6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yabancı mahkeme kararının tenfizi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/12161 E. 2013/10881 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eda davası usulüne uygun tebliğ kamu düzenine aykırılık tespit davası kamu düzeni tenfiz haksız fiil

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 429

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, yabancı mahkeme kararının ve karara dayanak dava dilekçesinin, davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiği, davalı tarafın karar aleyhinde gerek itiraz ve gerekse temyiz yoluna başvurmadığı ve kararın kesinleşmiş olduğu, her ne kadar davalı taraf yabancı mahkemece verilen kararın kamu düzenine aykırı olduğunu savunmasında belirtmiş ise de, davacının talebinin haksız fiil hükümleri göz önünde bulundurulmak sureti ile kabul gördüğü, bu nedenle Türk Ticaret Kanunu'nun 329. ve 405/2. maddesi ile kıyaslanmanın söz konusu olmadığı gibi kararı veren ülkenin yasalarında TTK'nın 429 ve 425. maddelerine benzer hükümlerin bulunmasına rağmen, davalı tarafın karara karşı yasal yollara başvurma hakkını kullanmayarak, kararın bu şekli ile kesinleşmesine sebebiyet verdiği, kamu düzenine aykırılığa ilişkin savunmanın yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir. Mahkemece, dava kabul edilerek karar ve ilam harcının nispi olarak tahsiline karar verilmiştir. Oysa, tenfiz davalarının eda davası değil, tespit davası niteliğinde bulunması sebebiyle harcın maktu olarak tahsili gerektiğinden kararın açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de; yapılan yanlışlığın yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşılmakla kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/12161 E.  ,  2013/10881 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.12.2011 tarih ve 2011/122-2011/735 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının, müvekkilinden para tahsil ettiğini, geri vermediğini, tahsili için yabancı mahkemede açılan alacak davasının kabul edildiğini ileri sürerek, Almanya Bochum Eyalet Mahkemesi'nin 10.02.2010 tarih ve I-4 O 382/09 numaralı kararının tenfizini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, yabancı mahkeme kararının ve karara dayanak dava dilekçesinin, davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiği, davalı tarafın karar aleyhinde gerek itiraz ve gerekse temyiz yoluna başvurmadığı ve kararın kesinleşmiş olduğu, her ne kadar davalı taraf yabancı mahkemece verilen kararın kamu düzenine aykırı olduğunu savunmasında belirtmiş ise de, davacının talebinin haksız fiil hükümleri göz önünde bulundurulmak sureti ile kabul gördüğü, bu nedenle Türk Ticaret Kanunu'nun 329. ve 405/2. maddesi ile kıyaslanmanın söz konusu olmadığı gibi kararı veren ülkenin yasalarında TTK'nın 429 ve 425. maddelerine benzer hükümlerin bulunmasına rağmen, davalı tarafın karara karşı yasal yollara başvurma hakkını kullanmayarak, kararın bu şekli ile kesinleşmesine sebebiyet verdiği, kamu düzenine aykırılığa ilişkin savunmanın yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir. Mahkemece, dava kabul edilerek karar ve ilam harcının nispi olarak tahsiline karar verilmiştir. Oysa, tenfiz davalarının eda davası değil, tespit davası niteliğinde bulunması sebebiyle harcın maktu olarak tahsili gerektiğinden kararın açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de; yapılan yanlışlığın yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşılmakla kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 3. paragrafının karardan tamamen çıkarılarak yerine “Alınması gereken 18,40 TL maktu harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına” cümlesinin eklenmesine, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1007827000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.