Hasar bildirimi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/5427 E. 2010/1538 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hasar bildirimi↗ ba/bs formları↗ delil tespiti↗ gerçek zarar↗ muafiyet↗ ba formu↗ müteselsil sorumluluk↗ riziko↗ cy/cy şerhi↗ zayi↗ havale↗ ıslah↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketlerin rizikoyu müşterek sigortayı düzenleyen TTK'nun 1285.maddesine göre müştereken paylaştıkları, her iki sigorta şirketinin de sigorta poliçelerine sel ve su baskını hasarlarından dolayı ayrı ayrı muafiyet hükmü koyduğu, toplam muafiyetin 50.000 Euro ile sınırlı olduğu, toplam zarar miktarından 1.945.179,72 YTL'nın 19.07.2007 ıslah tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Karar, Davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dava, davalı ... şirketlerine müştereken sigortalı işyerinde meydana gelen zarar nedeniyle sigorta alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Davacı şirkete ait işyerinde 06.08.2005 tarihinde yağan aşırı yağmur nedeniyle zarar meydana gelmiş, olaydan hemen sonra 08.08.2005 günü davacı taraf mahkeme aracılığı ile delil tespiti yaptırmıştır. Tespit sonrası alınan 12.08.2005 tarihli bilirkişi raporunda tamamen zayi olan boya nedeniyle uğranılan zarar miktarının 1.069.507 YTL olduğu belirtilmiştir. Ancak, davalı ... AŞ vekili tarafından 30.11.2007 havale tarihli dilekçe ekinde sunulan ve davacı vekilince de karşı çıkılmayan iki ayrı zarar bildirim formunda davacı, tam zayi olan boya bedelinin 65.035 YTL olduğunu bildirmiştir. Bu formlardan birisinde “Çıkabilecek diğer hasarlar saklı kalmak kaydıyla” şerhi olduğu halde, her iki formda da “Diğer kısmen hasarlı olan kumaşlarımızın hala kurtarma çalışmaları devam etmektedir.” denilmektedir. Davacı taraf, tam zayi olan boyanın 65.035 YTL değerinde olduğunu iki kez davalı tarafa bildirdikten sonra, boyalardaki zarar miktarında bundan sonra nasıl bir artış olduğuna dair yeterli delil ibraz etmemiş, bu konuda davalı tarafa başka bir bildirimde de bulunmamıştır.
Bu durumda mahkemece davacıyı, davalı tarafa gönderdiği hasar bildirim formlarında yazılı miktarlarda zararı benimsemiş olarak kabul edilerek, bu kalemler üzerinden gerçek zararın belirlenmesi amacıyla uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davacı tarafından gönderilen hasar bildirim formları dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
2-Öte yandan; davacı tarafa ait işyeri davalı ... şirketleri tarafından TTK'nun 1285.maddesi gereğince müştereken sigortalamış olup, anılan madde hükmüne göre davalı ... şirketlerinin sorumlu olduğu miktarın hüküm fıkrasında ayrı ayrı gösterilmesi gerekirken, davalıların hükmedilen toplam zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları da doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1999 E. 2020/311 K.
Ortak:muafiyet · havale · ıslah · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaMahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketlerin «rizikoyu» müşterek sigortayı düzenleyen TTK'nun 1285.maddesine göre müştereken paylaştıkları, her iki sigorta şirketinin de «sigorta poliçelerine» sel ve su baskını hasarlarından dolayı ayrı ayrı «muafiyet» hükmü koyduğu, toplam muafiyetin 50.000 Euro ile sınırlı olduğu, toplam zarar miktarından 1.945.179,72 YTL'nın 19.07.2007 «ıslah» tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
AŞ vekili tarafından 30.11.2007 «havale» tarihli dilekçe ekinde sunulan ve davacı vekilince de karşı çıkılmayan iki ayrı zarar bildirim formunda davacı, tam «zayi» olan boya bedelinin 65.035 YTL olduğunu bildirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece karar gerekçesinde, dosyada mevcut sigorta genel ve «özel şartlarına» uygun olarak müşterek sigorta ve «muafiyet» uygulaması yapılarak düzenlenmiş olan 01.12.2015 «havale» tarihli bilirkişi raporunda 13.158 TL tazminat talep edilebileceğinin belirtildiğinden bahsedilmekle yetinilmişse de, bu rapora neden itibar edilmediği tartışılmad …
Şu halde mahkemece, 01.12.2015 «havale» tarihli bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, poliçede yer alan «muafiyet» ve müşterek sigorta hükümleri, sigorta genel ve özel şartları çerçevesinde dikkate alınarak bir inceleme yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı ş …
… uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi tarafından davacının zararının 23.392 TL olarak rapor edildiği, ilk bozma öncesi davacıya davasını «ıslah» etmek üzere süre verildiği ancak davacı tarafından dava ıslah edilmediği halde bozma öncesinde rapora göre hüküm kurulduğu ve kararın bu nedenle bozulduğu, davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu miktar olan 14.035 TL'nin alınan bilirkişi raporuna göre davacının oluşan zararı kapsamında olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 14.035 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özel dava şartı · reeskont faizi · maddi tazminat
Benzer bu kararda… uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi tarafından davacının zararının 23.392 TL olarak rapor edildiği, ilk bozma öncesi davacıya davasını «ıslah» etmek üzere süre verildiği ancak davacı tarafından dava ıslah edilmediği halde bozma öncesinde rapora göre hüküm kurulduğu ve kararın bu nedenle bozulduğu, davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu miktar olan 14.035 TL'nin alınan bilirkişi raporuna göre davacının oluşan zararı kapsamında olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 14.035 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde, davacı vekilinin dava dilekçesinde 14.035 TL «maddi tazminat» isteminde bulunduğu, alınan bilirkişi raporlarından birinde 23.392 TL maddi tazminatın tespit edildiği ve talebin tespit edilen bu miktarın altında kaldığı gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece karar gerekçesinde, dosyada mevcut sigorta genel ve «özel şartlarına» uygun olarak müşterek sigorta ve «muafiyet» uygulaması yapılarak düzenlenmiş olan 01.12.2015 «havale» tarihli bilirkişi raporunda 13.158 TL tazminat talep edilebileceğinin belirtildiğinden bahsedilmekle yetinilmişse de, bu rapora neden itibar edilmediği tartışılmad …
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2765 E. 2021/971 K.
Ortak:ba/bs formları · ba formu
İncelediğiniz karardaBu «formlardan» birisinde “Çıkabilecek diğer «hasarlar» saklı kalmak kaydıyla” «şerhi» olduğu halde, her iki «formda» da “Diğer kısmen hasarlı olan kumaşlarımızın hala kurtarma çalışmaları devam etmektedir.” denilmektedir.
Bu durumda mahkemece davacıyı, davalı tarafa gönderdiği «hasar bildirim» «formlarında» yazılı miktarlarda zararı benimsemiş olarak kabul edilerek, bu kalemler üzerinden «gerçek zararın» belirlenmesi amacıyla uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davacı tarafından gönderilen hasar bildirim formları dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Benzer bu kararda2-Davacı vekili delil listesinde tarafların «ticari defter» ve kayıtlarına dayanmış olup vergi dairesine bildirilmiş olan BA-BS «formlarının» getirtilmesini talep etmiş olduğundan mahkemece ilgili vergi dairesinden satıma konu faturaya ilişkin BA-BS «formları» istenilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter · eksik inceleme · teslim · e-defter
Benzer bu kararda2-Davacı vekili delil listesinde tarafların «ticari defter» ve kayıtlarına dayanmış olup vergi dairesine bildirilmiş olan BA-BS «formlarının» getirtilmesini talep etmiş olduğundan mahkemece ilgili vergi dairesinden satıma konu faturaya ilişkin BA-BS «formları» istenilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, davacının malların davalıya «teslimini» ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/5427 E. , 2010/1538 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Çerkezköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.12.2007 tarih ve 2005/784 - 2007/557 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 09.02.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalılardan .... avukatı ... ve .... avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait işyerinin davalı ... şirketlerine sigortalı olup, 08.08.2005 günü Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesinde meydana gelen aşırı yağışlarda işyerinin sular altında kaldığını, ihtarnameye rağmen hasar bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, ıslah dilekçesi ile birlikte 2.220.000 YTL tazminat ile 470.000 YTL KDV'nın en yüksek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı .... vekili, davacı tarafç a belirtilen hasarın fahiş olup, toplam 118.785 Euro dışındaki hasar bedelinden müvekkilinin sorumlu olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı .... vekili, hasar ihbarından sonra makul bir süre içerisinde ekspertiz incelemesi yapılarak, 14.09.2005 tar8ihli rapor ile gerçek zararın belirlendiğini, poliçe kapsamındaki gerçek zararın ödendiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sona erdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketlerin rizikoyu müşterek sigortayı düzenleyen TTK'nun 1285.maddesine göre müştereken paylaştıkları, her iki sigorta şirketinin de sigorta poliçelerine sel ve su baskını hasarlarından dolayı ayrı ayrı muafiyet hükmü koyduğu, toplam muafiyetin 50.000 Euro ile sınırlı olduğu, toplam zarar miktarından 1.945.179,72 YTL'nın 19.07.2007 ıslah tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Karar, Davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dava, davalı ... şirketlerine müştereken sigortalı işyerinde meydana gelen zarar nedeniyle sigorta alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Davacı şirkete ait işyerinde 06.08.2005 tarihinde yağan aşırı yağmur nedeniyle zarar meydana gelmiş, olaydan hemen sonra 08.08.2005 günü davacı taraf mahkeme aracılığı ile delil tespiti yaptırmıştır. Tespit sonrası alınan 12.08.2005 tarihli bilirkişi raporunda tamamen zayi olan boya nedeniyle uğranılan zarar miktarının 1.069.507 YTL olduğu belirtilmiştir. Ancak, davalı ... AŞ vekili tarafından 30.11.2007 havale tarihli dilekçe ekinde sunulan ve davacı vekilince de karşı çıkılmayan iki ayrı zarar bildirim formunda davacı, tam zayi olan boya bedelinin 65.035 YTL olduğunu bildirmiştir. Bu formlardan birisinde “Çıkabilecek diğer hasarlar saklı kalmak kaydıyla” şerhi olduğu halde, her iki formda da “Diğer kısmen hasarlı olan kumaşlarımızın hala kurtarma çalışmaları devam etmektedir.” denilmektedir.
Davacı taraf, tam zayi olan boyanın 65.035 YTL değerinde olduğunu iki kez davalı tarafa bildirdikten sonra, boyalardaki zarar miktarında bundan sonra nasıl bir artış olduğuna dair yeterli delil ibraz etmemiş, bu konuda davalı tarafa başka bir bildirimde de bulunmamıştır.
Bu durumda mahkemece davacıyı, davalı tarafa gönderdiği hasar bildirim formlarında yazılı miktarlarda zararı benimsemiş olarak kabul edilerek, bu kalemler üzerinden gerçek zararın belirlenmesi amacıyla uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davacı tarafından gönderilen hasar bildirim formları dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
2-Öte yandan; davacı tarafa ait işyeri davalı ... şirketleri tarafından TTK'nun 1285.maddesi gereğince müştereken sigortalamış olup, anılan madde hükmüne göre davalı ... şirketlerinin sorumlu olduğu miktarın hüküm fıkrasında ayrı ayrı gösterilmesi gerekirken, davalıların hükmedilen toplam zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları da doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009669000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz