Borçlu olmadığının tespiti | Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6471 E. 2023/7779 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sahtecilik iddiası↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ ihtisas mahkemesi↗ sahtecilik↗ bedelsizlik↗ vekâlet ücreti↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ kötü niyet tazminatı↗ bono↗ kötü niyet↗ menfi tespit↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 26.12.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine konu bononun şirket yetkilisince tanzim edilip davalıya verilmediğini, bonoda bulunan imzaların ve yazıların davacı şirket yetkilisine ait olmadığını, ayrıca bono üzerinde bulunan kaşenin de sahte olduğunu, davalının davacı şirket temsilcisinin kayınbiraderi olup, ekonomik şartları nedeniyle bonoda belirtilen miktarı borç vermesinin mümkün olmadığını ve davalı ile herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını ileri sürerek takibe konu senetten dolayı borçlu olunmadığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; takibe konu bononun davacı şirket yetkilisine eniştesi olduğu için elden nakit olarak verilen borç karşılığı alındığını, borcun ödenmemesi üzerine takibin başlatıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.10.2016 tarih, 2014/1263 E. ve 2016/727 K. sayılı kararı ile takibe konu bono üstündeki şirket kaşesi üzerinde atılı imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğu tespit edildiği ve bononun bedelsiz kaldığının yazılı belge ile ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 05.04.2019 tarih, 2017/1900 E. ve 2019/756 K. sayılı kararıyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 24.02.2021 tarih, 2020/4924 E. ve 2021/1633 K. sayılı kararı ile Mahkemece hükme esas alınan 25.11.2015 tarihli Adli Tıp Kurumu (ATK) raporunun inceleme ve sonuç bölümünün 1. bendinde "İnceleme konusu senedin borçlu imza bölümünde imzaları sol yanına, altına ve sağ yanına gelecek şekilde yapıştırıcı bakiyesi olması muhtemel hatların görüldüğü soldaki imzanın alt ucunun kesintiye uğradığı görüldüğü..." şeklinde beyanda bulunulduğu, her ne kadar söz konusu rapora göre imzanın davacı şirket yetkilisi ... Eti’ye ait olduğu belirlenmiş ise de takip konusu bonoda kuşkuya yer veren tespit yapıldığından mahkemece bu kez Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden söz konusu imzanın başka yerden taşınıp taşınmadığı veya imzada sahtecilik yapılıp yapılmadığı hususunda rapor alınması, ayrıca Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/98999 soruşturma dosyasının getirtilerek davalı hakkında soruşturma açılıp açılmadığı ve akıbetinin tespitinin gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu senedin imzalardan faydalanılarak oluşturulduğu, davacının iddiasını ispat ettiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; raporun eksik inceleme ile tanzim edildiği, senedin matbu senet formunda ve yekpare olduğunu, farklı raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sahtecilik iddiası ile açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4924 E. 2021/1633 K.
Ortak:sahtecilik iddiası · ihtisas mahkemesi · sahtecilik · bedelsizlik · bono · menfi tespit
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «sahtecilik iddiası» ile açılan «menfi tespit» istemine ilişkindir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.10.2016 tarih, 2014/1263 E. ve 2016/727 K. sayılı kararı ile takibe konu «bono» üstündeki şirket kaşesi üzerinde atılı imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğu tespit edildiği ve bononun «bedelsiz» kaldığının yazılı belge ile ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ve davacı aleyhine «kötü niyet tazminatına» karar verilmiştir.
Eti’ye ait olduğu belirlenmiş ise de takip konusu «bonoda» kuşkuya yer veren tespit yapıldığından mahkemece bu kez Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden söz konusu imzanın başka yerden taşınıp taşınmadığı veya imzada «sahtecilik» yapılıp yapılmadığı hususunda rapor alınması, ayrıca Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/98999 soruşturma dosyasının getirtilerek davalı hakkında soruşturma a …
Benzer bu karardaDava, «sahtecilik iddiası» ile açılan «menfi tespit» davasıdır.
… ı görüldüğü...”şeklinde beyanda bulunulmuş olup,her nekadar söz konusu rapora göre imzanın davacı şirket yetkilisi ...’ye ait olduğu belirlenmiş ise de takip konusu «bono» da kuşkuya yer veren tespit yapıldığından mahkemece bu kez Adli Tıp Kurumu fizik «ihtisas» dairesinden söz konusu imzanın başka yerden taşınıp taşınmadığı veya imzada «sahtecilik» yapılıp yapılmadığı hususunda rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «kesin» kanaat içermeyen adli tıp raporuna göre karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
İlk derece Mahkemesince yapılan yargılama ve bilirkişi raporuna göre, takibe konu «bono» üstündeki şirket kaşesi üzerinde atılı imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğu tespit edildiği ve bononun «bedelsiz» kaldığının yazılı belge ile ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ve davacı aleyhine «kötüniyet tazminatına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:takipsizlik kararı · hile · kötüniyet tazminatı · kötüniyet · kesin hüküm
Benzer bu karardaİlk derece Mahkemesince yapılan yargılama ve bilirkişi raporuna göre, takibe konu «bono» üstündeki şirket kaşesi üzerinde atılı imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğu tespit edildiği ve bononun «bedelsiz» kaldığının yazılı belge ile ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ve davacı aleyhine «kötüniyet tazminatına» karar verilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince, ilk derece mahkemesince aldırılan adli tıp raroru ile «bono» üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisi ...'nin eli ürünü olduğunun tespit edildiği, raporda, imzanın sol ve sağ yanı ile altına gelecek şekilde yapıştırıcı bakiyesi olması muhtemel hatlar görüldüğü ve soldaki imzanın alt ucunun kesintiye uğradığı tespit edilmiş ise de davacı tarafın senetteki imzanın «hile» ile alındığı iddiasını ispat edemediği, davalı alacaklının alacağını ispatladığı, davacı vekilinin takibe konu senedin "boş ve imzalı şekilde" çalınmış olabileceğine yönelik iddialarını savcılık dosyasında da ileri sürdüğü, Bakırköy CBS tarafından yürütülen ve «takipsizlikle» sonuçlanan soruşturma dosyasında alınan tanık ifadesinin davanın sonucunu etkiler mahiyette olmadığı, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle da …
… ı görüldüğü...”şeklinde beyanda bulunulmuş olup,her nekadar söz konusu rapora göre imzanın davacı şirket yetkilisi ...’ye ait olduğu belirlenmiş ise de takip konusu «bono» da kuşkuya yer veren tespit yapıldığından mahkemece bu kez Adli Tıp Kurumu fizik «ihtisas» dairesinden söz konusu imzanın başka yerden taşınıp taşınmadığı veya imzada «sahtecilik» yapılıp yapılmadığı hususunda rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «kesin» kanaat içermeyen adli tıp raporuna göre karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1136 E. 2014/7861 K.
Ortak:sahtecilik
İncelediğiniz karardaEti’ye ait olduğu belirlenmiş ise de takip konusu «bonoda» kuşkuya yer veren tespit yapıldığından mahkemece bu kez Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden söz konusu imzanın başka yerden taşınıp taşınmadığı veya imzada «sahtecilik» yapılıp yapılmadığı hususunda rapor alınması, ayrıca Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/98999 soruşturma dosyasının getirtilerek davalı hakkında soruşturma a …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «sahtecilik iddiası» ile açılan «menfi tespit» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaKâr Ortaklığı Anlaşması kapsamında davalı tarafa verilen iki adet senedin «teminat» senetleri olduğu ve «sahtecilik» yoluyla değiştirildiğinden bahisle borçlu bulunmadığının tespitine, yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle «sözleşmelerin feshine» ve uğranılan zararın tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin feshi · görevsizlik kararı · teminat · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, dava konusunun 556 sayılı KHK'nın uygulanmasından kaynaklandığı, «görevli» mahkemenin Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle, davanın «görevsizlik» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kâr Ortaklığı Anlaşması kapsamında davalı tarafa verilen iki adet senedin «teminat» senetleri olduğu ve «sahtecilik» yoluyla değiştirildiğinden bahisle borçlu bulunmadığının tespitine, yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle «sözleşmelerin feshine» ve uğranılan zararın tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
Bu durumda, taraflar arasındaki, sözleşmede yer alan ve davalıya ait markanın kullanımından kaynaklanan bir iddia ileri sürülmediğine göre, uyuşmazlıkta 556 sayılı KHK'nın uygulama yeri bulunmadığı halde mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi isabetli görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6471 E. , 2023/7779 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/307 Esas, 2022/326 Karar
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen menfi tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 26.12.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine konu bononun şirket yetkilisince tanzim edilip davalıya verilmediğini, bonoda bulunan imzaların ve yazıların davacı şirket yetkilisine ait olmadığını, ayrıca bono üzerinde bulunan kaşenin de sahte olduğunu, davalının davacı şirket temsilcisinin kayınbiraderi olup, ekonomik şartları nedeniyle bonoda belirtilen miktarı borç vermesinin mümkün olmadığını ve davalı ile herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını ileri sürerek takibe konu senetten dolayı borçlu olunmadığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; takibe konu bononun davacı şirket yetkilisine eniştesi olduğu için elden nakit olarak verilen borç karşılığı alındığını, borcun ödenmemesi üzerine takibin başlatıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.10.2016 tarih, 2014/1263 E. ve 2016/727 K. sayılı kararı ile takibe konu bono üstündeki şirket kaşesi üzerinde atılı imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğu tespit edildiği ve bononun bedelsiz kaldığının yazılı belge ile ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 05.04.2019 tarih, 2017/1900 E. ve 2019/756 K. sayılı kararıyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 24.02.2021 tarih, 2020/4924 E. ve 2021/1633 K. sayılı kararı ile Mahkemece hükme esas alınan 25.11.2015 tarihli Adli Tıp Kurumu (ATK) raporunun inceleme ve sonuç bölümünün 1. bendinde "İnceleme konusu senedin borçlu imza bölümünde imzaları sol yanına, altına ve sağ yanına gelecek şekilde yapıştırıcı bakiyesi olması muhtemel hatların görüldüğü soldaki imzanın alt ucunun kesintiye uğradığı görüldüğü..." şeklinde beyanda bulunulduğu, her ne kadar söz konusu rapora göre imzanın davacı şirket yetkilisi ... Eti’ye ait olduğu belirlenmiş ise de takip konusu bonoda kuşkuya yer veren tespit yapıldığından mahkemece bu kez Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden söz konusu imzanın başka yerden taşınıp taşınmadığı veya imzada sahtecilik yapılıp yapılmadığı hususunda rapor alınması, ayrıca Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/98999 soruşturma dosyasının getirtilerek davalı hakkında soruşturma açılıp açılmadığı ve akıbetinin tespitinin gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu senedin imzalardan faydalanılarak oluşturulduğu, davacının iddiasını ispat ettiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; raporun eksik inceleme ile tanzim edildiği, senedin matbu senet formunda ve yekpare olduğunu, farklı raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sahtecilik iddiası ile açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1003593100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz