Genel Kurul Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/6951 E. 2011/323 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali↗ aktif husumet↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kooperatif üyesi olduğunun 06.10.2008 tarihinde kesinleşen mahkeme kararı ile tespit edildiği, iptali istenen genel kurulun ise 11.05.2002 tarihinde yapıldığı, bu tarihte henüz davacının ortak olduğunun ispatlanmadığı, bu nedenle davacının genel kurula çağrılmasının ve bu genel kurulda alınan karara dayalı olarak yapılan kura çekiminin iptalinin mümkün olmadığı, ayrıca iptali istenen genel kurulda yeni ortak alınmasına ilişkin bir karar alınmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif genel kurul kararının iptaline ilişkin olup her ne kadar mahkemece davacının genel kurul tarihinde ortak olduğunun ispatlanamadığından bahisle dava reddedilmiş ise de, dosya içerisinde bulunan Edirne Asliye 2. Hukuk Mahkemesi’nin kesinleşmiş 10.07.2006 tarihli kararından davacının dava konusu edilen genel kurul tarihinde ortak olduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla, davacının aktif husumetinin bulunduğu nazara alınarak hüküm tesisi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9028 E. 2011/1818 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:davadan feragat · feragat · havale · taahhütname · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda1-Mahkemece verilen karar davalı vekili tarafından yasal sürede temyiz edilmişse de asıl dava davacısı ... karardan sonra verdiği 21.07.2009 «havale» tarihli dilekçesi ile «davadan feragat» ettiğini bildirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, kooperatif anasözleşmesinin 62/«son» maddesinde kuranın yer ve zamanının en az 15 gün önce «taahhütlü» mektupla veya imza karşılığında ortaklara bildirilmesi gerektiğinin açıkça düzenlendiği, davacılara 03.11.2007 tarihinde yapılan kuranın yönetim kurulunca taahhütl …
Hüküm kurulduktan sonra ancak henüz kesinlik kazanmadan «davadan feragat» edildiğinin anlaşılmasına göre vaki feragatin mahkemece değerlendirilmesi gerektiğinden asıl davada verilen kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/6951 E. , 2011/323 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.03.2009 tarih ve 2002/351-2009/72 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ...'in kooperatif hissesini devralarak davalı kooperatife ortak olduğunu, yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalı kooperatifin müvekkillini 11.05.2002 tarihli genel kurula çağırmadığını, müvekkilinin bu nedenle genel kurula katılamadığını ve kura çekemediğini, bu genel kurulda alınan kararların yasa, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, genel kurula ortak olmayan kişilerin katıldığını ileri sürerek, kura çekimi ve yeni ortak alınması ile ilgili genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ortak listesinin eski yönetim kurulundan devir alındığını, defter ve belgelerin eski yönetim tarafından yeni yönetime devir edilmediğini, eski yönetim kurulunun mükerrer satışlar yaptığını, bu konuda suç duyurusunda bulunulduğunu, yeni yönetimin ortak olarak kura çekimine katılanları esas aldığını, davacının ortaklığının tespit edilemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kooperatif üyesi olduğunun 06.10.2008 tarihinde kesinleşen mahkeme kararı ile tespit edildiği, iptali istenen genel kurulun ise 11.05.2002 tarihinde yapıldığı, bu tarihte henüz davacının ortak olduğunun ispatlanmadığı, bu nedenle davacının genel kurula çağrılmasının ve bu genel kurulda alınan karara dayalı olarak yapılan kura çekiminin iptalinin mümkün olmadığı, ayrıca iptali istenen genel kurulda yeni ortak alınmasına ilişkin bir karar alınmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif genel kurul kararının iptaline ilişkin olup her ne kadar mahkemece davacının genel kurul tarihinde ortak olduğunun ispatlanamadığından bahisle dava reddedilmiş ise de, dosya içerisinde bulunan Edirne Asliye 2. Hukuk Mahkemesi’nin kesinleşmiş 10.07.2006 tarihli kararından davacının dava konusu edilen genel kurul tarihinde ortak olduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla, davacının aktif husumetinin bulunduğu nazara alınarak hüküm tesisi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009218100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz