İtirazın iptali | İnkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/13758 E. 2010/109 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
konişmento↗ navlun↗ olumsuz oy↗ ifa↗ yükleten (shipper)↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının davacı temsilcisi ... vasıtasıyla satın alana yükü sevketmek üzere ilişkiye girdiği, davacı ile yükleten davalı veya gönderilen arasında düzenlenmiş bir üst taşıma belgesinin olmadığı, sevkıyatta kullanılan konişmentolar da ise davacının herhangi bir sıfatla yer almadığı, bu nedenle davacının taşıma ücreti talep hakkının bulunmadığı, davalının yaptığı ödeme ile navlun ücretini ödediği, bu ödemeyi tekrar davacıya yapması gerekmediği, davacının navlun ücreti dışında bu sevkıyat dolayısıyla aracılık faaliyetinde bulunmuş olması halinde kararlaştırılan aracılık türünü ve gördüğü hizmetin kapsamını kanıtlamak zorunda olduğu, oysa davacının bu yönde somut iddia ve isteminin bulunmadığı, davacının davalının sevkıyatını gerçekleştirmesi için sözleşme yapılıp ifa edilir iken ...’ın temsilcisi olarak hareket etmesine karşı çıkmadığı, istihdam eden veya yardımcı şahsı kullanan sıfatı ile iyi niyetli şahıslara karşı yaratılan görüntünün sonuçlarına katlanmak durumunda olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görünmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, yükleme, navlun/liman hizmetine ilişkin bedellerin tahsiline yönelik başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen mahkemece, davalı tarafın tazminat istemi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10119 E. 2015/12440 K.
Ortak:navlun
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının davacı «temsilcisi» ... vasıtasıyla satın alana yükü sevketmek üzere ilişkiye girdiği, davacı ile yükleten davalı veya gönderilen arasında düzenlenmiş bir üst taşıma belgesinin olmadığı, sevkıyatta kullanılan «konişmentolar» da ise davacının herhangi bir sıfatla yer almadığı, bu nedenle davacının taşıma ücreti talep hakkının bulunmadığı, davalının yaptığı ödeme ile «navlun» ücretini ödediği, bu ödemeyi tekrar davacıya yapması gerekmediği, davacının navlun ücreti dışında bu sevkıyat dolayısıyla aracılık faaliyetinde bulunmuş olması halinde kararlaştırılan aracılık türünü ve gördüğü hizmetin kapsamını kanıtlamak zorunda olduğu, oysa davacının bu yönde somut iddia ve isteminin bulunmadığı, davacının davalının sevkıyatını gerçekleştirmesi için sözleşme yapılıp «ifa» edilir iken ...’ın temsilcisi olarak hareket etmesine karşı çıkmadığı, istihdam eden veya yardımcı şahsı kullanan sıfatı ile iyi niyetli şahıslara karşı yaratılan …
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, yükleme, «navlun»/liman hizmetine ilişkin bedellerin tahsiline yönelik başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen mahkemece, davalı tarafın tazminat istemi hakkında olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın «navlun» ödeme yükümlüsü olduğuna ilişkin delil bulunmadığı, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine, alacağın % 20 oranında «icra inkar tazminatının» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · kötüniyet · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın «navlun» ödeme yükümlüsü olduğuna ilişkin delil bulunmadığı, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine, alacağın % 20 oranında «icra inkar tazminatının» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davanın reddedildiğinden davalı lehine «kötüniyet tazminatına» hükmedilmiştir.
Davacı aleyhine «kötüniyet tazminatına» hükmedilebilmesi için, davacının yaptığı icra takibinin haksız olması yeterli olmayıp aynı zamanda bu icra takibinin kötüniyetli olarak yapıldığının ispat edilmesi gerekir.
Dosya kapsamında davacının «kötüniyetle» takip başlattığını gösteren bir delil bulunmadığından davalının «kötüniyet tazminatı» isteminin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/13758 E. , 2010/109 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 31.01.2008 tarih ve 2005/261-2008/24 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilince verilen yükleme,navlun/liman hizmetlerine ilişkin bedelleri ödemediğini, tahsiline yönelik başlatılan takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu ödemenin dava dışı alıcı adına davacı şirket temsilcisi ...’a ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiş, % 40’tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının davacı temsilcisi ... vasıtasıyla satın alana yükü sevketmek üzere ilişkiye girdiği, davacı ile yükleten davalı veya gönderilen arasında düzenlenmiş bir üst taşıma belgesinin olmadığı, sevkıyatta kullanılan konişmentolar da ise davacının herhangi bir sıfatla yer almadığı, bu nedenle davacının taşıma ücreti talep hakkının bulunmadığı, davalının yaptığı ödeme ile navlun ücretini ödediği, bu ödemeyi tekrar davacıya yapması gerekmediği, davacının navlun ücreti dışında bu sevkıyat dolayısıyla aracılık faaliyetinde bulunmuş olması halinde kararlaştırılan aracılık türünü ve gördüğü hizmetin kapsamını kanıtlamak zorunda olduğu, oysa davacının bu yönde somut iddia ve isteminin bulunmadığı, davacının davalının sevkıyatını gerçekleştirmesi için sözleşme yapılıp ifa edilir iken ...’ın temsilcisi olarak hareket etmesine karşı çıkmadığı, istihdam eden veya yardımcı şahsı kullanan sıfatı ile iyi niyetli şahıslara karşı yaratılan görüntünün sonuçlarına katlanmak durumunda olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görünmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, yükleme, navlun/liman hizmetine ilişkin bedellerin tahsiline yönelik başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen mahkemece, davalı tarafın tazminat istemi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1007867400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz