Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/10740 E. 2010/2231 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- ['6102/767', '818/60']
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
maluliyet oranı↗ ceza zamanaşımı↗ kusur oranı↗ haksız eylem↗ taşıma sözleşmesi↗ taşıyıcı↗ bilirkişi incelemesi↗ ıslah↗ kusur↗ zamanaşımı↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu olayada davalı sürücünün 6/8 oranında kusuurlu olduğu, davacı ...'nin % 54 oranında sürekli maluliyeti bulunduğu, diğer davacının eş olarak elem ve ızdırap çektiği gerekçesiyle davanın ıslah dilekçesi doğrultusunda kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karrarı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, yolcu olan davacı ...'nin cismani zarara uğraması karşısında, davalı taşıyıcıya karşı açılacak davanın TTK'nun 767/5. maddesi uyarınca, 10 yılllık zamanaşımı süresine, yine davalı sürücüye karşı açılacak davanın da BK'nun 60/II. maddesi hükmünce ceza zamanaşımı süresine tabi bulunmasına, anılan davacının maluliyet oranına ilişkin Adli Tıp Kurumu'ndan alınan raporun usulüne ve denetime uygun olmasına göre, davalılar vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, taşıma sözleşmesine ve haksız eyleme dayalı tazminat istemine ilişkin olup, BK’nun 53. maddesine ve yerleşik Yargıtay uygulanmasına göre, hukuk hakimi, gerek ceza hakiminin belirlediği kusur oranı ile gerekse delil yetersizliğine davalı beraat kararı ile bağlı değil ise de, sanığın isnat edilen eylemi işlemediğinin kesin olarak tespiti olgusuna dayalı beraat kararı ile ve o eylemin hukuka aykırılığını ve failini belirleyen mahkumiyet kararının bu yönleri ile bağlıdır.
Somut olayda, mahkemece, kusur oranının belirlenmesi yönünden bir bilirkişi incelemesi yaptırılmamış, sadece maddi zararın saptanması için bilirkişi raporu alınmış, kusur yönünden ise, davalılardan sürücü ...’ın sanık olarak yargılandığı ceza mahkemesinde alınan kusur raporuna itibar edilmiş, anılan davalının 6/8 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Ne var ki, mahkumiyet ilamı, hüküm verildiği tarihte kesinleşmemiş olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, mahkemece, ceza davasında alınan bilirkişi raporuna itibar edildiğine göre raporu esas alan ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi beklendikten sonra karar verilmek gerekirken, ceza davası sonucu belirlenmeden yazılı şekilde hükmün tesisi doğru bulunmamıştır.
3-Bozma neden ve şekline göre, davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8459 E. 2011/1487 K.
Ortak:kusur oranı · kusur · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda2-Dava, «taşıma sözleşmesine» ve «haksız eyleme» dayalı tazminat istemine ilişkin olup, BK’nun 53. maddesine ve yerleşik Yargıtay uygulanmasına göre, hukuk hakimi, gerek ceza hakiminin belirlediği «kusur oranı» ile gerekse delil yetersizliğine davalı beraat kararı ile bağlı değil ise de, sanığın isnat edilen eylemi işlemediğinin «kesin» olarak tespiti olgusuna dayalı beraat kararı ile ve o eylemin hukuka aykırılığını ve failini belirleyen mahkumiyet kararının bu yönleri ile bağlıdır.
Somut olayda, mahkemece, «kusur oranının» belirlenmesi yönünden bir «bilirkişi incelemesi» yaptırılmamış, sadece maddi zararın saptanması için bilirkişi raporu alınmış, kusur yönünden ise, davalılardan sürücü ...’ın sanık olarak yargılandığı ceza mahkemesinde alınan kusur raporuna itibar edilmiş, anılan davalının 6/8 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Benzer bu karardaOysa, mahkemenin davanın reddine gerekçe yaptığı davalı ile dava dışı «acente» arasındaki «acentelik sözleşmesinin» 4.maddesindeki koşula, başvuru formundaki mevcut ibare ve kayıtların varlığına rağmen davalı tarafından dava dışı acenteye verilen başvuru «formu» üzerindeki bilgilerden dava dışı acentenin «prim» tahsil etmeye yetkili olduğu açıkça anlaşılmakta olup, BK’nun 53. maddesine ve yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, hukuk hakimi, gerek ceza hakiminin belirlediği «kusur oranı» ve gerekse de delil yetersizliğine davalı beraat kararı ile bağlı değil ise de, sanığın isnat edilen eylemi işlemediğinin «kesin» olarak tespiti olgusuna dayalı beraat kararı ile ve iddia olunan eylemin hukuka aykırılığını ve failini belirleyen mahkumiyet kararının bu yönleri ile bağlıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:acentelik sözleşmesi · acente · ba formu · acentelik · ek prim
Benzer bu karardaOysa, mahkemenin davanın reddine gerekçe yaptığı davalı ile dava dışı «acente» arasındaki «acentelik sözleşmesinin» 4.maddesindeki koşula, başvuru formundaki mevcut ibare ve kayıtların varlığına rağmen davalı tarafından dava dışı acenteye verilen başvuru «formu» üzerindeki bilgilerden dava dışı acentenin «prim» tahsil etmeye yetkili olduğu açıkça anlaşılmakta olup, BK’nun 53. maddesine ve yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, hukuk hakimi, gerek ceza hakiminin belirlediği «kusur oranı» ve gerekse de delil yetersizliğine davalı beraat kararı ile bağlı değil ise de, sanığın isnat edilen eylemi işlemediğinin «kesin» olarak tespiti olgusuna dayalı beraat kararı ile ve iddia olunan eylemin hukuka aykırılığını ve failini belirleyen mahkumiyet kararının bu yönleri ile bağlıdır.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı ile dava dışı «acente» arasında düzenlenen «acentelik sözleşmesinin» 4. maddesi, yine davacı ile dava dışı acente arasında düzenlenen banka birikim sigortası başvuru formundaki açıklamalardan başvurunun davalı şirket tarafından kabul edilip poliçeleştirilmesi ve «prim» tahsilatının gerçekleşmesi halinde prim ödemesinin olacağı, teklifin kabul edilmemesi halinde durumun davalı tarafından acenteye, acente tarafından da sigortalıya …
Dava, davacının birikim sigortası yaptırmak için davalının dava dışı «acentesine» vermiş olduğu bir yıllık sigorta «prim» bedelinin, başvurusunun davalı tarafından kabul edilmemesi nedeniyle iadesine yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle ceza mahkemesi kararı sonucunun beklenilmesinden vazgeçilerek davanın reddine karar verilmiştir.
… an dosyaya sunulduğu anlaşılan Ankara 7.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2004/234 esas 2007/14 karar sayılı ilamında işbu davadaki davalının müdahil, davacının ise dava dışı «acentenin» ortakları ve üçüncü kişilerle sanık olarak yargılandığı davada verilen hükmün henüz kesinleşmediği anılan ceza davasının sonucu işbu davanın sonucunu doğrudan etki …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/10740 E. , 2010/2231 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 12.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.05.2008 tarih ve 2005/449 - 2008/164 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili dava ve ıslah dilekçesi ile, davalıların maliki ve sürücüsü olduğu otobüste yolcu olan müvekkili ...'nin inmek istediği sırada aracın hareket etmesi sonucu yaralanıp maddi ve manevi zarara uğradığını, anılan müvekkilinin eşi olan diğer davacının olaydan büyük üzüntü duyduğunu ileri sürerek, geçici ve kalıcı iş gücü kaybı olmak üzere 40.519,89 YTL maddi, 15.000-'ar YTL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren temerrüt faizi ile davalılardan tahslini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan EGO Genel Müdürülüğü vekili, dava konusu olayın davacının kusuru sonucu meydana geldiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, olayda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davanın zamanaşmına uğradığını, talep edilen maddi ve manevi tazminatın fahiş olduğunu, olay tarihinden itibaren faiz istenemeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu olayada davalı sürücünün 6/8 oranında kusuurlu olduğu, davacı ...'nin % 54 oranında sürekli maluliyeti bulunduğu, diğer davacının eş olarak elem ve ızdırap çektiği gerekçesiyle davanın ıslah dilekçesi doğrultusunda kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karrarı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, yolcu olan davacı ...'nin cismani zarara uğraması karşısında, davalı taşıyıcıya karşı açılacak davanın TTK'nun 767/5. maddesi uyarınca, 10 yılllık zamanaşımı süresine, yine davalı sürücüye karşı açılacak davanın da BK'nun 60/II. maddesi hükmünce ceza zamanaşımı süresine tabi bulunmasına, anılan davacının maluliyet oranına ilişkin Adli Tıp Kurumu'ndan alınan raporun usulüne ve denetime uygun olmasına göre, davalılar vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, taşıma sözleşmesine ve haksız eyleme dayalı tazminat istemine ilişkin olup, BK’nun 53. maddesine ve yerleşik Yargıtay uygulanmasına göre, hukuk hakimi, gerek ceza hakiminin belirlediği kusur oranı ile gerekse delil yetersizliğine davalı beraat kararı ile bağlı değil ise de, sanığın isnat edilen eylemi işlemediğinin kesin olarak tespiti olgusuna dayalı beraat kararı ile ve o eylemin hukuka aykırılığını ve failini belirleyen mahkumiyet kararının bu yönleri ile bağlıdır.
Somut olayda, mahkemece, kusur oranının belirlenmesi yönünden bir bilirkişi incelemesi yaptırılmamış, sadece maddi zararın saptanması için bilirkişi raporu alınmış, kusur yönünden ise, davalılardan sürücü ...’ın sanık olarak yargılandığı ceza mahkemesinde alınan kusur raporuna itibar edilmiş, anılan davalının 6/8 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Ne var ki, mahkumiyet ilamı, hüküm verildiği tarihte kesinleşmemiş olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, mahkemece, ceza davasında alınan bilirkişi raporuna itibar edildiğine göre raporu esas alan ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi beklendikten sonra karar verilmek gerekirken, ceza davası sonucu belirlenmeden yazılı şekilde hükmün tesisi doğru bulunmamıştır.
3-Bozma neden ve şekline göre, davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının inclenemsine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 01.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009602300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz