Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/11801 E. 2013/10996 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
usulsüz tevdi sözleşmesi↗ usulsüz tevdi↗ kusur oranı↗ eş rızası↗ üçüncü kişi↗ mahsup↗ vade↗ havale↗ taşıyan↗ kusur↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, bankanın gerektiği şekilde güvenlik önlemlerini almadığı, elektronik imza kullanımını zorunlu hale getirmediği, davacının da bilgisayarını antivirüse karşı yazılım koyması, güncel tutması ve şifresini korumada özenli olması gerektiği dolayısıyla %35 oranında müterafik kusurunun bulunduğu gerekçesiyle, 9.438,35 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, davacının davalı banka nezdindeki hesaplarından bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilerek üçüncü kişiler adına açılmış hesaplara havale edilen paralar nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucu davacının %35 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde kısmen kabule karar verilmiştir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61'inci maddesi). Bu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. BK’nın 306 ve 307'nci maddeleri uyarınca ödünç alan akdin
sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1'inci maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.
Somut olayda, davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının kusuru ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması karşısında davacının hesabından bilgisi ve rızası dışında çekilen paradan hesapta bulunan parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen, bunların kullanımını müşterileri için zorunlu hale getirmeyen ve kısa süre içinde davacıya ait hesaplardaki paranın değişik kişi adına açılmış hesaba havale edilmesine ilişkin işlemlerin yapılması esnasında davalı banka internet sisteminin gerekli güvenliği sağlayamadığının anlaşılmış olmasına göre, oluşan tüm zarardan davalı bankanın tamamen sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde kusur paylaşımı yapılması suretiyle davacı tarafa da kusur verilmesi dosya kapsamına ve somut olayın meydana geliş şekline göre doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14357 E. 2011/6730 K.
Ortak:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · kusur oranı · eş rızası · mahsup · vade · havale · taşıyan
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Somut olayda, davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının «kusuru» ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması karşısında davacının hesabından bilgisi ve «rızası» dışında çekilen paradan hesapta bulunan parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen, bunların kullanımını müşterileri için zorunlu hale getirmeyen ve kısa süre içinde davacıya ait hesaplardaki paranın değişik kişi adına açılmış hesaba «havale» edilmesine ilişkin işlemlerin yapılması esnasında davalı banka internet sisteminin gerekli güvenliği sağlayamadığının anlaşılmış olmasına göre, oluşan tüm zarardan …
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Mahkemece, davaya konu «havale» işleminin davacıya ait kişisel bilgilerin üçüncü şahıslar tarafından elde edilerek banka hesabına girilmesi sonucu gerçekleştirilmiş olduğu kanaatine varılarak, davacının %10 «kusuru» oranında indirim yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının zararının doğmasında davalı bankanın %90, davacının %10 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.750,00 TL’nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının «kusuru» ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması karşısında davacının hesabından bilgisi ve «rızası» dışında çekilen paradan hesapta bulunan parayı «kötüniyetli» kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen, bunların kullanımını müşterileri için zorunlu hale getirmeyen daval …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/269 E. 2011/8552 K.
Ortak:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · kusur oranı · eş rızası · mahsup · vade · havale · taşıyan
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Somut olayda, davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının «kusuru» ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması karşısında davacının hesabından bilgisi ve «rızası» dışında çekilen paradan hesapta bulunan parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen, bunların kullanımını müşterileri için zorunlu hale getirmeyen ve kısa süre içinde davacıya ait hesaplardaki paranın değişik kişi adına açılmış hesaba «havale» edilmesine ilişkin işlemlerin yapılması esnasında davalı banka internet sisteminin gerekli güvenliği sağlayamadığının anlaşılmış olmasına göre, oluşan tüm zarardan …
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Mahkemece, davaya konu «havale» işleminin davacıya ait kişisel bilgilerin üçüncü şahıslar tarafından elde edilerek banka hesabına girilmesi sonucu gerçekleştirilmiş olduğu kanaatine varılarak, bankanın sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet
Benzer bu karardaSomut olayda, davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının «kusuru» ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması karşısında davacının hesabından bilgisi ve «rızası» dışında çekilen paradan hesapta bulunan parayı «kötüniyetli» kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen, bunların kullanımını müşterileri için zorunlu hale getirmeyen daval …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1618 E. 2011/10906 K.
Ortak:usulsüz tevdi · usulsüz tevdi sözleşmesi · eş rızası · mahsup · vade · taşıyan · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Somut olayda, davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının «kusuru» ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması karşısında davacının hesabından bilgisi ve «rızası» dışında çekilen paradan hesapta bulunan parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen, bunların kullanımını müşterileri için zorunlu hale getirmeyen ve kısa süre içinde davacıya ait hesaplardaki paranın değişik kişi adına açılmış hesaba «havale» edilmesine ilişkin işlemlerin yapılması esnasında davalı banka internet sisteminin gerekli güvenliği sağlayamadığının anlaşılmış olmasına göre, oluşan tüm zarardan …
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Somut olayda, davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının «kusuru» ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması karşısında davacının hesabından bilgisi ve «rızası» dışında çekilen paradan hesapta bulunan parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen, bunları …
Mahkemece, her ne kadar bilirkişi raporunda davacı tarafa % 80, davalı tarafa ise % 20 «kusur» izafe edilmiş ise de; raporlara göre davalı bankanın güvenlik sistemine girilerek kırılmasının güç olduğunun belirtilmesine göre bankanın kusurlu olduğunun ispatlanamadığı, «son» alınan bilirkişi raporunun da dayanaktan yoksun olduğu genekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, her ne kadar bilirkişi raporunda davacı tarafa % 80, davalı tarafa ise % 20 «kusur» izafe edilmiş ise de; raporlara göre davalı bankanın güvenlik sistemine girilerek kırılmasının güç olduğunun belirtilmesine göre bankanın kusurlu olduğunun ispatlanamadığı, «son» alınan bilirkişi raporunun da dayanaktan yoksun olduğu genekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14495 E. 2011/6729 K.
Ortak:usulsüz tevdi · usulsüz tevdi sözleşmesi · kusur oranı · eş rızası · mahsup · vade · havale · taşıyan
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Somut olayda, davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının «kusuru» ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması karşısında davacının hesabından bilgisi ve «rızası» dışında çekilen paradan hesapta bulunan parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen, bunların kullanımını müşterileri için zorunlu hale getirmeyen ve kısa süre içinde davacıya ait hesaplardaki paranın değişik kişi adına açılmış hesaba «havale» edilmesine ilişkin işlemlerin yapılması esnasında davalı banka internet sisteminin gerekli güvenliği sağlayamadığının anlaşılmış olmasına göre, oluşan tüm zarardan …
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Mahkemece, davaya konu «havale» işleminin davacıya ait kişisel bilgilerin üçüncü şahıslar tarafından elde edilerek banka hesabına girilmesi sonucu gerçekleştirilmiş olduğu kanaatine varılarak, davacının «müterafik kusuru» nazara alınıp %50 kusuru oranında indirim yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:objektif özen yükümlülüğü · müterafik kusur · özen yükümlülüğü · internet bankacılığı · kötüniyet · avans faizi
Benzer bu kararda… ce, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kendisine verilen işlem şifresini gereği gibi koruyamadığı, davalının ise müşterisini «internet bankacılığı» üzerinden yapılan işlemlerde ek güvenlik önlemleri alınması ve risk güvenliği yönünden yeterli şekilde bilgilendirmediği, «objektif özen yükümlülüğünden» kaynaklanan sorumluluğunun bulunduğu, tarafların %50’şer oranda kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 8.850,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davaya konu «havale» işleminin davacıya ait kişisel bilgilerin üçüncü şahıslar tarafından elde edilerek banka hesabına girilmesi sonucu gerçekleştirilmiş olduğu kanaatine varılarak, davacının «müterafik kusuru» nazara alınıp %50 kusuru oranında indirim yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Somut olayda, davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının «kusuru» ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması karşısında davacının hesabından bilgisi ve «rızası» dışında çekilen paradan hesapta bulunan parayı «kötüniyetli» kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen, bunların kullanımını müşterileri için zorunlu hale getirmeyen daval …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5942 E. 2011/16428 K.
Ortak:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · eş rızası · mahsup · vade · taşıyan · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Somut olayda, davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının «kusuru» ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması karşısında davacının hesabından bilgisi ve «rızası» dışında çekilen paradan hesapta bulunan parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen, bunların kullanımını müşterileri için zorunlu hale getirmeyen ve kısa süre içinde davacıya ait hesaplardaki paranın değişik kişi adına açılmış hesaba «havale» edilmesine ilişkin işlemlerin yapılması esnasında davalı banka internet sisteminin gerekli güvenliği sağlayamadığının anlaşılmış olmasına göre, oluşan tüm zarardan …
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Somut olayda, davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin, davacının «kusuru» ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması karşısında davacının hesabından bilgisi ve «rızası» dışında çekilen paradan hesapta bulunan parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen, bunları …
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 61 nci maddesi).
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1084 E. 2010/6778 K.
Ortak:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · kusur oranı · eş rızası · mahsup · vade · havale · taşıyan
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Somut olayda, davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının «kusuru» ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması karşısında davacının hesabından bilgisi ve «rızası» dışında çekilen paradan hesapta bulunan parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen, bunların kullanımını müşterileri için zorunlu hale getirmeyen ve kısa süre içinde davacıya ait hesaplardaki paranın değişik kişi adına açılmış hesaba «havale» edilmesine ilişkin işlemlerin yapılması esnasında davalı banka internet sisteminin gerekli güvenliği sağlayamadığının anlaşılmış olmasına göre, oluşan tüm zarardan …
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafık kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61 nci maddesi).
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12002 E. 2011/5171 K.
Ortak:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · kusur oranı · eş rızası · mahsup · vade · havale · taşıyan
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Somut olayda, davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının «kusuru» ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması karşısında davacının hesabından bilgisi ve «rızası» dışında çekilen paradan hesapta bulunan parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen, bunların kullanımını müşterileri için zorunlu hale getirmeyen ve kısa süre içinde davacıya ait hesaplardaki paranın değişik kişi adına açılmış hesaba «havale» edilmesine ilişkin işlemlerin yapılması esnasında davalı banka internet sisteminin gerekli güvenliği sağlayamadığının anlaşılmış olmasına göre, oluşan tüm zarardan …
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Mahkemece, davaya konu «havale» işleminin davacıya ait kişisel bilgilerin üçüncü şahıslar tarafından elde edilerek banka hesabına girilmesi sonucu gerçekleştirilmiş olduğu kanaatine varılarak, davacının «müterafik kusuru» nazara alınıp %50 kusuru oranında indirim yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · internet bankacılığı · kötüniyet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın «internet bankacılığında» gerekli güvenlik önlemlerini zorunlu kılmayıp müşterilerin tercihine bıraktığı, işlemlerden sonra telefonla teyit almadığı, davacının ise şifresini yeterince koruyamadığı, tarafların %50’şer oranda kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.475,00 TL’nın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davaya konu «havale» işleminin davacıya ait kişisel bilgilerin üçüncü şahıslar tarafından elde edilerek banka hesabına girilmesi sonucu gerçekleştirilmiş olduğu kanaatine varılarak, davacının «müterafik kusuru» nazara alınıp %50 kusuru oranında indirim yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Somut olayda, davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının «kusuru» ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması karşısında davacının hesabından bilgisi ve «rızası» dışında çekilen paradan hesapta bulunan parayı «kötüniyetli» kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen, bunların kullanımını müşterileri için zorunlu hale getirmeyen daval …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13800 E. 2010/5642 K.
Ortak:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · kusur oranı · eş rızası · mahsup · vade · havale · taşıyan
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Somut olayda, davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının «kusuru» ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması karşısında davacının hesabından bilgisi ve «rızası» dışında çekilen paradan hesapta bulunan parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen, bunların kullanımını müşterileri için zorunlu hale getirmeyen ve kısa süre içinde davacıya ait hesaplardaki paranın değişik kişi adına açılmış hesaba «havale» edilmesine ilişkin işlemlerin yapılması esnasında davalı banka internet sisteminin gerekli güvenliği sağlayamadığının anlaşılmış olmasına göre, oluşan tüm zarardan …
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.BK’nun 306 ve 307 nci maddeleri uyarınca ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur.Aynı Yasa’nın 472/1 nci maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve «hasarı» mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.Bu açıdan değerlendirildiğinde usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir.Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
… tirmesi mümkün iken bunu yerine getirmediğinden kısmen kusurlu olduğu, bu durumda olayda davacının ¾, davalının ise ¼ oranında kusurlu bulundukları, davalı bankanın «kusur oranına» isabet eden miktardan sorumlu tutulabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 3.650,00 YTL’nin faiziyle birlikte davalıdan alınmasına, fazlaya ait istemin r …
… davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.Mahkemece, davaya konu «havale» işleminin davacıya ait kişisel bilgilerin davacının bilgisayar kayıtlarından temin edilerek üçüncü şahıslar tarafından banka hesabına girilmesi sonucu gerçekleştir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/11801 E. , 2013/10996 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.04.2012 tarih ve 2008/546-2012/419 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada bulunan hesabından iradesi dışında 14.520.55 TL'nin EFT ile üçüncü kişi hesabına aktarıldığını, paranın aktarılmasında davalı bankanın gerekli önlemleri almadığını ileri sürerek, 14.520,55 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın bilgisayar sisteminden kaynaklanan bir hata ya da aksaklığın olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, bankanın gerektiği şekilde güvenlik önlemlerini almadığı, elektronik imza kullanımını zorunlu hale getirmediği, davacının da bilgisayarını antivirüse karşı yazılım koyması, güncel tutması ve şifresini korumada özenli olması gerektiği dolayısıyla %35 oranında müterafik kusurunun bulunduğu gerekçesiyle, 9.438,35 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, davacının davalı banka nezdindeki hesaplarından bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilerek üçüncü kişiler adına açılmış hesaplara havale edilen paralar nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucu davacının %35 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde kısmen kabule karar verilmiştir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61'inci maddesi). Bu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. BK’nın 306 ve 307'nci maddeleri uyarınca ödünç alan akdin
sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1'inci maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.
Somut olayda, davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının kusuru ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması karşısında davacının hesabından bilgisi ve rızası dışında çekilen paradan hesapta bulunan parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen, bunların kullanımını müşterileri için zorunlu hale getirmeyen ve kısa süre içinde davacıya ait hesaplardaki paranın değişik kişi adına açılmış hesaba havale edilmesine ilişkin işlemlerin yapılması esnasında davalı banka internet sisteminin gerekli güvenliği sağlayamadığının anlaşılmış olmasına göre, oluşan tüm zarardan davalı bankanın tamamen sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde kusur paylaşımı yapılması suretiyle davacı tarafa da kusur verilmesi dosya kapsamına ve somut olayın meydana geliş şekline göre doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 503,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 28.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1008319500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz