Pay devri
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/7791 E. 2011/706 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pay devri↗ hisse senedi↗ pay defteri↗ hisse devir sözleşmesi↗ bilirkişi incelemesi↗ taahhütname↗ eksik inceleme↗ vekalet ücreti↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkette hissesinin bulunduğu, TTK’nun 405/2. maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, ortak olma amacı dışında davalı şirkete verildiği iddia edilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin ortak olmak amacıyla değil, faiz getirmesi amacıyla yatırım düşüncesi ile davalılara para verdiğini, hisse senedi almadığını, davalıların istenildiği an yüksek getirisi ile birlikte paranın iade edileceğine ilişkin taahhütlerine güvendiğini, ancak paranın iade edilmediğini, davalı şirketin nedensiz zenginleştiğini ileri sürmüştür.
İddianın bu ileri sürülüş biçimine ve davalı savunmasına göre, davacının 50 adet hisse devir aldığı ...’in pay sahibi olup olmadığının, davacıya yapılan pay devrinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin, pay devri yapıldı ise davacının pay miktarının ne olduğunun, bunun şirket sermayesi içinde yer alıp almadığının şirket kayıtları ve pay defteri üzerine bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle belirlenmesi ve TTK'nun 329 ve 405. maddeleri ile kâr ve zarar ortaklığına dayalı davalı şirket yapısına ilişkin davalı savunmasının üzerinde durulması, Nursal'ın hisse devir sözleşmesine uymadığının tespiti halinde onun sorumlu olacağının gözetilmesi, buna göre iddia ve savunmanın tamamı üzerinde yeterince durulup, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/7551 E. 2010/3212 K.
Ortak:hisse senedi · pay defteri · hisse devir sözleşmesi · bilirkişi incelemesi · taahhütname · eksik inceleme · e-defter
İncelediğiniz karardaİddianın bu ileri sürülüş biçimine ve davalı savunmasına göre, davacının 50 adet hisse devir aldığı ...’in pay sahibi olup olmadığının, davacıya yapılan «pay devrinin» gerçekleşip gerçekleşmediğinin, pay devri yapıldı ise davacının pay miktarının ne olduğunun, bunun şirket sermayesi içinde yer alıp almadığının şirket kayıtları ve «pay defteri» üzerine «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak suretiyle belirlenmesi ve TTK'nun 329 ve 405. maddeleri ile kâr ve zarar ortaklığına dayalı davalı şirket yapısına ilişkin davalı savunmasının üzerinde durulması, Nursal'ın «hisse devir sözleşmesine» uymadığının tespiti halinde onun sorumlu olacağının gözetilmesi, buna göre iddia ve savunmanın tamamı üzerinde yeterince durulup, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin ortak olmak amacıyla değil, faiz getirmesi amacıyla yatırım düşüncesi ile davalılara para verdiğini, «hisse senedi» almadığını, davalıların istenildiği an yüksek getirisi ile birlikte paranın iade edileceğine ilişkin «taahhütlerine» güvendiğini, ancak paranın iade edilmediğini, davalı şirketin nedensiz zenginleştiğini ileri sürmüştür.
Benzer bu karardaİddianın bu ileri sürülüş biçimine ve davalı savunmasına göre, davacıların 30 adet hisse devir almak suretiyle ortak olup olmadıklarının ve devredenin pay sahibi olup olmadığının, şirket kayıtları ve «pay defteri» üzerine «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak suretiyle tespiti, «hisse devir sözleşmesinde» 30 adet hisseyi devir eden olarak gözüken dava dışı ...
Gürel pay sahibi ise hakkında dava açmaları için davacılara süre verilmesi, verilen «kesin sürede» dava açmaları halinde iş bu dava ile o davanın birleştirilmesi, ...'ın varsa savunma ve delillerinin de toplanıp değerlendirilmesi, TTK'nun 329 ve 405. maddelerine dayalı davalı şirket savunmasının da tartışılması, kâr ve zarar ortaklığına dayalı davalı şirket yapısına ilişkin savunmanın da üzerinde durulması, ...'ın «hisse devir sözleşmesine» uymadığının tespiti halinde onun sorumlu olacağının gözetilmesi, iddia ve savunmanın tamamı üzerinde yeterince durulup, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davalının mevduat toplama «yetkisinin» bulunmamasına ve SPK'dan «hisse senedi» çıkarma izni alınmamasına dayalı yazılı gerekçeler çeçevesinde dava ele alınıp, davalı şirketin nedensiz zenginleştiği sonucuna varılıp, davanın kabulü «eksik incelemeye» ve uyuşmazlığın nitelendirilmesinde düşülen yanılgıya ve anılan hususlar üzerinde değerlendirme yapılmamasına dayalı olup, hükmün bu nedenle davalılar yararına boz …
Davacılar, ortak olmak amacıyla değil, faiz getirmesi amacıyla yatırım düşüncesi ile davalılara para verdiklerini, «hisse senedi» almadıklarını, davalıların bu yöndeki «taahhütlerine» güvendiklerini, davalıların mevduat toplama yetkilerinin bulunmadığını, davalı şirketin nedensiz zenginleştiğini ileri sürmüşlerdir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin süre · yetkisizlik kararı · yasal faiz · kesin hüküm
Benzer bu karardaGürel pay sahibi ise hakkında dava açmaları için davacılara süre verilmesi, verilen «kesin sürede» dava açmaları halinde iş bu dava ile o davanın birleştirilmesi, ...'ın varsa savunma ve delillerinin de toplanıp değerlendirilmesi, TTK'nun 329 ve 405. maddelerine dayalı davalı şirket savunmasının da tartışılması, kâr ve zarar ortaklığına dayalı davalı şirket yapısına ilişkin savunmanın da üzerinde durulması, ...'ın «hisse devir sözleşmesine» uymadığının tespiti halinde onun sorumlu olacağının gözetilmesi, iddia ve savunmanın tamamı üzerinde yeterince durulup, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davalının mevduat toplama «yetkisinin» bulunmamasına ve SPK'dan «hisse senedi» çıkarma izni alınmamasına dayalı yazılı gerekçeler çeçevesinde dava ele alınıp, davalı şirketin nedensiz zenginleştiği sonucuna varılıp, davanın kabulü «eksik incelemeye» ve uyuşmazlığın nitelendirilmesinde düşülen yanılgıya ve anılan hususlar üzerinde değerlendirme yapılmamasına dayalı olup, hükmün bu nedenle davalılar yararına boz …
… kanıtlara göre, davalı şirketin Sermaye Piyasası Kurulu'na kayıt yükümlülüğünü yerine getirmeden izinsiz olarak halka arz yaptığı, SPK kapsamında çıkarılmış geçerli «hisse senedi» bulunmadığı, davalı şirketin hisse senedi çıkarma «yetkisinin» olmadığı, bu durumda davacıların ortaklığından sözedilemeyeceği, davacılardan hisse senedi devir sözleşmesi ibareli belge ile alınan paranın, davalının mevduat toplama faaliyetinin Bankacılık Kanunu ve SPK'na aykırı olması nedeniyle nedensiz zenginleşme hükümlerine göre geri ödenmesi gerekeceği, aracılık faaliyetinin SPK'na aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacılardan alınan 30.000 DM karşılığı 29.000 YTL'nın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6170 E. 2012/12197 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:görevsizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, takibe konu alacağın iş sözleşmesinden kaynaklandığı gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Mahkemece avans ödeme tarihinde şirket ortağı ve müdürü olan davalının davacı şirketle aynı zamanda iş sözleşmesi yaptığı gerekçesiyle İş Mahkemesinin «görevli» olduğundan bahisle görev yönünden dava dilekçesinin reddine karar verilmişse de iddianın ileri sürülüş biçimi ve davalının avans alma tarihinde şirket ortağı ve mü …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/7791 E. , 2011/706 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Aksaray 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.06.2007 tarih ve 2005/66-2007/192 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı şirket temsilcileri tarafından istenildiğinde 7 gün içinde paranın geri verileceği ve yüksek oranda kar verileceği vaadiyle davalı şirkete 61.000 DEM para verdiğini, ancak iradesinin şirket ortağı olmak olmadığı halde davalı şirkete ortak yapıldığını, davalıların kendisini dolandırdıklarını, davalıların yasalara aykırı şekilde kendisinden para tahsil ettiklerini, talep edilmesine rağmen parasının verilmediğini ileri sürerek, 52.000 YTL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ..., ... ve şirket vekili, davacının şirketin ortağı olduğunu, TTK’nun 405/2. maddesi uyarınca anonim şirket ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini geri istemelerinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkette hissesinin bulunduğu, TTK’nun 405/2. maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, ortak olma amacı dışında davalı şirkete verildiği iddia edilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin ortak olmak amacıyla değil, faiz getirmesi amacıyla yatırım düşüncesi ile davalılara para verdiğini, hisse senedi almadığını, davalıların istenildiği an yüksek getirisi ile birlikte paranın iade edileceğine ilişkin taahhütlerine güvendiğini, ancak paranın iade edilmediğini, davalı şirketin nedensiz zenginleştiğini ileri sürmüştür.
İddianın bu ileri sürülüş biçimine ve davalı savunmasına göre, davacının 50 adet hisse devir aldığı ...’in pay sahibi olup olmadığının, davacıya yapılan pay devrinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin, pay devri yapıldı ise davacının pay miktarının ne olduğunun, bunun şirket sermayesi içinde yer alıp almadığının şirket kayıtları ve pay defteri üzerine bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle belirlenmesi ve TTK'nun 329 ve 405. maddeleri ile kâr ve zarar ortaklığına dayalı davalı şirket yapısına ilişkin davalı savunmasının üzerinde durulması, Nursal'ın hisse devir sözleşmesine uymadığının tespiti halinde onun sorumlu olacağının gözetilmesi, buna göre iddia ve savunmanın tamamı üzerinde yeterince durulup, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlere diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009586000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz