Menfi tespit davasında bonoların takibe konulmasının tedbiren önlenmesi talebi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/760 E. 2022/847 K. · · İlk derece: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: İhtiyati Tedbir mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Menfi tespit davasında bononun takibe konulmasının tedbiren önlenmesi talep edildiğinde, tedbir talep eden tarafın HMK 390/3 uyarınca davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gerekir. Bononun mücerret (soyut) borç ilişkisi taşıyan kambiyo senedi niteliği ve tarafların imzaladığı bir protokolle borcun üstlenildiğinin anlaşılması karşısında, bononun baskı/tehdit altında imzalatıldığı iddiası yargılamayı gerektiren bir husus olduğundan, bu iddia tek başına yaklaşık ispatı sağlamaz ve ihtiyati tedbir talebinin reddi gerekir.
Ele alınan sorunlar
İhtiyati tedbir talebinde yaklaşık ispat şartının gerçekleşip gerçekleşmediği → ret
İddia: Davacı vekili, dava tarihinde bonolara ilişkin açılmış bir icra takibi bulunmadığından İİK 72/2 uyarınca alacağın %15'i teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, bonoların haciz baskısı ve tehdidi altında imzalatıldığını, kızının kalp hastası olması nedeniyle baskı altında kaldığını ve alacaklı bankanın alacağını ispat etmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir koşulları değerlendirilirken İİK 72. madde yanında HMK 389 vd. maddelerinin de gözönünde bulundurulması gerekir. HMK 390/3 uyarınca tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Davacı tarafından imzalanmış olan protokol ile davacının, eşinin borçlusu bulunduğu icra takibine konu borcu, protokol gereği düzenlenen bonolar tutarı kadar ödemeyi üstlenerek taahhüt ettiği, dava konusu bonoların bu protokol kapsamında düzenlendiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafça bonoların haciz sırasında tehdit ve baskı altında imzalatıldığı ileri sürülmüş olup, bu husus yargılama gerektirmektedir. Bononun kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi taahüdünü içeren, mücerret (soyut) bir borç ilişkisini ifade eden kambiyo senedi vasfı da dikkate alındığında, ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafça yaklaşık ispatın sağlanamadığı sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Menfi tespit davasında bononun takibe konulmasının tedbiren önlenmesi talebinde, bononun mücerret niteliği ve tarafların protokolle borcu üstlenmiş olması karşısında, baskı/tehdit iddiasının yargılamayı gerektirmesi nedeniyle yaklaşık ispatın sağlanamadığına ilişkin değerlendirme yönünden emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir↗ menfi tespit davası↗ yaklaşık ispat↗ kambiyo senedi↗ mücerret borç ilişkisi↗ İİK 72/2↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/760
KARAR NO 2022/847
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 14/03/2022 (Ara Karar)
NUMARASI 2022/168 Esas
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 02/06/2022
İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TALEP
İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili; davalı banka tarafından müvekkilinin boşanma davası süren ve 2 yıldır fiilen ayrı olduğu eşi dava dışı ...'nın borçlusu olduğu İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasından hacze gelindiğini, müvekkilinin borçlusu dahi olmadığı bir dosyadan dolayı davalı tarafça haciz ve muhafaza tehdidi ile protokol ve 2 adet bono imzalatıldığını, davalı banka tarafından fiili haciz için müvekkilinin ikamet ettiği mahalde muhafaza korkusu ve tehdidi yaratıldığını, müvekkilinin kalp hastası olan kızının haciz sırasında fenalaştığını, buna karşı davalı banka vekilinin müvekkilini protokol ve bonoları imzalamak için zorladığını, müvekkilinin, protokol ile borçlu olmadığı bir hususta borç ikrarına zorlandığını, müvekkili ile eşi arasında boşanma ve mal paylaşımı davaları bulunduğunu belirterek, bonolar nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, bonoların icra takibine konulmasının tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davacı tarafından dava açılmadan önce dava şartı olan arabulucuya başvuru şartının yerine getirilmemesi nedeniyle öncelikle davanın bu nedenle reddinin gerektiğini, müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile borçlu aleyhine başlatılan takipte borçluya çıkarılan ödeme emrinde yazılı adres haciz adresi olup, tebligatın bu adrese çıkarıldığını, bu nedenle İİK'nın 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin alacaklı müvekkili yararına olduğunu, davacının haciz esnasında hiçbir hata, hile veya tehdite maruz kalmadığını, davacının borcu kabul ederek protokol karşılığı bono vermeyi kendisinin teklif ettiğini, düzenlenen protokol ile davacının TBK'nın 195 ve devamı maddelerine göre borcu üstlendiğini, dava konusu bonoların davacının rızasıyla imzalanıp verildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir talep edildiğinde, ihtiyati tedbirin genel şartlarının sağlanması ile talep edenin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesinin gerektiği, davacının sunduğu belgelerle haklılığını yaklaşık olarak ispat edemediği, iddialarının yargılamayı gerektirdiği, bu nedenle bonoların takibe konulmasının tedbiren engellenmesine ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddinin gerektiği, davacının, bonoların takibe konu edilmesi halinde ilgili takibin tedbiren durdurulması talebi yönünden ise, bonoların henüz takibe konu edilmemesi ve icra takibinden sonra tedbir yolu ile icra takibinin durdurulması yönünde karar verilemeyeceği gerekçesiyle, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
İstinaf yoluna başvuran davacı vekili; İİK'nın 72/2 maddesinde, icra takibinden önce açılan menfi tespit davasında alacağın %15'i teminat karşılığında mahkemece icra takibinin durdurulmasına karar verilebilir hükmü yer almakta olup, dava tarihi itibariyle açılmış bir icra takibi olmadığından mahkemece teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekirken ret kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava tarihinde bonolara ilişkin herhangi bir icra takibi bulunmadığını, müvekkilinin borçlu olmadığı icra takibinde ikametine ayrılma aşamasındaki eşinin borcu nedeniyle hacze gelindiğini, müvekkilinin kızının kalp hastası olması ve haciz baskısı ile kızının rahatsızlığının nüksetmesi sebebiyle hastanelik olması ve alacaklı vekilinin baskıları nedeniyle borcu olmadığı halde sırf kızının yanına hastaneye gidebilmek için bonoları imzalamak zorunda kaldığını, alacaklı olduğunu iddia eden bankanın alacağını ispat etmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak, alacağın %15'i oranında teminat karşılığında bonolar hakkında dava sonuna kadar tedbir kararı verilmesini, açılmış bir icra takibi olması halinde de teminat karşılığında icra veznesinde bulunan paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Talep, menfi tespit davasında davaya konu bonoların takibe konulmasının önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İİK’nın 72/2 maddesi; “İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.” hükmünü içermektedir. Menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir koşulları değerlendirilirken, İİK'nın 72. maddesi yanında HMK'nın 389 vd. maddelerinin de gözönünde bulundurulması gerekir. HMK'nın 390/3 maddesi; ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.
Somut olayda; davacı tarafından imzalanmış olan 03.03.2022 tarihli protokol ile davacının, eşinin borçlusu bulunduğu icra takibine konu borcu, protokol gereği düzenlenen bonolar tutarı kadar ödemeyi üstlenerek ödemeyi taahhüt ettiği, dava konusu bonoların da bu protokol kapsamında düzenlendiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafça bonoların haciz sırasında haciz tehdidi ve baskı altında imzalatıldığı ileri sürülmüş olup, bu husus yargılama gerektirmektedir. Bononun kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi taahüdünü içeren, mücerret (soyut) bir borç ilişkisini ifade eden kambiyo senedi vasfı da dikkate alındığında, somut olayda ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafça yaklaşık ispatın sağlanamadığı sonucuna varılmaktadır.
Bu nedenle mahkemece ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesi isabetlidir. Açıklanan nedenlerle, ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/06/2022
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/100812 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi