Menfi tespit | Menfi tespit | Kötüniyet tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/2542 E. 2010/2913 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çekin bedelsizliği↗ kötüniyet tazminatı↗ bedelsizlik↗ hisse devri↗ protokol↗ kötüniyet↗ menfi tespit↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya kapsamına ve toplanan kanıtlara göre, davalının hisse devrini gerçekleştirmediği, devir karşılığında aldığı çekin bedelsiz kaldığı, protokol hükmünü yerine getirmediği halde takip başlatmasının kötüniyeti gösterdiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve hisse devir vâdine ilişkin adi yazılı protokolün TTK’nun 520/son maddesi uyarınca taraflar arasında dahi geçerli olmaması nedeniyle tarafların birbirine verdiğini birbirlerinden geri isteme haklarının nedensiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde doğmuş bulunması karşısında, çekin bu nedenle dahi karşılıksız kalmış olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Davalı, aynı protokole dayalı diğer çekleri hisseyi devretmediği halde kendisine ödeyen davacının protokole konu diğer bir çekinin karşılıksız çıkması üzerine takip başlatması var olduğunu düşündüğü hakkın kullanımı kapsamında olup, takip haksız ise de kötüniyetli değildir. Bu durumda, mahkemece davacının kötüniyet tazminat isteminin koşullarından birinin gerçekleşmediği gerekçesiyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile aksi yönde yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3293 E. 2010/9253 K.
Ortak:hisse devri · menfi tespit
İncelediğiniz karardaMahkemece, dosya kapsamına ve toplanan kanıtlara göre, davalının «hisse devrini» gerçekleştirmediği, devir karşılığında aldığı «çekin bedelsiz» kaldığı, «protokol» hükmünü yerine getirmediği halde takip başlatmasının «kötüniyeti» gösterdiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Dava, «menfi tespit» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının «hisse devrinin» yasal olarak gerçekleştiği, TTK 520. maddesi uyarınca şirket ortaklarınca «pay devrine» «muvafakat» verildiği ve «pay defterine kaydın» yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalı şirket ortaklığının 07.07.2004 tarihi itibariyle sona erdiğinin tespitine ve bu hususun Ticaret Sicil Müdürlüğünce tesciline karar verilmiştir.
2- Dava, «limited şirket ortağı» olunmadığının «menfi tespit» şeklinde belirlenmesi ve ortaklığın devrine ilişkin «ortaklar kurulu» kararının sicile tescili istemlerine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket ortağı · pay defteri kaydı · pay devri · ortaklar kurulu kararı · pay defteri · muvafakat · limited şirket · yargılama gideri
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının «hisse devrinin» yasal olarak gerçekleştiği, TTK 520. maddesi uyarınca şirket ortaklarınca «pay devrine» «muvafakat» verildiği ve «pay defterine kaydın» yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalı şirket ortaklığının 07.07.2004 tarihi itibariyle sona erdiğinin tespitine ve bu hususun Ticaret Sicil Müdürlüğünce tesciline karar verilmiştir.
2- Dava, «limited şirket ortağı» olunmadığının «menfi tespit» şeklinde belirlenmesi ve ortaklığın devrine ilişkin «ortaklar kurulu» kararının sicile tescili istemlerine ilişkindir.
Fakat, davalılardan ...’nun dava açılmasına sebebiyet verdiğine ilişkin hiçbir iddia ve kanıt ileri sürülmediği için «yargılama gideri» ile vekalet ücretinden diğer davalılarla birlikte sorumlu tutulması doğru olmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/2542 E. , 2010/2913 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Diyarbakır Asliye 3.Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Diyarbakır Asliye 3.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.04.2007 tarih ve 2006/550-2007/213 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında imzalanan protokol ile davalının Makine Ltd.Şti. nezdindeki % 30 hissesinin ve...’a ait % 20 hissenin müvekkili şirketin yönetim kurulu başkanı ...7e devri karşılığında müvekkil şirkete ait 80.000 YTL meblağlı 6 adet çek verileceğinin öngörüldüğünü, çeklerin verildiğini ve biri hariç diğerlerinin ödendiğini, biri için davalının davacı şirkete karşı takip başlattığını, hisse devri yapılmadığından çekin bedelsiz kaldığını ileri sürerek, davacının 10.000,00 YTL bedelli çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitini, % 40 kötüniyet tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, protokolün 1 nci maddesinin aksine hisse devri yapılmadan çeklerin müvekkiline teslim edildiğini, çeklerin tesliminden sonra hiçbir alacağın ve borcun kalmadığının protokolün 5 nci maddesinde yazılı olduğunu, hisse devrine hazır oldukları halde davacı temsilcisinin ihmali nedeniyle devrin gerçekleşmediğini, diğer çekler ödendiği halde dava konusu çekin ödenmemesinin devrin yapılmamasına bağlanmasının çelişkili olduğunu, çeke tedbir konulmamasını ve davanın daha önce açılmamasını davacının açıklaması gerektiğini, davalının kötüniyetli olmadığını, çeki zamanında ödemeyerek takibe ve davaya neden olan davacının çekin karşılıksız olması nedeniyle dava açtığını, iyiniyetli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve toplanan kanıtlara göre, davalının hisse devrini gerçekleştirmediği, devir karşılığında aldığı çekin bedelsiz kaldığı, protokol hükmünü yerine getirmediği halde takip başlatmasının kötüniyeti gösterdiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve hisse devir vâdine ilişkin adi yazılı protokolün TTK’nun 520/son maddesi uyarınca taraflar arasında dahi geçerli olmaması nedeniyle tarafların birbirine verdiğini birbirlerinden geri isteme haklarının nedensiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde doğmuş bulunması karşısında, çekin bu nedenle dahi karşılıksız kalmış olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Davalı, aynı protokole dayalı diğer çekleri hisseyi devretmediği halde kendisine ödeyen davacının protokole konu diğer bir çekinin karşılıksız çıkması üzerine takip başlatması var olduğunu düşündüğü hakkın kullanımı kapsamında olup, takip haksız ise de kötüniyetli değildir. Bu durumda, mahkemece davacının kötüniyet tazminat isteminin koşullarından birinin gerçekleşmediği gerekçesiyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile aksi yönde yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009740100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz