Yönetici sorumluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/8902 E. 2012/1320 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetici sorumluluğu↗ ek prim↗ pay defteri↗ limited şirket↗ ilan↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacı şirkette davalıların sahibi bulundukları hisseleri devrettiklerinin ortaklar defterine 25/08/2003 tarihinde işlendiği ve devrin kabul edildiğinin karar altına alınıp ticaret sicilinde tescil ve ilanının yapıldığı, şirket ana sözleşmesinin 16. maddesinde ve TTK'nun 520. maddesinde belirtildiği üzere bir payın devrinin şirket hakkında şirkete bildirilmek ve pay defterine kaydedilmek koşuluyla hüküm ifade edeceği ve bundan sonraki sorumlulukların devralana geçeceği, davacı limited şirketin borçlarından kural olarak ortakların şahsen sorumlu olmadıkları, davaya konu Sigorta Müdürlüğü'nün soruşturmasına esas idari para cezasını gerektiren fiillerin bir kısmının davalı ...'ün görevini bıraktıktan sonraki döneme de ilişkin olup, soruşturma işlemi sonucuna karşı itiraz ve yargılama sürecinin takip edilip sonuçlandırılmamış olmasının davalılara ve ...'e isnat edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı ...'ün yöneticiliği sırasında şirkette çalışmayan kişilerin çalışıyormuş gibi gösterilmesi nedeniyle tahakkuk eden SSK prim borcu iddiasına dayalı sorumluluk davasıdır. Dava dilekçesinde ileri sürülen iddianın bu niteliği itibariyle yönetici konumunda olmayan diğer davalı ortak ...'in sorumluluğu söz konusu olamaz. Bu nedenle mahkemenin bu davalı bakımından gerekçesi yerinde değilse de ret kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan, açıklanan nedenle hükmün onanmasına karar verilmiştir.
2- Diğer davalı davacı şirketin bir dönem müdürlüğünü yapmış olan ... bakımından ise, görev yaptığı tarih itibariyle TTK hükümlerine göre sorumluluğuna ilişkin şartların gerçekleşmesi halinde yöneticinin daha sonradan payını devretmesi ve yöneticilikten ayrılması sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Bu nedenle, mahkemenin, payın devri ve yöneticilikten ayrılma nedeniyle adı geçen yöneticinin sorumlu olmadığına dair gerekçesi yerinde değildir. Mahkemece, davalı ... bakımından görev tarihi itibariyle sorumlu olup olmadığına ilişkin yasal koşulların oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5741 E. 2011/16434 K.
Ortak:ek prim
İncelediğiniz kararda1- Dava, davalı ...'ün yöneticiliği sırasında şirkette çalışmayan kişilerin çalışıyormuş gibi gösterilmesi nedeniyle tahakkuk eden SSK «prim» borcu iddiasına dayalı sorumluluk davasıdır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının şirket ortağı olması nedeniyle kendisine bir ücret ödenmesi ve SSK «primi» yatırılmasının yasal olarak mümkün olmadığı, her ay yapıldığı ileri sürülen 1.000 TL'lik aylık ödemenin şirket kayıt ve belgelerinde yer almadığı, davacı tarafça «ibraz» edilen 04.01.2006 tarihli belgenin de kredi kartı alınması için verildiği bu nedenle dayanaksız olduğu gerekçeleri ile, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kamu düzeni · görevsizlik kararı · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının şirket ortağı olması nedeniyle kendisine bir ücret ödenmesi ve SSK «primi» yatırılmasının yasal olarak mümkün olmadığı, her ay yapıldığı ileri sürülen 1.000 TL'lik aylık ödemenin şirket kayıt ve belgelerinde yer almadığı, davacı tarafça «ibraz» edilen 04.01.2006 tarihli belgenin de kredi kartı alınması için verildiği bu nedenle dayanaksız olduğu gerekçeleri ile, davanın reddine karar verilmiştir.
Görev «kamu düzenine» ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen nazara alınmalıdır.
Mahkemece, «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/8902 E. , 2012/1320 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Soma 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/02/2010 tarih ve 2005/231-2010/60 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 04/11/1999 tarihinde kurulup Soma'da diyaliz merkezi olarak hizmet verdiğini, davalılardan ...'ün üç yıl süreyle şirket müdürlüğü yaptığını ve buna ilişkin kararın 24/09/2001 de ticaret sicilinde tescil ve ilan edildiğini, ...'ün müdürlüğü döneminde diyaliz merkezinde çalışmayan birtakım kişilerin sigortalı çalışıyormuş gibi gösterildiğini, bu kişilerin primlerinin zamanında yatırılmadığı için SSK tarafından 67.020,16 TL borç tahakkuk ettirildiğini, bu borcun 10/05/2005 tarihinde şirket adına diğer ortaklar tarafından ödendiğini, şirket ortakları ile davalılar arasında yapılan sözleşmenin 1. maddesinde, ...'ün müdürlük yaptığı dönemde kendi ihmalinden doğacak vergi cezalarıyla ilgili müdürlük haricinde %15 oranında parasal sorumluluğu kabul ettiğini ileri sürerek davacı şirket tarafından ödenen paranın davalıların hisseleri oranında ödeme gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, ayrıca davalı ...'ün %15 hissesi oranındaki miktarı ödemesine hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, davacının talebinin açık olmadığını, esasa ilişkin olarak da müvekkilinin Ağustos 2003 tarihinde hissesini devrettiği için herhangi bir sorumluluğunun bulunmayacağını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili ise, sorumlulukların ortakların durumuna göre belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı şirkette davalıların sahibi bulundukları hisseleri devrettiklerinin ortaklar defterine 25/08/2003 tarihinde işlendiği ve devrin kabul edildiğinin karar altına alınıp ticaret sicilinde tescil ve ilanının yapıldığı, şirket ana sözleşmesinin 16. maddesinde ve TTK'nun 520. maddesinde belirtildiği üzere bir payın devrinin şirket hakkında şirkete bildirilmek ve pay defterine kaydedilmek koşuluyla hüküm ifade edeceği ve bundan sonraki sorumlulukların devralana geçeceği, davacı limited şirketin borçlarından kural olarak ortakların şahsen sorumlu olmadıkları, davaya konu Sigorta Müdürlüğü'nün soruşturmasına esas idari para cezasını gerektiren fiillerin bir kısmının davalı ...'ün görevini bıraktıktan sonraki döneme de ilişkin olup, soruşturma işlemi sonucuna karşı itiraz ve yargılama sürecinin takip edilip sonuçlandırılmamış olmasının davalılara ve ...'e isnat edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı ...'ün yöneticiliği sırasında şirkette çalışmayan kişilerin çalışıyormuş gibi gösterilmesi nedeniyle tahakkuk eden SSK prim borcu iddiasına dayalı sorumluluk davasıdır. Dava dilekçesinde ileri sürülen iddianın bu niteliği itibariyle yönetici konumunda olmayan diğer davalı ortak ...'in sorumluluğu söz konusu olamaz. Bu nedenle mahkemenin bu davalı bakımından gerekçesi yerinde değilse de ret kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan, açıklanan nedenle hükmün onanmasına karar verilmiştir.
2- Diğer davalı davacı şirketin bir dönem müdürlüğünü yapmış olan ... bakımından ise, görev yaptığı tarih itibariyle TTK hükümlerine göre sorumluluğuna ilişkin şartların gerçekleşmesi halinde yöneticinin daha sonradan payını devretmesi ve yöneticilikten ayrılması sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Bu nedenle, mahkemenin, payın devri ve yöneticilikten ayrılma nedeniyle adı geçen yöneticinin sorumlu olmadığına dair gerekçesi yerinde değildir. Mahkemece, davalı ... bakımından görev tarihi itibariyle sorumlu olup olmadığına ilişkin yasal koşulların oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin davalı ... yönünden temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin davalı ... yönünden temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1010937200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz