6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/7728 E. 2011/710 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kredili mevduat hesabı (kmh) rehin hakkı mevduat hesabı rehin mahsup taahhütname

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 45

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka ile davacı arasında 12.02.2004 tarihli kredili mevduat hesabı taahhütnamesinin imzalandığı, bu taahhütnameye istinaden davacıya nakit kredi kullandırıldığı, bu şekilde oluşan kredi ve ferilerine ilişkin borcun ödenmemesi üzerine taraflar arasında ihtilaf oluştuğu, davacı tarafın dava tarihi itibariyle davalı bankadan talep edilebilir herhangi bir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Davacı, davalı banka nezdinde menkul kıymet hesabı ve bu hesapta 5.000 TL’lik menkul kıymeti bulunduğunu, davalı bankanın alacağını öncelikle buradan mahsup etmemesi nedeniyle borç miktarının arttığını ileri sürerek işbu davayı açmış ve dosya içerisinde bulunan taahhütnameden de taraflar arasında davacıya ait söz konusu hesap üzerinde davalı lehine rehin hakkı tesis edildiği anlaşılmıştır. Buna karşılık mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda bu taahhütname üzerinde durulmadığı gibi gerçekten de hesapta borcun kat edildiği tarih itibariyle davacının bir menkul kıymeti bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır. Davacının banka nezdinde üzerinde rehin hakkı olan para veya paraya çevrilebilir menkul kıymeti varsa davalı bankanın İİK’nun 45. maddesi uyarınca öncelikle rehine müracaat zorunluluğu bulunduğundan bu hesaplarda bulunan kıymetlere müracaat etmesi gerekir. Bu itibarla, mahkemece anılan yönler üzerinde durulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/7728 E.  ,  2011/710 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.03.2009 tarih ve 2008/371-2009/301 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı, 2001 yılında emekli olurken kredi kartı ve dost hesabı borcunun ferileriyle birlikte emekli ikramiyesi ve sair alacaklarından tahsil edilmesi için verdiği taahhütnameye istinaden davalı bankanın 5.982,88 TL.yi icra yoluyla tahsil ettiğini, ancak kesinti sırasında hatalı işlem yapan davalı bankanın yalnızca kredi kartı borcunu tahsil ettiğini, dost hesabı borcunu tahsil etmeyen bankanın bu borç için menkul kıymetlerinde 5.000 TL olmasına rağmen icra takibi yaptığını, icra dosyasına toplam 1.460 TL yatırarak takibe itiraz ettiğini, takibin durması gerekirken davalı bankanın takibe devam ederek emekli maaşından 2.770 TL kesinti yaptığını, davalı bankanın hatalı işlemlerle kendisinden 4.230 TL fazla para tahsil ettiğini ileri sürerek 4.230 TL.nin ödeme tarihlerinden itibaren hesaplanacak ticari faiziyle birlikte kendisine iade edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının kredili mevduat hesabından kullandığı cari hesap bakiyesini ödemediğini, 20.06.2002 tarihinde davacının hesabının kat edilerek borcunu ödemesi hususunda ihtarname keşide edildiğini, buna rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle hakkında icra takibi başlatıldığını, davacının fazla ödemesinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka ile davacı arasında 12.02.2004 tarihli kredili mevduat hesabı taahhütnamesinin imzalandığı, bu taahhütnameye istinaden davacıya nakit kredi kullandırıldığı, bu şekilde oluşan kredi ve ferilerine ilişkin borcun ödenmemesi üzerine taraflar arasında ihtilaf oluştuğu, davacı tarafın dava tarihi itibariyle davalı bankadan talep edilebilir herhangi bir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Davacı, davalı banka nezdinde menkul kıymet hesabı ve bu hesapta 5.000 TL’lik menkul kıymeti bulunduğunu, davalı bankanın alacağını öncelikle buradan mahsup etmemesi nedeniyle borç miktarının arttığını ileri sürerek işbu davayı açmış ve dosya içerisinde bulunan taahhütnameden de taraflar arasında davacıya ait söz konusu hesap üzerinde davalı lehine rehin hakkı tesis edildiği anlaşılmıştır. Buna karşılık mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda bu taahhütname üzerinde durulmadığı gibi gerçekten de hesapta borcun kat edildiği tarih itibariyle davacının bir menkul kıymeti bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır. Davacının banka nezdinde üzerinde rehin hakkı olan para veya paraya çevrilebilir menkul kıymeti varsa davalı bankanın İİK’nun 45.

maddesi uyarınca öncelikle rehine müracaat zorunluluğu bulunduğundan bu hesaplarda bulunan kıymetlere müracaat etmesi gerekir. Bu itibarla, mahkemece anılan yönler üzerinde durulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009665900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.