6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Marka hükümsüzlüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/12208 E. 2013/11100 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
içtihadı birleştirme kararı ilan

Atıf yapılan mevzuat: HUMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının markasının TPE tarafından tescil edildiği, davacı tarafın sadece 42. sınıftaki “konaklama ve yiyecek içecek sağlanması hizmetlerini” talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı şirket adına tescilli marka kapsamından 42 sınıftaki “konaklama ve yiyecek içecek sağlanması hizmetlerinin” çıkartılmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine ve gerekli ilanların yapılmasına karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Davalı vekilinin temyiz dilekçesi, davacı vekiline 30.05.2012 günü tebliğ edilmiş ve hüküm, 10 günlük yasal katılma yoluyla temyiz süresi geçirildikten sonra 14.06.2012 tarihinde temyiz edilmiştir. 01.06.1990 gün ve 1989/3 esas,1990/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararında, süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden, davacı vekilinin HUMK.nun 432/4 ncü maddesi uyarınca,temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelemesine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

3- Ancak, mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilip, davalı adına tescilli markanın kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesinin ardından 556 Sayılı KHK’nin 42. maddesi kapsamında hükmün ilanı yönünde her hangi bir düzenleme yer almamasına rağmen hükmün ilanına karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın H.U.M.K.’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Genel Kurul Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3583 E. 2017/5951 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka hükümsüzlüğü | Sicilden çıkarma

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15452 E. 2015/4844 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/12208 E.  ,  2013/11100 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Nevşehir 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2011 tarih ve 2011/112-2011/464 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının 2002 tarihinde “... Expedition” ibareli markayı adına tescil ettirdiğini, müvekkilinin 1963 yılından bu yana turizm faaliyetinde bulunduğunu ve “...” markasını turizm alanında bilinen ve tanınan bir marka haline getirdiğini ancak müvekkili tarafından yapılan marka tescil başvurusunun davalıya ait marka gerekçe gösterilerek 556 Sayılı KHK’nin 7/1-b maddesi gereğince reddedildiğini, müvekkilinin öncelikli kullanım hakkının mevcut olduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin kendi adına tescil ettirdiği markayı tanıtarak tanınmış hale getirdiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının markasının TPE tarafından tescil edildiği, davacı tarafın sadece 42. sınıftaki “konaklama ve yiyecek içecek sağlanması hizmetlerini” talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı şirket adına tescilli marka kapsamından 42 sınıftaki “konaklama ve yiyecek içecek sağlanması hizmetlerinin” çıkartılmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine ve gerekli ilanların yapılmasına karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Davalı vekilinin temyiz dilekçesi, davacı vekiline 30.05.2012 günü tebliğ edilmiş ve hüküm, 10 günlük yasal katılma yoluyla temyiz süresi geçirildikten sonra 14.06.2012 tarihinde temyiz edilmiştir.

01. 06.1990 gün ve 1989/3 esas,1990/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararında, süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden, davacı vekilinin HUMK.nun 432/4 ncü maddesi uyarınca,temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelemesine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

3- Ancak, mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilip, davalı adına tescilli markanın kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesinin ardından 556 Sayılı KHK’nin 42. maddesi kapsamında hükmün ilanı yönünde her hangi bir düzenleme yer almamasına rağmen hükmün ilanına karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın H.U.M.K.’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin katılma yolu ile temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın hüküm fıkrasının 3.bendinde yer alan “gerekli ilanların yapılmasına” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, kararın işbu düzeltilen şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 29/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1008740800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.