6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Pay devri

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/7791 E. 2011/706 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pay devri hisse senedi pay defteri hisse devir sözleşmesi bilirkişi incelemesi taahhütname eksik inceleme vekalet ücreti e-defter

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 329TTK 405

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkette hissesinin bulunduğu, TTK’nun 405/2. maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, ortak olma amacı dışında davalı şirkete verildiği iddia edilen paranın tahsili istemine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkilinin ortak olmak amacıyla değil, faiz getirmesi amacıyla yatırım düşüncesi ile davalılara para verdiğini, hisse senedi almadığını, davalıların istenildiği an yüksek getirisi ile birlikte paranın iade edileceğine ilişkin taahhütlerine güvendiğini, ancak paranın iade edilmediğini, davalı şirketin nedensiz zenginleştiğini ileri sürmüştür.

İddianın bu ileri sürülüş biçimine ve davalı savunmasına göre, davacının 50 adet hisse devir aldığı ...’in pay sahibi olup olmadığının, davacıya yapılan pay devrinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin, pay devri yapıldı ise davacının pay miktarının ne olduğunun, bunun şirket sermayesi içinde yer alıp almadığının şirket kayıtları ve pay defteri üzerine bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle belirlenmesi ve TTK'nun 329 ve 405. maddeleri ile kâr ve zarar ortaklığına dayalı davalı şirket yapısına ilişkin davalı savunmasının üzerinde durulması, Nursal'ın hisse devir sözleşmesine uymadığının tespiti halinde onun sorumlu olacağının gözetilmesi, buna göre iddia ve savunmanın tamamı üzerinde yeterince durulup, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/7551 E. 2010/3212 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6170 E. 2012/12197 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/7791 E.  ,  2011/706 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Aksaray 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.06.2007 tarih ve 2005/66-2007/192 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı, davalı şirket temsilcileri tarafından istenildiğinde 7 gün içinde paranın geri verileceği ve yüksek oranda kar verileceği vaadiyle davalı şirkete 61.000 DEM para verdiğini, ancak iradesinin şirket ortağı olmak olmadığı halde davalı şirkete ortak yapıldığını, davalıların kendisini dolandırdıklarını, davalıların yasalara aykırı şekilde kendisinden para tahsil ettiklerini, talep edilmesine rağmen parasının verilmediğini ileri sürerek, 52.000 YTL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılardan ..., ... ve şirket vekili, davacının şirketin ortağı olduğunu, TTK’nun 405/2. maddesi uyarınca anonim şirket ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini geri istemelerinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkette hissesinin bulunduğu, TTK’nun 405/2. maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, ortak olma amacı dışında davalı şirkete verildiği iddia edilen paranın tahsili istemine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkilinin ortak olmak amacıyla değil, faiz getirmesi amacıyla yatırım düşüncesi ile davalılara para verdiğini, hisse senedi almadığını, davalıların istenildiği an yüksek getirisi ile birlikte paranın iade edileceğine ilişkin taahhütlerine güvendiğini, ancak paranın iade edilmediğini, davalı şirketin nedensiz zenginleştiğini ileri sürmüştür.

İddianın bu ileri sürülüş biçimine ve davalı savunmasına göre, davacının 50 adet hisse devir aldığı ...’in pay sahibi olup olmadığının, davacıya yapılan pay devrinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin, pay devri yapıldı ise davacının pay miktarının ne olduğunun, bunun şirket sermayesi içinde yer alıp almadığının şirket kayıtları ve pay defteri üzerine bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle belirlenmesi ve TTK'nun 329 ve 405. maddeleri ile kâr ve zarar ortaklığına dayalı davalı şirket yapısına ilişkin davalı savunmasının üzerinde durulması, Nursal'ın hisse devir sözleşmesine uymadığının tespiti halinde onun sorumlu olacağının gözetilmesi, buna göre iddia ve savunmanın tamamı üzerinde yeterince durulup, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlere diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009586000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.