Tenkis
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/586 E. 2010/1307 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tenkis↗ tavzih↗ maddi hata↗ cezai şart↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın (9.333,36) YTL üzerinden kısmen kabulüne ilişkin verilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 12.10.2009 gün ve 2008/5789 E - 2009/10464 sayılı ilamında gösterilen nedenlerle bozulmuştur.
Davacı vekili, bozmaya karşı tavzih isteminde bulunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın her iki tarafça da temyizi üzerine Dairemizin 12.10.2009 gün ve 2008/5789 E - 2009/10464 K sayılı ilamının ilk bendinde tarafların diğer temyiz itirazlarının reddiyle izleyen (2) nolu bent ile davacı vekilinin temyiz itirazı doğrultusunda davalı tarafça cezai şartın fahiş olduğu, şirketin mahvına yol açacağının savunulup ispatlanmadığı belirtilerek TTK'nun 24 maddesine aykırı olarak tenkisine gidilmesinin bozma nedeni yapılmasının davacı yararına olduğu açık iken sehven davalı yararına olduğuna yer verilmesinin maddi hata eseri olduğu görülmekle davacı vekilinin HUMK'nun 455 v.d. maddelerine uygun bulunan tavzih isteminin kabulü ile bozmanın içerdiği çelişkilerin aşağıdaki şekilde vuzuha kavuşturulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13095 E. 2012/4264 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, bozmaya karşı «tavzih» isteminde bulunmuştur.
… K sayılı ilamının ilk bendinde tarafların diğer temyiz itirazlarının reddiyle izleyen (2) nolu bent ile davacı vekilinin temyiz itirazı doğrultusunda davalı tarafça «cezai şartın» fahiş olduğu, şirketin mahvına yol açacağının savunulup ispatlanmadığı belirtilerek TTK'nun 24 maddesine aykırı olarak «tenkisine» gidilmesinin bozma nedeni yapılmasının davacı yararına olduğu açık iken sehven davalı yararına olduğuna yer verilmesinin «maddi hata» eseri olduğu görülmekle davacı vekilinin HUMK'nun 455 v.d. maddelerine uygun bulunan «tavzih» isteminin kabulü ile bozmanın içerdiği çelişkilerin aşağıdaki şekilde vuzuha kavuşturulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, faize ilişkin «tavzih» talebinin yerinde olmadığı, alacak miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının «inkar tazminatı» ve fazlaya ilişkin taleplerinin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.000,00 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dairemizin 09.11.2009 tarihli bozma ilamında, 22.01.2008 tarihli mahkeme kararının hüküm fıkrasının «tavzihine» ilişkin olarak verilen 09.05.2008 tarihli karar bakımından, davalı tarafa tebliğ dahi edilmeyen davacı taraf tavzih dilekçesi üzerine, «temerrüd faizi başlangıç tarihlerini» tavzih yolu ile değiştiren 09.05.2008 günlü mahkeme kararının HUMK'nun 455 vd. maddelerine açıkça aykırı olduğu belirtilerek tavzih kararının mümeyyiz davalı yarar …
Mahkemece uyulan bozma kararı uyarınca «tavzih» isteminin reddine karar vermek gerekirken, bunun yerine kesinleşmiş olan esas hakkında karar oluşturulması, ayrıca bu kararda kesinleşen karardan farklı olarak daha önce ödeme tarihinden itibaren hükmedilen «yasal faiz» konusunda bir karar verilmemiş olması yerinde görülmemiş, hükmün bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt ve faiz başlangıcı · faiz başlangıç tarihi · borcun üstlenilmesi · temerrüt faizi · inkar tazminatı · yasal faiz · temerrüt
Benzer bu kararda1-Dairemizin 09.11.2009 tarihli bozma ilamında, 22.01.2008 tarihli mahkeme kararının hüküm fıkrasının «tavzihine» ilişkin olarak verilen 09.05.2008 tarihli karar bakımından, davalı tarafa tebliğ dahi edilmeyen davacı taraf tavzih dilekçesi üzerine, «temerrüd faizi başlangıç tarihlerini» tavzih yolu ile değiştiren 09.05.2008 günlü mahkeme kararının HUMK'nun 455 vd. maddelerine açıkça aykırı olduğu belirtilerek tavzih kararının mümeyyiz davalı yarar …
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, faize ilişkin «tavzih» talebinin yerinde olmadığı, alacak miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının «inkar tazminatı» ve fazlaya ilişkin taleplerinin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.000,00 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece uyulan bozma kararı uyarınca «tavzih» isteminin reddine karar vermek gerekirken, bunun yerine kesinleşmiş olan esas hakkında karar oluşturulması, ayrıca bu kararda kesinleşen karardan farklı olarak daha önce ödeme tarihinden itibaren hükmedilen «yasal faiz» konusunda bir karar verilmemiş olması yerinde görülmemiş, hükmün bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı («borcu üstlenen» sıfatıyla TMSF) vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1847 E. 2019/6680 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, bozmaya karşı «tavzih» isteminde bulunmuştur.
… K sayılı ilamının ilk bendinde tarafların diğer temyiz itirazlarının reddiyle izleyen (2) nolu bent ile davacı vekilinin temyiz itirazı doğrultusunda davalı tarafça «cezai şartın» fahiş olduğu, şirketin mahvına yol açacağının savunulup ispatlanmadığı belirtilerek TTK'nun 24 maddesine aykırı olarak «tenkisine» gidilmesinin bozma nedeni yapılmasının davacı yararına olduğu açık iken sehven davalı yararına olduğuna yer verilmesinin «maddi hata» eseri olduğu görülmekle davacı vekilinin HUMK'nun 455 v.d. maddelerine uygun bulunan «tavzih» isteminin kabulü ile bozmanın içerdiği çelişkilerin aşağıdaki şekilde vuzuha kavuşturulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaTarafların hükmün «tavzihi» talepleri mahkemece ek kararla reddedilmiştir.
Asıl kararı taraflar, «tavzih» talebinin reddine ilişkin ek kararı ise davalı vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, davalı Şirketin 21/06/2013 tarihli genel kurulunun 3, 4 ve 15 numaralı gündem maddelerinde alınan kararların tamamının, aynı genel kurulun 14. gündem maddesinde alınan «yönetim kurulu» üyelerinin ücretlerinin 3.000,00 TL olarak belirlenmesine ilişkin bölümünün iptaline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/586 E. , 2010/1307 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/11/2007 gün ve 2005/602-2007/514 sayılı kararı bozan Daire’nin 12.10.2010 gün ve 2008/5789 - 2009/10464 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından tavzih isteğinde bulunulmuş ve tavzih dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasındaki otel acente sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshedildiğini ileri sürerek, (19.440) YTL cezai şartın feshin bildirildiği 13.02.2001 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin şirket yetkilisi ... tarafından imzalanmadığından bağlayıcı olmadığını, davanın 5 yıllık zamanaşımından sonra açıldığını savunmuştur.
Mahkemece davanın (9.333,36) YTL üzerinden kısmen kabulüne ilişkin verilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 12.10.2009 gün ve 2008/5789 E - 2009/10464 sayılı ilamında gösterilen nedenlerle bozulmuştur.
Davacı vekili, bozmaya karşı tavzih isteminde bulunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın her iki tarafça da temyizi üzerine Dairemizin 12.10.2009 gün ve 2008/5789 E - 2009/10464 K sayılı ilamının ilk bendinde tarafların diğer temyiz itirazlarının reddiyle izleyen (2) nolu bent ile davacı vekilinin temyiz itirazı doğrultusunda davalı tarafça cezai şartın fahiş olduğu, şirketin mahvına yol açacağının savunulup ispatlanmadığı belirtilerek TTK'nun 24 maddesine aykırı olarak tenkisine gidilmesinin bozma nedeni yapılmasının davacı yararına olduğu açık iken sehven davalı yararına olduğuna yer verilmesinin maddi hata eseri olduğu görülmekle davacı vekilinin HUMK'nun 455 v.d. maddelerine uygun bulunan tavzih isteminin kabulü ile bozmanın içerdiği çelişkilerin aşağıdaki şekilde vuzuha kavuşturulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tavzih isteminin kabulü ile Dairemizin yukarıda tarih ve numarası yazılı ilamının (1) nolu bendin dokuzuncu satırındaki "göre" sözcüğünden sonraki ibareler kaldırılarak yerine "davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine" ibarelerinin konulmasına, sonuç kısmının ilk satırındaki 'nedenlerle' sözcüğünden sonra gelen ibareler kaldırılarak "davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) ve (3) nolu bentlerdeki nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA" ibarelerinin konulmasına ve Dairemiz ilamının bu şekilde TAVZİHEN DÜZELTİLMESİNE, 05.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009069500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz