6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Limited şirket ortağı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/6465 E. 2010/2410 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket ortağı davanın konusuz kalması kâr payı alacağı haklı sebep kâr payı dağıtımı kar payı sermaye artırımı kısıtlılık şirket müdürü ortaklar kurulu kararı ziya oy yasağı muvafakat fesih bono kâr dağıtımı limited şirket kâr payı esastan ret haksız rekabet karar verilmesine yer olmadığına temsil teslim

Atıf yapılan mevzuat: İİK · TMK · TTK — TTK 161TTK 543

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin ana sözleşmesinin 13.maddesinde kâr payı dağıtımının sermayesinin % 51'ine temsil eden ortakların kararına bırakıldığının görüldüğü, böyle bir karar alınmadığı sürece davacının tek başına kâr payı talep etmesinin mümkün olmayacağı, davalı şirketin sermayesinin geçmiş yılların dağıtılmamış kârlarından karşılanmak suretiyle davacının kâr payı alacağının sermaye payı olarak ödendiği, dolayısıyla davacının kâr payı ödemesi talebinin yerine geldiği, davalı ...'ün davalı şirketle işlem yapma yasağı olduğu ancak davalı şirketin ortaklar kurulunca alınan kararla bu işleme muvafakat edildiği, bu karara davacının da iştirak ettiği, kira artışına ilişkin ortaklar kurulu kararında da davacının imzası bulunduğu, belirli bir tarihte kasada yüksek miktarda para gözükmesinin bu paranın uzun süre atıl vaziyette tutulduğu anlamına gelmeyeceği, iki adet bononun alacaklısı ...'e teslim edilip şirketten tahsil edildiğine dair bir kanıta rastlanmadığı, davalı ...'ün anasözleşmesinde yazılı iştigal konuları aynı olan iki M İnş. Taah. Loj. ve Tic. Ltd. Şti.'nin kurucuları arasında yer aldığı, ancak her iki şirketin fiilen yaptığı işlemin farklı olduğu, davalının müdürlükten azlini gerektirecek haklı sebeplerinin varlığının tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Davada istem davalı limited şirket ortağı olan davacının kar payının tahsili,davalı şirket müdürünün yetkilerinin TTK’nun 543.maddesinin atfı nedeniyle TTK’nun 161.maddesi uyarınca sınırlandırılması, yine davalı şirket müdürünün şirkete vermiş olduğu zararın tazmini istemine ilişkindir.

Davalı şirket müdürü tarafından açılmış bulunan şirketin fesih ve tasfiyesi davasında, Kadıköy 4 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/530 E, 2006/345 K sayılı dosyada Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen kararıyla şirket müdürü M.Ziya Yürür’ün şirketle haksız rekabette bulunduğu belirlenmiştir.Bu durumda mahkemece TTK’nun 543.maddesinin atfı nedeniyle olayda uygulanması gereken TTK’nun 161.maddesi uyarınca talep gözetilerek davalı şirket müdürünün yetkilerinin kısıtlanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu istemin reddi doğru görülmediği gibi, davalı şirket müdürünün maliki bulunduğu taşınmazda kiracı olarak bulunduğu anlaşılan limited şirketin şirket ortaklar kurulunca alınan 05.02.2002 tarihli kararla taşınmaza 392.250,00 YTL tutarında harcama yaptığı anlaşılmaktadır.Bu harcamanın şirket amacı antrepoculuk faaliyeti doğrultusunda gerçekleştirilmesi şartıyla hukuka uygun olduğu ve davalı şirket müdürünün bu durumda bu harcamadan sorumlu tutulamayacağı açıksa da; mahkemece harcamanın yerindeliği hiç incelenmemiştir.Oysa davalı müdür şirket ortaklar kurulunca alınan kararın kapsamı dışında kendisine ait gayrimenkulün değerini artırıcı harcamalarda bulunmuşsa,bu harcamalar farkından şirkete karşı sorumlu olacağının düşünülmemesi hatalı olmuştur.Öte yandan, davacının kar payı ödenmesi isteminin yargılama esnasında alınan sermaye artırım kararının gereğinin kar paylarından sağlanmış olması karşısında davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına şeklinde bir hükümle sonuçlandırılması gerekirken bu hususta esastan ret kararı verilmesi de yanlış olmuş ve kararın açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11719 E. 2011/4163 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/6465 E.  ,  2010/2410 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.07.2007 tarih ve 2005/49 - 2007/548 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.03.2010 gününde davalılardan Destek Antrepo Hiz. Ltd. Şti. Av. Ali Kemal Alpaslan ve davalılardan ... vekili Av. ... geldi, davacı vekili davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı limited şirketin 25.01.2001 tarihinde 4 ortaklı bir aile şirketi niteliğinde kurulduğunu, diğer davalının şirket müdürü olarak atandığını, şirketin kurulduğu tarihten bu yana kâr etmesine rağmen her hangi bir kâr payı ödemesi yapılmadığını, davalı şirketin % 40 pay sahibi ve şirket müdürü olan M.Ziya Yürür'ün gayrımenkulünde kiracı olduğunu, ...'ün şirket imkanlarıyla ve parası ile kendi gayrımenkulü üzerinde muhasebe tekniğinde özel maliyet diye tanımlanan 392.250.505.869 TL bina malzemesi harcaması yapmak suretiyle şirketin aleyhine kendi gayrımenkulü lehine bir değer artırımı yapmış gözüktüğünü, kiracılık süresinin sonunda özel maliyet tanımlamasına giren şirket değerlerinin mal sahibi olan ...'e bırakılmak durumunda olduğundan, bunun şirketin aleyhine bir düzenleme olup, şirketin iyiniyet kurallarına göre yönetilmediğinin açık seçik delili olduğunu, 2004 yılının Ağustos ayında müvekkilinin babası ve kardeşi tarafından aynı alanda faaliyet gösteren iki M İnşaat Taahhüt Lojistik ve Tic.

Ltd. Şti.'ni kurduklarını, davacı şirketin faaliyetlerinin bu şirkete aktarılma ihtimalinin bulunduğunu, şirket müdürü ...'ün TTK'nun 547.maddesinde öngörülen rekabet yasağını ihlal ettiğini, davalı Destek Antrepo Ltd. Şti'nin defterlerinin usulüne uygun tutulmadığını, şirket adına yapılan harcamalarda bir tutarsızlık ve sorumsuzluk olduğunu, şirket müdürünün yakınları adına senet düzenleyip şirket kasasından ödemeler yaptığını, müvekkilinin annesi Fatoş Yürür'ün % 40 payına isabet eden alacağını da kızı davacıya temlik ettiğini ileri sürerek, müvekkiline bugüne kadar ödenmeyen 50.000 YTL tutarındaki kâr payının işleyecek yasal faiziyle birlikte hesaplanarak ödenmesine, Destek Antrepo Şirketinin müdürünün yetkilerinin tahdit edilmesine, şirket müdürü ...'ün şirkete verdiği zararların tazmin edilerek ortaklığa ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı Destek Antrepo Hiz. Tic. ve Ltd. Şti. vekili, şirket anasözleşmesinin 13. Ve TTK'nun 539/1.maddesi uyarınca ortaklar kurulunun kâr dağıtımı için bir karar vermedikçe bir ortağın dava yoluyla kendisine ait kâr payını talep etmesine hukuken olarak bulunmadığını, şirketin gerekli yönetim organlarına sahip olması karşısında MK'nun 427.maddesindeki kayyum atanmasına ilişkin şartların oluşmadığını, davacının diğer iddialarının da gerçeklerle bağdaşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili, limited şirkette kâr payı ödenmesinin ortaklar kurulunun kararına bağlı olduğunu, davacının genel kurulun toplanmasını talep etmediği, kârın dağıtılmasına ilişkin hiç bir teklifte bulunmadığı gibi kârın dağıtılmaması kararının olmadığı ortaklar kurulu kararlarının iptalini talep etmediğini, davacının diğer iddialarının yersiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin ana sözleşmesinin 13.maddesinde kâr payı dağıtımının sermayesinin % 51'ine temsil eden ortakların kararına bırakıldığının görüldüğü, böyle bir karar alınmadığı sürece davacının tek başına kâr payı talep etmesinin mümkün olmayacağı, davalı şirketin sermayesinin geçmiş yılların dağıtılmamış kârlarından karşılanmak suretiyle davacının kâr payı alacağının sermaye payı olarak ödendiği, dolayısıyla davacının kâr payı ödemesi talebinin yerine geldiği, davalı ...'ün davalı şirketle işlem yapma yasağı olduğu ancak davalı şirketin ortaklar kurulunca alınan kararla bu işleme muvafakat edildiği, bu karara davacının da iştirak ettiği, kira artışına ilişkin ortaklar kurulu kararında da davacının imzası bulunduğu, belirli bir tarihte kasada yüksek miktarda para gözükmesinin bu paranın uzun süre atıl vaziyette tutulduğu anlamına gelmeyeceği, iki adet bononun alacaklısı ...'e teslim edilip şirketten tahsil edildiğine dair bir kanıta rastlanmadığı, davalı ...'ün anasözleşmesinde yazılı iştigal konuları aynı olan iki M İnş.

Taah. Loj. ve Tic. Ltd. Şti.'nin kurucuları arasında yer aldığı, ancak her iki şirketin fiilen yaptığı işlemin farklı olduğu, davalının müdürlükten azlini gerektirecek haklı sebeplerinin varlığının tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Davada istem davalı limited şirket ortağı olan davacının kar payının tahsili,davalı şirket müdürünün yetkilerinin TTK’nun 543.maddesinin atfı nedeniyle TTK’nun 161.maddesi uyarınca sınırlandırılması, yine davalı şirket müdürünün şirkete vermiş olduğu zararın tazmini istemine ilişkindir.

Davalı şirket müdürü tarafından açılmış bulunan şirketin fesih ve tasfiyesi davasında, Kadıköy 4 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/530 E, 2006/345 K sayılı dosyada Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen kararıyla şirket müdürü M.Ziya Yürür’ün şirketle haksız rekabette bulunduğu belirlenmiştir.Bu durumda mahkemece TTK’nun 543.maddesinin atfı nedeniyle olayda uygulanması gereken TTK’nun 161.maddesi uyarınca talep gözetilerek davalı şirket müdürünün yetkilerinin kısıtlanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu istemin reddi doğru görülmediği gibi, davalı şirket müdürünün maliki bulunduğu taşınmazda kiracı olarak bulunduğu anlaşılan limited şirketin şirket ortaklar kurulunca alınan 05.02.2002 tarihli kararla taşınmaza 392.250,00 YTL tutarında harcama yaptığı anlaşılmaktadır.Bu harcamanın şirket amacı antrepoculuk faaliyeti doğrultusunda gerçekleştirilmesi şartıyla hukuka uygun olduğu ve davalı şirket müdürünün bu durumda bu harcamadan sorumlu tutulamayacağı açıksa da;

mahkemece harcamanın yerindeliği hiç incelenmemiştir.Oysa davalı müdür şirket ortaklar kurulunca alınan kararın kapsamı dışında kendisine ait gayrimenkulün değerini artırıcı harcamalarda bulunmuşsa,bu harcamalar farkından şirkete karşı sorumlu olacağının düşünülmemesi hatalı olmuştur.Öte yandan, davacının kar payı ödenmesi isteminin yargılama esnasında alınan sermaye artırım kararının gereğinin kar paylarından sağlanmış olması karşısında davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına şeklinde bir hükümle sonuçlandırılması gerekirken bu hususta esastan ret kararı verilmesi de yanlış olmuş ve kararın açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ…:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009849900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.