Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/10767 E. 2010/1702 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
el koyma↗ sigorta tazminatı↗ muacceliyet↗ mahsup↗ kefil↗ protokol↗ havale↗ eksik inceleme↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlığa konu paranın davalı ile dava dışı Tarım Bakanlığı arasındaki protokol uyarınca bakanlık hesabına aktarıldığı, davalının kredi kullanımında aracı olduğu, dava dışı bakanlık adına hareket ettiği, el koyma işleminin davacı ile dava dışı bakanlık arasındaki borç ilişkisinden kaynaklandığı, davalıya husumet düşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, dava dışı sigorta şirketi tarafından davacı adına havale edilen sigorta tazminatının haksız yere ödenmediği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Davalı vekili davacı adına havale edilen paranın kendisinin ve murisinin kefili bulunduğu kişilerin dava dışı kooperatiften kullandığı kredi borçları nedeniyle ödenmediğini, paranın kredi alacaklısı hak sahibi Diyarbakır İl Tarım Müdürlüğü hesabına aktarıldığını savunmuştur. Esasen, davacı vekili de kooperatif kredisinden kaynaklanan sözleşmede alacaklının davalı değil, dava dışı bakanlık olduğunu açıklamıştır. Dava dışı sigorta şirketi tarafından davalı vasıtasıyla davacı adına havale edilen sigorta tazminatının ödenmediği ve dava dışı Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İl Tarım müdürlüğü hesabına aktarıldığı hususu dosya kapsamıyla sabittir. Davacı ile murisinin kefili bulunduğu kişiler Tarımsal Amaçlı Kooperatiflere Kullandırılacak Kredilere İlişkin Yönetmelik çerçevesinde dava dışı kooperatiften kredi kullanmışlar ve bu nedenle de sözleşme imzalamışlardır. Açıklanan yönetmelik çerçevesinde davalı banka ile dava dışı Tarım ve Köyişleri Bakanlığı arasında protokol imzalanmıştır. Bu protokol ve anılan yönetmelikte tarım ve kredi kooperatifler vasıtasıyla ortaklara kullandırılacak kredilerde davalıya bir takım hak, yükümlülük ve sorumluluklar yüklenmiştir. Somut olayda davalının kredi borçlarının tahsili yönünde açıklanan çerçevede hak, yükümlülük ve sorumluluğu olduğu gibi havale ödeyicisi konumu da bulunmaktadır. Bu durum karşısında, davacı adına havale edilen paranın kooperatif kredi borcu nedeniyle dava dışı bakanlık hesabına aktarılmasının doğru olup olmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Bunun için de davacının kendisinin ve murisinin kefili bulunduğu ortakların kullandığı kooperatif kredi borcunun muaccel hale gelip gelmediği, gelmiş ise davalı bankanın kendiliğinden mahsup yapmasının yerinde olup olmadığı tespit edilmelidir. Bu yönüyle tesis edilecek karar, dava dışı Tarım ve Köyişleri Bakanlığının hukuki durumunu da etkileyecek niteliktedir. O halde, davacı vekiline dava dışı Tarım ve Köyişleri Bakanlığı aleyhine de dava açması için süre verilmesi, dava açıldığı takdirde eldeki işbu davayla birleştirilmesi, iddia ve savunma çerçevesinde sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3229 E. 2011/14640 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcı · kötüniyet · haksız rekabet · ibraz
Benzer bu kararda… davacının Kültür ve Turizm Bakanlığından kod numarası aldığı, ancak “Meyveler” adlı fotoğraf CD’sinin kayıt ve tescilini yaptırmadığı, bu nedenle Bakanlığa örnek CD «ibraz» edilmediği, orijinal CD üzerinde davacının adının bulunması karşısında, CD de yer alan fotoğrafların davacıya ait bulunduğunun kabulü gerektiği, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yazısına göre "KARYA" markalı Çilekli Pudra Şekeri üzerindeki etiketin davalıya ait üretim izin bilgilerini içerdiği, dolayısıyla davacıya ait resimlerin, davalının üretip piyasaya sunduğu ürünlerin ambalajlarında izinsiz olarak kullanıldığı hususunun kanıtlandığı, davalı adına «kötüniyetli» ve davacıdan izinsiz olarak tescil edilen tasarımın bu sonucu değiştirmeyeceği, davacıya ait ticari amaçla «taşıyıcı» araçlara kaydedilmiş resimleri, izinsiz olarak çoğaltıp, ürün etiketlerinde kullanmak suretiyle yaymaktan ibaret eylemin FSEK 84. maddesi yollamasıyla, TTK'nın 56 vd. maddeleri çerçevesinde «haksız rekabet» teşkil ettiği, açıkça kötüniyetli tescile dayalı olarak davalı kllanımına cevaz verilemeyeceği, davacının tasarımın hükümsüzlüğü istemli dava açmaya zorlanamayacağ …
Dava, tazminat hakları saklı tutulmak kaydıyla «haksız rekabetin» tespiti, men'i ve ref'i istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/959 E. 2013/1630 K.
Ortak:el koyma · sigorta tazminatı · muacceliyet · mahsup · kefil · protokol · havale · eksik inceleme · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaBunun için de davacının kendisinin ve murisinin «kefili» bulunduğu ortakların kullandığı kooperatif kredi borcunun «muaccel» hale gelip gelmediği, gelmiş ise davalı bankanın kendiliğinden «mahsup» yapmasının yerinde olup olmadığı tespit edilmelidir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlığa konu paranın davalı ile dava dışı Tarım Bakanlığı arasındaki «protokol» uyarınca bakanlık hesabına aktarıldığı, davalının kredi kullanımında aracı olduğu, dava dışı bakanlık adına hareket ettiği, el «koyma» işleminin davacı ile dava dışı bakanlık arasındaki borç ilişkisinden kaynaklandığı, davalıya «husumet» düşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, dava dışı sigorta şirketi tarafından davacı adına «havale» edilen «sigorta tazminatının» haksız yere ödenmediği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamı, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı ...'nin uyguladığı proje kapsamında kooperatif ortakları ve kooperatif «tüzel kişiliği» tarafından kullandırılan krediler ile ilgili olarak «muacceliyet» olurunun verildiği, davacının müteselsil kefilleri ile babası ve «müteselsil kefillerinin» borçlarının yapılandırılmadığı ve davacı adına yatırılan «hasar» «sigorta tazminatının», davalılar arasında uygulanan uygulama «protokolü» hükümleri çerçevesinde davacıya ödenmediği, yapılan «mahsup» işleminin yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemiz bozma ilamında, davacı adına «havale» edilen paranın kooperatif kredi borcu nedeniyle birleşen dava davalısı Bakanlık hesabına aktarılmasının doğru olup olmadığının açıklığa kavuşturulması için, davacının kendisinin ve murisinin «kefili» olduğu ortakların kullandığı kooperatif kredi borcunun «muaccel» hale gelip gelmediği, gelmiş ise davalı Bankanın kendiliğinden «mahsup» yapmasının yerinde olup olmadığının tespitinin zorunlu olduğuna işaret edilmiş olmasına rağmen mahkemece bu konu hakkında herhangi bir araştırma yapılmadığı gibi d …
Bakanlığı arasındaki «protokol» uyarınca bakanlık hesabına aktarıldığı, davalının kredi kullanımında aracı olduğu, el «koyma» işleminin davacı ile dava dışı bakanlık arasındaki borç ilişkisinden kaynaklandığı, davalıya «husumet» düşmediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 15.02.2010 tarih, 2008/10767- 1702 Esas ve Karar sayılı ilam …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müteselsil kefil · tüzel kişilik · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamı, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı ...'nin uyguladığı proje kapsamında kooperatif ortakları ve kooperatif «tüzel kişiliği» tarafından kullandırılan krediler ile ilgili olarak «muacceliyet» olurunun verildiği, davacının müteselsil kefilleri ile babası ve «müteselsil kefillerinin» borçlarının yapılandırılmadığı ve davacı adına yatırılan «hasar» «sigorta tazminatının», davalılar arasında uygulanan uygulama «protokolü» hükümleri çerçevesinde davacıya ödenmediği, yapılan «mahsup» işleminin yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/10767 E. , 2010/1702 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Çermik Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.03.2008 tarih ve 2006/161 - 2008/86 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı sigorta şirketi tarafından müvekkiline ödenmesi gerekli sigorta tazminatının davalı vasıtasıyla havale edildiğini, ancak ödenmediğini, bu miktarın müvekkilinin murisinin kefili olduğu kişiler ile kendisinin kredi borçlarına mahsup edildiğinin açıklandığı, aleyhine başlatılmış icra takibi olmadığı gibi mirasçılık ilişkisinin de tespit edilmediğini, müvekkilinin ve diğer kooperatif ortaklarının borcun yapılandırması için müracaat ettiklerini, kesinleşmiş takip olmadığını, işlemin yersiz bulunduğunu ileri sürerek, 34.760.00 YTL’nın faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kredilerin Tarım Bakanlığınca sağlandığını, gelen paranın Tarım İl Müdürlüğü hesabına aktarıldığını, anılan Bakanlığının davaya dahil edilmesi gerektiğini, davacının tüm borçlarının muaccel hale geldiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlığa konu paranın davalı ile dava dışı Tarım Bakanlığı arasındaki protokol uyarınca bakanlık hesabına aktarıldığı, davalının kredi kullanımında aracı olduğu, dava dışı bakanlık adına hareket ettiği, el koyma işleminin davacı ile dava dışı bakanlık arasındaki borç ilişkisinden kaynaklandığı, davalıya husumet düşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, dava dışı sigorta şirketi tarafından davacı adına havale edilen sigorta tazminatının haksız yere ödenmediği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Davalı vekili davacı adına havale edilen paranın kendisinin ve murisinin kefili bulunduğu kişilerin dava dışı kooperatiften kullandığı kredi borçları nedeniyle ödenmediğini, paranın kredi alacaklısı hak sahibi Diyarbakır İl Tarım Müdürlüğü hesabına aktarıldığını savunmuştur. Esasen, davacı vekili de kooperatif kredisinden kaynaklanan sözleşmede alacaklının davalı değil, dava dışı bakanlık olduğunu açıklamıştır. Dava dışı sigorta şirketi tarafından davalı vasıtasıyla davacı adına havale edilen sigorta tazminatının ödenmediği ve dava dışı Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İl Tarım müdürlüğü hesabına aktarıldığı hususu dosya kapsamıyla sabittir. Davacı ile murisinin kefili bulunduğu kişiler Tarımsal Amaçlı Kooperatiflere Kullandırılacak Kredilere İlişkin Yönetmelik çerçevesinde dava dışı kooperatiften kredi kullanmışlar ve bu nedenle de sözleşme imzalamışlardır.
Açıklanan yönetmelik çerçevesinde davalı banka ile dava dışı Tarım ve Köyişleri Bakanlığı arasında protokol imzalanmıştır. Bu protokol ve anılan yönetmelikte tarım ve kredi kooperatifler vasıtasıyla ortaklara kullandırılacak kredilerde davalıya bir takım hak, yükümlülük ve sorumluluklar yüklenmiştir. Somut olayda davalının kredi borçlarının tahsili yönünde açıklanan çerçevede hak, yükümlülük ve sorumluluğu olduğu gibi havale ödeyicisi konumu da bulunmaktadır. Bu durum karşısında, davacı adına havale edilen paranın kooperatif kredi borcu nedeniyle dava dışı bakanlık hesabına aktarılmasının doğru olup olmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Bunun için de davacının kendisinin ve murisinin kefili bulunduğu ortakların kullandığı kooperatif kredi borcunun muaccel hale gelip gelmediği, gelmiş ise davalı bankanın kendiliğinden mahsup yapmasının yerinde olup olmadığı tespit edilmelidir.
Bu yönüyle tesis edilecek karar, dava dışı Tarım ve Köyişleri Bakanlığının hukuki durumunu da etkileyecek niteliktedir. O halde, davacı vekiline dava dışı Tarım ve Köyişleri Bakanlığı aleyhine de dava açması için süre verilmesi, dava açıldığı takdirde eldeki işbu davayla birleştirilmesi, iddia ve savunma çerçevesinde sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, Ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009088400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz