Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/9497 E. 2010/759 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müracaat borçlusu↗ erken açılan dava↗ lehdar↗ müktesep hak↗ bono↗ tebligat↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının senet borçlusu ... hakkında icra takibi başlattığı, borçlunun İSDEMİR’den emekli olduğu, ikametgah adresinin tespit edilemediği ve borçluya tebligatın yapılamadığı, davalı bankanın ise Kilis Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açtığı senet iptali davasında davacının lehdarı olduğu senedin iptaline karar verildiği, davacının asıl borçlu ...’ten alacağını tahsil edemediği, bu duruma davalı bankanın kendi kusuru ile sebebiyet verdiği ve dava konusu borçtan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dairemizin mahkemece uyulan bozma ilamında davanın öncelikle bononun müracat borçlularına yöneltilmesi ve bunlardan tahsilat yapılamaması halinde davalı banka aleyhine dava açılması gerektiği işaret edilerek mahkeme kararı bozulduğuna ve mahkemece de bozmaya uyulduğuna göre mahkemece karşı taraf yararına oluşan usulü müktesep hak da nazara alınarak erken açılan davanın reddine karar vermek gerekirken, uyulan bozma ilamının aksine davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7919 E. 2016/2424 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/9497 E. , 2010/759 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İskenderun 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.12.2007 tarih ve 2006/85 - 2007/1297 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin lehdarı bulunduğu, borçlusu ... olan 20.09.2003 vade tarihli 2.500.000.000.-TL bedelli bononun, tahsil için davalı bankanın Kilis Şubesi’ne verildiğini, ancak davalı banka şubesinin bonoyu kaybettiğini, şifahi görüşmeleri neticesinde senedin tahsil edilmeden sehven asıl borçluya gönderildiğini ve senedin borçlunun eline geçtiğini, çekilen ihtara rağmen bono bedelinin davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek, anılan bedelin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, senedin tahsil edileceği İskenderun Şubesi yerine sehven başka adrese gönderildiğini, kaybolan bono için iptal davası açtıklarını, davacının bono borçlularından tahsil yoluna gitmediğini, bono bedelini borçlusundan tahsil edememesi halinde müvekkiline karşı dava açabileceğini, henüz davacı zararının gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının senet borçlusu ... hakkında icra takibi başlattığı, borçlunun İSDEMİR’den emekli olduğu, ikametgah adresinin tespit edilemediği ve borçluya tebligatın yapılamadığı, davalı bankanın ise Kilis Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açtığı senet iptali davasında davacının lehdarı olduğu senedin iptaline karar verildiği, davacının asıl borçlu ...’ten alacağını tahsil edemediği, bu duruma davalı bankanın kendi kusuru ile sebebiyet verdiği ve dava konusu borçtan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dairemizin mahkemece uyulan bozma ilamında davanın öncelikle bononun müracat borçlularına yöneltilmesi ve bunlardan tahsilat yapılamaması halinde davalı banka aleyhine dava açılması gerektiği işaret edilerek mahkeme kararı bozulduğuna ve mahkemece de bozmaya uyulduğuna göre mahkemece karşı taraf yararına oluşan usulü müktesep hak da nazara alınarak erken açılan davanın reddine karar vermek gerekirken, uyulan bozma ilamının aksine davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1008079400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz