Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/13529 E. 2013/11005 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, 4.363,85 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak dava kısmen kabul kısmen ret edildiğine göre, reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın HUMK.’nın 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7464 E. 2022/1966 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ilamsız takip · menfi tespit davası · kötüniyet tazminatı · bedelsizlik · tespit davası · kötü niyet tazminatı · yenileme · ihtiyati haciz
Benzer bu karardaHukuk Dairesi'nin 16/12/2015 tarih 2015/14278-7077 E.K. sayılı kararı ile asıl ve birleşen davaların dayanağı olan sözleşmenin bir borç «yenileme» sözleşmesi olduğunun kabul edildiği, davacıların anılan sözleşmeye sonradan imza koyduklarını davalının ispat edemediği, reddedilen birleşen dava konusu çekin sözleşme konusu «çek» olmadığı, davacıların bu dosyada ödeme unsurunu ispat edemedikleri, asıl davaya konu çeke ilişkin «ilamsız takip» yapılmadığı, «ihtiyati haciz» talep edildiği bu nedenle «kötüniyet tazminatı» verilemeyeceği, ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacıların dayandığı sözleşmenin borç «yenileme» sözleşmesi olduğu, davacıların borcunun sözleşmede kararlaştırılan şekilde ve vadesinde ödendiği böylece sözleşmede belirtilen ve asıl dava ile birleşen davaların konusunu oluşturan çeklerin «bedelsiz» kaldığı, sadece birleşen İstanbul Anadolu 5.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/363 E. sayılı davasının konusunu oluşturan «bononun» borç «yenileme» sözleşmesi kapsamında olmadığı bu bono bedelinin ödendiğinin ispatlanamadığı, asıl davada davacı vekilinin «kötüniyet tazminatı» talebinin bulunmaması nedeniyle tazminata hükmedilmesine gerek bulunmadığı gerekçesi ile birleşen İstanbul Anadolu 5.
Bu durum karşısında borçluyu «menfi tespit davası» açmaya zorlayan icra takibinin haksız ve kötü niyetle yapılmış olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/13529 E. , 2013/11005 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12/04/2012 tarih ve 2008/16-2012/153 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili bankanın ... Şubesi'nden Genel Kredi Sözleşmesi ile kredi kullandığını, borcun ödemesindeki gecikmeler sonrasında 05.08.1998 tarihli ihtarname ile hesabın kat edildiğini, 31.07.1998 itibariyle borcun davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek, 5.765.177.880 TL'nin 31.07.1998 tarihinden itibaren yıllık % 157,5 temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından müvekkili aleyhinde açtığı itirazın iptali davasının reddedilip, kararın henüz kesinleşmediğini, genel kredi sözleşmesinde asıl borçlunun dava dışı... olup, krediyi bu şahsın kullandığını, kredi sözleşmesinde müvekkilinin imzası bulunmadığını, davalının bir borcu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, 4.363,85 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak dava kısmen kabul kısmen ret edildiğine göre, reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın HUMK.’nın 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, kararın hüküm fıkrasının 7. bendinde yer alan “davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine “davacıdan alınarak davalıya verilmesine” ibaresinin konulmasına, kararın işbu düzeltilen şekli ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1008382200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz