İtirazın iptali | İnkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/9453 E. 2010/478 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
faturanın tebliği↗ tasdik kararı↗ ticari defter↗ ibraz↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının tanzim ettiği dava konusu alacağa ilişkin iki adet faturanın kayıtlı olduğu davacı ticari defterinin kapanış tasdiki bulunmadığından davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacının tuttuğu işletme defterinin kapanış tasdikine tabi bulunmaması nedeniyle TTK 82 ve devamı maddeleri hükümlerine göre salt defter kayıtlarının sahibi lehine delil teşkil edemeyecek olmasına dava konusu olayda, davalının akdi ilişkiyi inkar ettiği, davacının alacağının varlığı konusunda faturalardan başka delil ibraz etmediği, davacının usulen akti ilişkiyi ispat edememiş olması nedeniyle artık faturaların tebliğinin bir sonuç doğurmayacağı gibi esasen tebliğ edildiklerini de sabit olmamasına nazaran davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | Takibin devamı | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10749 E. 2010/1689 K.
Ortak:tasdik kararı · ticari defter · ibraz · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının tanzim ettiği dava konusu alacağa ilişkin iki adet faturanın kayıtlı olduğu davacı «ticari defterinin» kapanış «tasdiki» bulunmadığından davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… lgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacının tuttuğu işletme «defterinin» kapanış «tasdikine» tabi bulunmaması nedeniyle TTK 82 ve devamı maddeleri hükümlerine göre salt defter kayıtlarının sahibi lehine delil teşkil edemeyecek olmasına dava konusu olayda, davalının akdi ilişkiyi inkar ettiği, davacının alacağının varlığı konusunda faturalardan başka delil «ibraz» etmediği, davacının usulen akti ilişkiyi ispat edememiş olması nedeniyle artık «faturaların tebliğinin» bir sonuç doğurmayacağı gibi esasen tebliğ edildiklerini de sabit olmamasına nazaran davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, takibin dayanağı olan faturanın davacıya ait «ticari defterlerde kayıtlı» olduğu, ancak bu defterlerin kapanış «tasdiklerinin» bulunmadığı, kapanış tasdiki bulunmayan ticari defterin TTK hükümlerine göre usulüne uygun olarak tutulmadığı, bu nedenle defterin sahibi lehine delil teşkil etmeyeceği, sadece faturaya dayanan iddianın kanıtlanamadığı, «yemin deliline» başvurma hakkı hatırlatılmasına rağmen davacının yemin deliline de başvurmadığı, sadece davacı tarafça düzenlenmiş açık faturaya dayalı olan iddianın kanıtlanamadı …
Ancak davacı vekili, 08.05.2008 tarihli duruşmadaki beyanında ve temyiz dilekçesinde bilirkişi raporunda her ne kadar müvekkiline ait «ticari defterlerin» kapanış «tasdiklerinin» bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiş ise de müvekkiline ait ticari defterlerin kapanış tasdiklerinin bulunduğunu ileri sürerek, temyiz dilekçesi ekinde İzmir 31.
Noterliği’nin 18.01.2008 tarih ve 01891 ve 01892 yevmiye nolu kapanış «tasdiki» fotokopilerini «ibraz» etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tacirler arası uyuşmazlık · tacirler arası dava · yemin delili · ticari defter kayıtları · yemin · tebligat · tacir
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, takibin dayanağı olan faturanın davacıya ait «ticari defterlerde kayıtlı» olduğu, ancak bu defterlerin kapanış «tasdiklerinin» bulunmadığı, kapanış tasdiki bulunmayan ticari defterin TTK hükümlerine göre usulüne uygun olarak tutulmadığı, bu nedenle defterin sahibi lehine delil teşkil etmeyeceği, sadece faturaya dayanan iddianın kanıtlanamadığı, «yemin deliline» başvurma hakkı hatırlatılmasına rağmen davacının yemin deliline de başvurmadığı, sadece davacı tarafça düzenlenmiş açık faturaya dayalı olan iddianın kanıtlanamadı …
Yine «tacirler arası uyuşmazlıkta» davacı tacir sadece kendi «defterlerine» dayanmış olsa bile, TTK'nun 82. maddesi uyarınca iki tarafın defterleri incelenmeden uyuşmazlık çözümlenemez.
Dava konusu olayda davalı da «tacir» olduğuna göre, duruşmalara gelmese bile, sadece davacı «defterleri» incelenerek karar verilemez.
Bu durumda; davalıya açıklamalı «tebligat» yapılarak, «defterinin» «ibrazının» istenmesi ve defterlerin ibrazı halinde her iki taraf defterleri incelenmeli, davalı taraf defter ibraz etmediği takdirde davacı defterleri incelenerek karar verilmesi gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/9453 E. , 2010/478 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/05/2008 tarih ve 2007/1440-2008/1039 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı firma personelinin taşınmasının müvekkilince yapılması için taraflar arasında sözlü anlaşma yapıldığını, ancak verilen hizmet karşılığı Mayıs ve Haziran aylarına ilişkin taşıma ücretinin ödenmediğini ve 31.05.2007 ile 30.06.2007 tarihli iki adet fatura tutarı 5.428,00 TL’nin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafça müvekkiline herhangi bir hizmet sunulmadığını, taraflar arasında sözleşme bulunmadığı gibi müvekkilinin borcunun da bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının tanzim ettiği dava konusu alacağa ilişkin iki adet faturanın kayıtlı olduğu davacı ticari defterinin kapanış tasdiki bulunmadığından davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacının tuttuğu işletme defterinin kapanış tasdikine tabi bulunmaması nedeniyle TTK 82 ve devamı maddeleri hükümlerine göre salt defter kayıtlarının sahibi lehine delil teşkil edemeyecek olmasına dava konusu olayda, davalının akdi ilişkiyi inkar ettiği, davacının alacağının varlığı konusunda faturalardan başka delil ibraz etmediği, davacının usulen akti ilişkiyi ispat edememiş olması nedeniyle artık faturaların tebliğinin bir sonuç doğurmayacağı gibi esasen tebliğ edildiklerini de sabit olmamasına nazaran davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18.01.2010 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
Dava, taşıma akdinden kaynaklandığı iddia olunan alacağın tahsili amacıyla girişlen ilamsız takibe yapılan itirazın iptaline ilişkin olup, davacı taraf dava dilekçesinde ticari defterlere delil olarak dayanmış ve davacı taraf işletme defterini ibraz ettiği halde davalı taraf verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmemiş, mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi ise ek raporda dava konusu faturaların davacı defterinde kayıtlı olduğu gibi, faturaların davacı taraf KDV beyannamelerinde de yer aldığını belirtmiştir. Her ne kadar bilirkişi raporunda davacıya ait işletme defterinin kapanış tasdikinin olmadığı ve bu nedenle delil olamayacağı belirtmiş ve bu gerekçe mahkeme kararında da yer almış ise de, bilimsel ve yargısal içtihadlarda belirtildiği üzere işletme defteri kapanış tesciline tabi değildir.
(Bkz. Prof. Dr. Sabih Arkan, Ticari İşletme Hukuku, Onbirinci Tıpkı Basım,s. 328 vd. - 11 HD.03.11.1979, E 982, K. 1536).
Öte yandan, TTK'nun 66/3 maddesi uyarınca gerçek kişi tacirin işletmesinin mahiyet ve önemine göre işletme defteri tutması mümkün ve geçerli olup, şayet işletmenin mahiyet ve önemi bilanço esasına göre defter tutmayı gerektiriyorsa o zaman işletme defteri sahibi lehine delil olmaz. Aksi halde, yeni işletmenin mahiyet ve önemi işletme defteri tutacak ölçülerde ise diğer koşullar tamam olduğundan defter sahibi lehine delil teşkil eder. (Bkz. Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, cilt 2, s. 1678).
Bu durumda, mahkemece davacının defterinin, davalının defter ibraz etmemesi sebebiyle lehine delil olabileceği nazara alınıp, davacıya defter yemini (TTK. 83/1) yaptırılarak neticesine göre bir karar verilmek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi yerinde bulunmadığından ve bu nedenle de yerel mahkeme kararının davacı yararına bozulması gerektiğinden, sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1008342700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz