6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Gerçek kişi tacir

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/10044 E. 2010/1325 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gerçek kişi tacir infazda tereddüt infaz ticaret unvanı marka hakkına tecavüz feragat tacir maddi tazminat ilan haksız rekabet iltibas

Atıf yapılan mevzuat: TMK · TTK — TTK 43

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının ‘atlı araba’ logosu üzerinde önceye dayalı hak sahipliğinin bulunduğu, 39 ncu sınıf için tescil ettirdiği markasını 1893 yılından beri aynı alanda kullanageldiği, 12.09.2002 tarihinde markasını tescil ettirdiği, davalının ise markasının 13.05.2002 tarihinde tescilinin sağlandığı, önce tescili var ise de davacının 556 sayılı KHK.nin 8/3 ncü maddesi anlamında öncelik hakkının bulunduğu, sektörel tanınmışlığının olduğu, davalı aleyhine dava dilekçesindeki iddialarla açılan davanın kabul edilmesine ve kesinleşmesine rağmen yine haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz oluşturacak şekilde eylemlerine şekil üzerinde oynamalar yapmak ve sözcüklerin yerini değiştirmek suretiyle devam ettiği, markanın sektörel tanınmışlığından yararlanmak amacı güttüğü, ticaret unvanında gerçek kişi tacir olarak ad ve soyadını kullanabileceği, ancak davacının logosu dışında ‘Tuzcuoğlu Nakliyat’ şeklindeki sözel marka unsurunun, sektörel tanınmışlığı karşısında ad ve soyadını ayırt edici unsurlarla kullanmasının gerektiği, iltibastan kaçınmasının zorunlu olduğu, MK.nun 2 nci maddesi kapsamında hareket etmesinin gerektiği, davalının, davacının markasından haksız biçimde yararlanmak konusunda gayret ve çabası olduğu, haksız rekabet ve markaya tecavüz dolayısıyla manevi zararın da doğduğu, maddi tazminat isteminden feragat edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının haksız rekabetinin tespitine, önlenmesine, ortadan kaldırılmasına, davalı adına tescilli ‘...+ şekil ibareli markanın iptaline, sicilden terkinine, davalının ticaret unvanının da iptaline ve terkinine, 10 Milyar TL manevi tazminatın tahsiline, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve TTK' nun 43.maddesi uyarınca hakiki şahıs tacir olan davalının, davacının ticaret unvanı ile iltibası önleyici ekler yapmak suretiyle ad ve soyadını birlikte tescil ettireceği ticaret unvanını kullanması gerekmesine göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Ancak, mahkemece haksız rekabetin önlenmesine de karar verildiğine göre; davalının haksız rekabete yol açan eylemlerinin neler olduğu ve bu eylemlerin ne şekilde sona erdirileceği açık bir biçimde karar yerinde gösterilmesi gerekirken, kararın hüküm fıkrasında "Davalının haksız rekabetinin tespitine, önlenmesine, ortadan kaldırılmasına" denilmek suretiyle infazda tereddüte sebep olacak şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/10044 E.  ,  2010/1325 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.04.2008 tarih ve 2007/166-2008/51 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin 1893 yılından beri taşıma alanında faaliyet gösterdiğini, ‘at arabası’ şeklinden oluşan markası ile ‘Tuzcuoğlu Nakliyat’ ibaresini unvanında kullandığını, davalının atlı araba şekil+ ‘Tuzcuoğlu Nakliyat’ sözcük markasına tecavüz teşkil eden markasının hükümsüzlüğü, unvanında bulunan ‘Tuzcuoğlu’ sözcüğünün terkini için açılan davanın kabul edildiğini, mahkeme kararında kötü niyetli olduğunun tespit edildiğini, davalının infaz edilen mahkeme kararına rağmen yeni firma kurarak yine unvanında ‘Tuzcuoğlu’ ibaresini aldığının, atlı araba şekil + ‘Tuzcuoğlu Nakliyat’ markasını adına tescil ettirdiğinin ortaya çıktığını, marka ve ticari haklarına tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne, marka hakkına tecavüzün durdurulmasına, müvekkiline ait markayı taşıyan iş evrakları, araçları ve tanıtma vasıtalarına el konulmasına, el konulanlar üzerinden silinmesine, silinmesi mümkün değilse imhasına, unvanına vaki tecavüzün önlenmesine ve ortadan kaldırılması amacıyla ticaret unvanında bulunan ‘Tuzcuoğlu’ sözcüğünün unvanından çıkarılmasına, haksız rekabetin varlığının tespitine, önlenip durdurulmasına ve maddi durumun ortadan kaldırılmasına, 10 Milyar maddi ve 20 Milyar manevi tazminatın tahsili ile hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, unvandaki ‘Tuzcuoğlu Nakliyat’ ibaresinin unvandan çıkarıldığını, markadaki şeklin davacı markasıyla karışıklığa neden olmayacağını açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının ‘atlı araba’ logosu üzerinde önceye dayalı hak sahipliğinin bulunduğu, 39 ncu sınıf için tescil ettirdiği markasını 1893 yılından beri aynı alanda kullanageldiği, 12.09.2002 tarihinde markasını tescil ettirdiği, davalının ise markasının 13.05.2002 tarihinde tescilinin sağlandığı, önce tescili var ise de davacının 556 sayılı KHK.nin 8/3 ncü maddesi anlamında öncelik hakkının bulunduğu, sektörel tanınmışlığının olduğu, davalı aleyhine dava dilekçesindeki iddialarla açılan davanın kabul edilmesine ve kesinleşmesine rağmen yine haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz oluşturacak şekilde eylemlerine şekil üzerinde oynamalar yapmak ve sözcüklerin yerini değiştirmek suretiyle devam ettiği, markanın sektörel tanınmışlığından yararlanmak amacı güttüğü, ticaret unvanında gerçek kişi tacir olarak ad ve soyadını kullanabileceği, ancak davacının logosu dışında ‘Tuzcuoğlu Nakliyat’ şeklindeki sözel marka unsurunun, sektörel tanınmışlığı karşısında ad ve soyadını ayırt edici unsurlarla kullanmasının gerektiği, iltibastan kaçınmasının zorunlu olduğu, MK.nun 2 nci maddesi kapsamında hareket etmesinin gerektiği, davalının, davacının markasından haksız biçimde yararlanmak konusunda gayret ve çabası olduğu, haksız rekabet ve markaya tecavüz dolayısıyla manevi zararın da doğduğu, maddi tazminat isteminden feragat edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının haksız rekabetinin tespitine, önlenmesine, ortadan kaldırılmasına, davalı adına tescilli ‘...+ şekil ibareli markanın iptaline, sicilden terkinine, davalının ticaret unvanının da iptaline ve terkinine, 10 Milyar TL manevi tazminatın tahsiline, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve TTK' nun 43.maddesi uyarınca hakiki şahıs tacir olan davalının, davacının ticaret unvanı ile iltibası önleyici ekler yapmak suretiyle ad ve soyadını birlikte tescil ettireceği ticaret unvanını kullanması gerekmesine göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Ancak, mahkemece haksız rekabetin önlenmesine de karar verildiğine göre; davalının haksız rekabete yol açan eylemlerinin neler olduğu ve bu eylemlerin ne şekilde sona erdirileceği açık bir biçimde karar yerinde gösterilmesi gerekirken, kararın hüküm fıkrasında "Davalının haksız rekabetinin tespitine, önlenmesine, ortadan kaldırılmasına" denilmek suretiyle infazda tereddüte sebep olacak şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin bütün, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 405,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 05.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009092900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.