadığını, davacı ile arasında ticari ilişki de bulunmadığını, davalı ...’nun müvekkili şirketin yetkilisi olmadığını, müvekkilinin hesabına toplam 73.902,00 usd ödeme yapıldığının doğru olduğunu ancak davacı tarafın müvekkilinin sözleşmeye taraf olmadığını bilmesi gerektiğini ve parayı da asıl alması gereken şirkete göndermesi gerektiğini, davacı tarafın talebi doğrultusunda müvekkilinin de kendisine gönderilen bu bedeli daha sonra asıl muhatap olan CBK Grup şirketine iade ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamış, yargılama sırasındaki beyanlarında, borcun CBK Grup şirketinin borcu olduğunu, Pastarina Unlu Mamüller kaşesi altındaki imzanın kendine ait olduğunu, davacıya garanti taahhüdünde bulunduğunu, davalı Pastarina Unlu Mamüller şirketinin durumdan haberdar olmadığını belirtmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'nun davacı tarafça dosyaya sunulan ve kendisinin de imza ve içeriğine yönelik herhangi bir itirazda bulunmadığı 14.09.2015 tarihli yazılı belgeler nedeniyle sorumlu olduğu, davalı Pastarina Unlu Mamüller şirketi aleyhine de itirazın iptali talepli dava açılmış ise de; dosyada mevcut faturalar ve taahhüt içeren yazılı belgelerde söz konusu şirket adına atılı bulunan imzaların, yetkili şirket temsilcisine değil davalı ...'na ait olduğunun anlaşıldığı, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davacının, hukuki işlemler sırasında ...'nun davalı şirketi temsile yetkili olup olmadığını araştırması gerekirken bu yönde bir araştırma yapmadığı, sadece şirket kaşesinin verilmiş olması ve davalı şirket banka hesabı üzerinden para transferinin gerçekleştirilmiş olmasının, davalı şirketi borçtan sorumlu yapmayacağı, dolayısıyla davalı şirketin icra takibine yönelik itirazında haklı olduğu gerekçesiyle Pastarina Unlu Mamüller şirketi aleyhine açılan davanın husumetten reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebi reddine, davalı ...

aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı ...'ndan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ...’nun Pastarina Unlu Mamüller şirketinin temsilcisi olmadığı ancak buna karşın şirket kaşesi ve antetli kağıdını kullanmak suretiyle proforma faturaları ve diğer belgeleri düzenlediğini, mahkemece sebepsiz zenginleşme yönünden hiçbir değerlendirme yapılmadığını, müvekkili tarafından sipariş bedelinin Pastarina Unlu Mamüller şirketinin hesabına gönderildiğini, bedelin iadesi bakımından sorumsuz olduğuna karar verilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davalının borca itirazının da tamamen kötü niyetli olduğu, bu davalı yönünden de davanın kabulü ile aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerektiği belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verildiği, istinaf dilekçesinde sebepsiz zenginleşmeden bahsedilmişse de davanın itirazın iptali davası olup, bu davaların takibe sıkı sıkıya bağlı olduğu ve takibin dayanağı 14.09.2015 tarihli sözleşme olup sebepsiz zenginleşme iddiasının bu davada değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, satıma dayalı fatura alacağının tahsili için başlatılan ilamsız takibe itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, düzenlenen faturalar altında davalı şirketin kaşesi ile davalı ...'nun imzasının sorumluluklarına yol açıp açmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1012419400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.