Ortaklık sıfatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/5836 E. 2010/1883 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklık sıfatı↗ toplantı tutanağı↗ muhalefet şerhi↗ aktif husumet ehliyeti↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ cy/cy şerhi↗ taraf ehliyeti↗ yönetim kurulu kararı↗ dahili dava↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, 23.02.2007 tarihli genel kurul toplantı tutanağında ve buna ilişkin gündemde denetçi seçimi yapılması yer almakta ise de yönetim kurulu seçiminin yer almadığı, gündemde yer almayan yönetim kurulu seçiminin ...’ın teklifi ile 1. maddede gündeme alınmasının kabul edildiği ve 6. madde uyarınca yönetim kurulu seçimi yapıldığı, buna ilişkin kararlara hissedar olan davacı vekillerinin red oyu verdiği, ancak muhalefetini zapta geçirmediği belirlenmiş ise de, TTK’nun 369/son maddesi uyarınca gündeme bağlılık ilkesinin ihlali nedeniyle alınan karar yok hükmünde olduğundan, muhalefet şerhi yazılmasına gerek bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 23.02.2007 tarihli davalı şirket genel kurulunun 6. maddesinde yönetim kurulu üyelerinin seçilmesine ilişkin alınan kararın iptaline, denetçi seçimi hususunun gündemde yer aldığından buna ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Davacı vekili, davalı şirketin 23.02.2007 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan 6 nolu kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, temyiz aşamasında davacının davalı şirkette bulunan tüm hisselerini dava dışı Tuzcuoğlu Ağır Nakliyat Turizm ve Ticaret A.Ş.’ne devrettiğini ve ortaklık sıfatı kalmadığından, aktif husumet ehliyetleri bulunmadığını belirtmiştir. Yargılama boyunca davacının bu sıfatı taşıması gerektiği gibi, aktif husumet ehliyeti, temyiz dahil yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir. Mahkemece, davacının davalı şirkette bulunan hissesini dava dışı şirkete devrettiğine dair davalı şirket vekilinin temyiz dilekçesine eklediği devir sözleşmesi dikkate alınarak, davacınin aktif husumet ehliyeti bulunup bulunmadığının tartışılması gerektiğinden, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7052 E. 2013/23223 K.
Ortak:yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, 23.02.2007 tarihli genel kurul «toplantı tutanağında» ve buna ilişkin gündemde denetçi seçimi yapılması yer almakta ise de «yönetim kurulu» seçiminin yer almadığı, gündemde yer almayan yönetim kurulu seçiminin ...’ın teklifi ile 1. maddede gündeme alınmasının kabul edildiği ve 6. madde uyarınca yönetim kurulu seçimi yapıldığı, buna ilişkin kararlara hissedar olan davacı vekillerinin red oyu verdiği, ancak muhalefetini zapta geçirmediği belirlenmiş ise de, TTK’nun 369/«son» maddesi uyarınca gündeme bağlılık ilkesinin ihlali nedeniyle alınan karar yok hükmünde olduğundan, «muhalefet şerhi» yazılmasına gerek bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 23.02.2007 tarihli davalı şirket genel kurulunun 6. maddesinde yönetim kurulu üyelerinin seçi …
Benzer bu kararda… nünden yapılan inceleme sonucunda da TTK 381 de öngörülen muhalif kalma ve muhalefeti zapta geçirme koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile «yönetim kurulu» seçimine dair 5 nolu genel kurul kararının TTK'nın 381-369 hükümlerine istinaden kanuna aykırılık nedeni ile iptaline, diğer davacı istemlerinin reddine karar veri …
… nilmiş, bu hükme tabi olmayan kararlardan açıkça söz edilmediği, bu durumda gündeme bağlılık ilkesinin gözetilmesi gerekeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile «yönetim kurulu» seçimine dair 5 nolu genel kurul kararının TTK'nın 381 ve 369 maddesi hükümlerine istinaden kanuna aykırılık nedeni ile iptaline, diğer istemlerinin reddine karar …
Oysa TTK’nın 316. maddesine paralel olarak düzenlenen anasözleşmenin 11. maddesinde hiçbir sebep gösterilmeksizin «yönetim kurulu» üyesinin azlinin mümkün olabileceği kararlaştırılmış bulunmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/5836 E. , 2010/1883 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.12.2007 tarih ve 2007/397-2008/837 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 16.02.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ...gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 23.02.2007 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında, gündemde yer almayan idare heyeti ile murakıbın azli ve yerlerine yeniden seçim yapılmasına ilişkin teklifin gündeme alınarak genel kurulun 6. maddesinde görüşülerek karara bağlandığını, müvekkilince hem gündeme madde eklenmesine ilişkin oylamaya, hem eklenen 6. maddenin oylamasına ret oyu verilip, karşı oy yazısının tutanağa işlendiğini ileri sürerek, gündemde yer almayan idare heyeti ile murakıbın azli ve yerlerine yeniden seçim yapılmasına ilişkin konunun gündeme alınmasına ilişkin kararın iptaline idari heyetin ve murakıpların azledilmesine ve yerine yenilerinin seçilmesine ilişkin 6 nolu alınan kararın iptaline, şirket yönetiminin kayyıma tevdiine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, gündeme bağlılık kuralının ihlali iddiasının butlan değil, iptal sahibi olduğu, toplantıda hazır bulunulması halinde genel kurulun iptalinin dava edilebilmesi için oylama sırasında çıkacak karara karşı oy kullanılması ve oylama sonrasında bu karara karşı muhalefet şerhinin yazılmasının gerektiğini, davacının alınan karara ret oyu vermesine karşın, muhalefet şerhini tutanağa geçirtmediğini, davacının iyi niyetli de olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, 23.02.2007 tarihli genel kurul toplantı tutanağında ve buna ilişkin gündemde denetçi seçimi yapılması yer almakta ise de yönetim kurulu seçiminin yer almadığı, gündemde yer almayan yönetim kurulu seçiminin ...’ın teklifi ile 1. maddede gündeme alınmasının kabul edildiği ve 6. madde uyarınca yönetim kurulu seçimi yapıldığı, buna ilişkin kararlara hissedar olan davacı vekillerinin red oyu verdiği, ancak muhalefetini zapta geçirmediği belirlenmiş ise de, TTK’nun 369/son maddesi uyarınca gündeme bağlılık ilkesinin ihlali nedeniyle alınan karar yok hükmünde olduğundan, muhalefet şerhi yazılmasına gerek bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 23.02.2007 tarihli davalı şirket genel kurulunun 6.
maddesinde yönetim kurulu üyelerinin seçilmesine ilişkin alınan kararın iptaline, denetçi seçimi hususunun gündemde yer aldığından buna ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Davacı vekili, davalı şirketin 23.02.2007 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan 6 nolu kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, temyiz aşamasında davacının davalı şirkette bulunan tüm hisselerini dava dışı Tuzcuoğlu Ağır Nakliyat Turizm ve Ticaret A.Ş.’ne devrettiğini ve ortaklık sıfatı kalmadığından, aktif husumet ehliyetleri bulunmadığını belirtmiştir. Yargılama boyunca davacının bu sıfatı taşıması gerektiği gibi, aktif husumet ehliyeti, temyiz dahil yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir. Mahkemece, davacının davalı şirkette bulunan hissesini dava dışı şirkete devrettiğine dair davalı şirket vekilinin temyiz dilekçesine eklediği devir sözleşmesi dikkate alınarak, davacınin aktif husumet ehliyeti bulunup bulunmadığının tartışılması gerektiğinden, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009047100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz