6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tahsil

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/8137 E. 2011/811 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müracaat borçlusu kusur sorumluluğu şikayet dolandırıcılık keşideci karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi terkin çek taşıyan kusur karar verilmesine yer olmadığına

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava tarihi itibariyle davalı bankadan zararını talep edebilmesinin ön koşulu olan çeke dayalı bütün başvuru yollarını tüketmesi ve bu suretle çek bedelinin tahsil edilemez hale gelmiş olması koşullarının gerçekleşmediği, çek keşidecisine yönelik davadan önce yapılmış bir takibin bulunmadığı gerekçesiyle davalı banka hakkındaki davanın erken açılmış olması nedeniyle reddine, çek keşidecisi davalı ... hakkındaki davanın ise geri alınıp atiye terk edilmesi nedeniyle bu davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalı banka tarafından ... adına açılan çek hesabının açılışı sırasında ilgili yasal mevzuatın gereklerinin yerine getirilmediği iddiasıyla uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

Mahkemece bozmaya uyularak yazılı gerekçe ile davalı banka hakkındaki davanın erken açılmış olması nedeniyle reddine karar verilmiş ise de tüm yargılama süreci boyunca

çekleri keşide eden ...’na ulaşılamadığı, davacı tarafından dolandırıcılık ve sahte resmi evrak düzenlemek suçlarından Savcılığa yapılmış bulunan şikayetlerin halen sonuçlanmadığı, ...’nun hayali bir kişi olup, çek hesabı açılırken alınan belgelerin sahte olduklarının sonradan tespit edildiği, davaya konu çeklerin davacının sattığı mal karşılığı olarak ... sahte kimliğini taşıyan kişi tarafından keşide edilerek davacıya verilmiş olması nedeniyle anılan çeklerden dolayı davacının gidebileceği bir müracaat borçlusunun da bulunmadığı, çekleri keşide eden ve kendini ... olarak tanıtan kişinin gerçek kimlik bilgilerinin tespit edilemediği, bu şahsın halen bulunamadığının tüm dosya kapsamından anlaşılmasına göre davacının çek bedellerini öncelikle keşide eden kişiden tahsil etmesi için tüketmesi gereken etkili bir yasa yolunun olmadığı, gerçek kimliği belirsiz bir kişi hakkında geçerli bir takip yapılamayacağı gibi böyle bir takibin hukuken geçerli bir sonuç doğurmasının da mümkün olmaması karşısında davacının davaya konu çekleri keşideciden tahsil edemeyeceği ortayı çıkmış bulunmaktadır. Bu durumda davacının davaya konu çekler nedeniyle uğradığı zarardan dolayı bankanın sorumluluğuna gidebileceğinin kabulü ile mahkemece davacı ve davalı bankanın olaydaki kusur ve sorumluluklarının değerlendirilerek sonucuna göre davalı bankanın sorumluluğu konusunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davalı banka hakkındaki davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/8137 E.  ,  2011/811 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.10.2008 tarih ve 2008/376 - 2008/461 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı bankanın yeterli araştırma yapmadan çek hesabı açarak çek karnesi verdiği diğer davalının müvekkilinin sattığı mallar karşılığı keşide ederek müvekkiline verdiği toplam 16.000,00 YTL iki adet çekin karşılıksız çıktığını, çekleri keşide eden davalı ...’nin hayali bir kişi olduğunu, çek hesabının sahte nüfus bilgileri ile açılmış bulunduğunu, davalı bankanın 3167 sayılı Yasa’nın 2. maddesi uyarınca müvekkilinin uğradığı zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, anılan miktarın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında davalı ... hakkındaki dava atiye bırakılmıştır.

Davalı banka vekili, müvekkilinin gerekli tüm araştırmaları yaparak davalı ...’ye çek hesabı açıp çek karnesi verdiğini, davacının tanımadığı bu kişiye gerekli araştırmayı yapmadan çek karşılığı mal satması nedeniyle asıl sorumluluğun davacıda olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava tarihi itibariyle davalı bankadan zararını talep edebilmesinin ön koşulu olan çeke dayalı bütün başvuru yollarını tüketmesi ve bu suretle çek bedelinin tahsil edilemez hale gelmiş olması koşullarının gerçekleşmediği, çek keşidecisine yönelik davadan önce yapılmış bir takibin bulunmadığı gerekçesiyle davalı banka hakkındaki davanın erken açılmış olması nedeniyle reddine, çek keşidecisi davalı ... hakkındaki davanın ise geri alınıp atiye terk edilmesi nedeniyle bu davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalı banka tarafından ... adına açılan çek hesabının açılışı sırasında ilgili yasal mevzuatın gereklerinin yerine getirilmediği iddiasıyla uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

Mahkemece bozmaya uyularak yazılı gerekçe ile davalı banka hakkındaki davanın erken açılmış olması nedeniyle reddine karar verilmiş ise de tüm yargılama süreci boyunca

çekleri keşide eden ...’na ulaşılamadığı, davacı tarafından dolandırıcılık ve sahte resmi evrak düzenlemek suçlarından Savcılığa yapılmış bulunan şikayetlerin halen sonuçlanmadığı, ...’nun hayali bir kişi olup, çek hesabı açılırken alınan belgelerin sahte olduklarının sonradan tespit edildiği, davaya konu çeklerin davacının sattığı mal karşılığı olarak ... sahte kimliğini taşıyan kişi tarafından keşide edilerek davacıya verilmiş olması nedeniyle anılan çeklerden dolayı davacının gidebileceği bir müracaat borçlusunun da bulunmadığı, çekleri keşide eden ve kendini ... olarak tanıtan kişinin gerçek kimlik bilgilerinin tespit edilemediği, bu şahsın halen bulunamadığının tüm dosya kapsamından anlaşılmasına göre davacının çek bedellerini öncelikle keşide eden kişiden tahsil etmesi için tüketmesi gereken etkili bir yasa yolunun olmadığı, gerçek kimliği belirsiz bir kişi hakkında geçerli bir takip yapılamayacağı gibi böyle bir takibin hukuken geçerli bir sonuç doğurmasının da mümkün olmaması karşısında davacının davaya konu çekleri keşideciden tahsil edemeyeceği ortayı çıkmış bulunmaktadır.

Bu durumda davacının davaya konu çekler nedeniyle uğradığı zarardan dolayı bankanın sorumluluğuna gidebileceğinin kabulü ile mahkemece davacı ve davalı bankanın olaydaki kusur ve sorumluluklarının değerlendirilerek sonucuna göre davalı bankanın sorumluluğu konusunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davalı banka hakkındaki davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009730700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.