Ortaklığın tespiti | Tecili | Tespit | Tapu tescili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5139 E. 2023/7581 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- ['6098/147']
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
miras yoluyla intikal↗ sermaye azaltımı↗ mirasçılık belgesi↗ inançlı işlem↗ usulüne uygun tebligat↗ kâr payı alacağı↗ i̇i̇k 258↗ sermaye artırımı↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ mirasçılık↗ pay defteri↗ anonim şirket↗ kâr dağıtımı↗ protokol↗ kâr payı↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ geçersizlik↗ yönetim kurulu kararı↗ ihtarname↗ ilan↗ dahili dava↗ zamanaşımı↗ temsil↗ husumet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Uyuşmazlık, anonim şirket ortaklığının tespiti ve tecili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklığın tespiti | Tecili | Tespit | Tapu tescili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3062 E. 2023/3210 K.
Ortak:mirasçılık belgesi · inançlı işlem · i̇i̇k 258 · sermaye artırımı · mirasçılık · pay defteri · anonim şirket · protokol · dava şartı · zamanaşımı ['6098/147'] · Ortaklığın tespiti | Tecili, Tespit | Tapu tescili
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık, «anonim şirket» ortaklığının tespiti ve tecili istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu şirket hisselerinin davalı tarafından tek elden yönetilmesi ve «temsil» edilmesi için, dış ilişki açısından geçerli olmakla birlikte taraflar arasındaki iç ilişkide inanç esasına dayanan bir devir işlemi yapıldığı, davacının davalı şirketteki hissesini davalı ...’e devrettiği, bu devir işleminin şirket kayıtlarına işlendiği ve «ilan» edildiği, «inançlı işlem» «protokolünden» sonra davalı ...’in uhdesinde topladığı kimi hisseleri iade ettiği, ancak davacının hisselerinin uhdesinde kaldığı, «sermaye artırımına» iştirak etmediği için davacının bu hissesinin mahkemece benimsenen bilirkişi raporu ile dava tarihi itibariyle ulaştığı miktarın %5,«258» olarak tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Gaziantep Ticaret Sicil Müdürlüğünün 20080 numarasında kayıtlı bulunan Gama Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş.'ndeki %5,258 hissenin (5.258 adet) davacıya ait olduğunun tespitine, davalı ...'in vefatı sebebiyle «mirasçılarına» intikal eden bu hisselerin Gaziantep 4.
Mahkemece 27.01.2016 tarih, 2015/147 E. ve 2016/153 K. sayılı karar ile davaya konu şirket hisselerinin davalı tarafından tek elden yönetilmesi ve «temsil» edilmesi için, dış ilişki açısından geçerli olmakla birlikte taraflar arasındaki iç ilişkide inanç esasına dayanan bir devir işlemi yapıldığı, davacının davalı şirketteki hissesini davalı ...’e devrettiği, bu devir işleminin şirket kayıtlarına işlendiği ve «ilan» edildiği, «inançlı işlem» «protokolünden» sonra davalı ...’in uhdesinde topladığı kimi hisseleri iade ettiği, ancak davacının hisselerinin uhdesinde kaldığı, bu hisselerin 29.11.2010 tarihli «sermaye artırımı» ile %5.2’ye düştüğü ve davalı ...’in bu durumu inançlı işleme istinaden davacıya noter marifetiyle «ihbar» ettiği, dava devam ederken veya 29.11.2010 tarihinden dava tarihine kadar başkaca bir sermaye artırımı olup olmadığı bilinmediğinden 09.04.2002 tarihli inançlı işlemi içeren protokole sadık kalındığı, bununla birlikte protokolde belirtilen %11 hissenin davalı şirketin sermaye durumuna nazaran tekabül ettiği oranın davacı adına tespit ve ad «defterine» işlenmesine karar vermek gerektiğinden davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Noterliğinin 14.09.2018 tarih 35839 yevmiye numaralı «mirasçılık belgesi» oranında mirasçılardan alınarak davacıya verilmesi ile «pay defterine» işlenmesine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yapılandırma protokolü · infazda tereddüt · husumet itirazı · infaz · ihbar
Benzer bu kararda… rihine kadar yapılan sermaye artışlarına dair genel kurul kararları ve diğer şirket kayıtlarının şirketten ve ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğünden celbi ile davacının «payının» dava tarihi itibariyle ulaştığı miktar belirlenip tarafların iddia ve savunmaları nazara alınmak suretiyle «infaza» elverişli bir hüküm kurulması gerekirken «infazda tereddüt» uyandıracak şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle karar davalılar yararına bozulmuştur.
Mahkemece 27.01.2016 tarih, 2015/147 E. ve 2016/153 K. sayılı karar ile davaya konu şirket hisselerinin davalı tarafından tek elden yönetilmesi ve «temsil» edilmesi için, dış ilişki açısından geçerli olmakla birlikte taraflar arasındaki iç ilişkide inanç esasına dayanan bir devir işlemi yapıldığı, davacının davalı şirketteki hissesini davalı ...’e devrettiği, bu devir işleminin şirket kayıtlarına işlendiği ve «ilan» edildiği, «inançlı işlem» «protokolünden» sonra davalı ...’in uhdesinde topladığı kimi hisseleri iade ettiği, ancak davacının hisselerinin uhdesinde kaldığı, bu hisselerin 29.11.2010 tarihli «sermaye artırımı» ile %5.2’ye düştüğü ve davalı ...’in bu durumu inançlı işleme istinaden davacıya noter marifetiyle «ihbar» ettiği, dava devam ederken veya 29.11.2010 tarihinden dava tarihine kadar başkaca bir sermaye artırımı olup olmadığı bilinmediğinden 09.04.2002 tarihli inançlı işlemi içeren protokole sadık kalındığı, bununla birlikte protokolde belirtilen %11 hissenin davalı şirketin sermaye durumuna nazaran tekabül ettiği oranın davacı adına tespit ve ad «defterine» işlenmesine karar vermek gerektiğinden davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «sermaye artırımlarının» taraflar arasında «yapılan protokole» aykırı olduğunu, müvekkilin dava konusu şirketteki hissesinin %11 olarak tesbit ve tesciline karar verilmesi gerekirken eksik hesaplanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirketteki hisselerini kendi rızasıyla diğer davalıya devrederek şirket ortaklığından ayrıldığından dava konusu «protokolün» tarafı olmayan davalı şirketin bu protokol ile ilgili bir hususta yargılamanın da tarafı olamayacağını, yargılama aşamasında ileri sürdükleri «husumet itirazları» dikkate alınmaksızın kurulan hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının hakkına dayanak kıldığı protokol tarihi olan 09.04.2002 tarihi dikkate alındığında dava tarihi itibarıyla 5 yıllık dava «zamanaşımı» süresinin dolduğunu, davacı ile diğer davalı muris arasında akdedilen protokolde "ruhsat alınmasını müteakip" hisselerin iadesinin sağlanabileceği ifadelerinin yer aldığı, ruhsatın 21.06.2002 tarihinde alındığı, söz konusu protokol «inançlı işlem» olarak nitelendirilecek olursa davanın ruhsatın alındığı 21.06.2002 tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde en geç 21.06.2012 tarihine kadar açılması gerektiğinden 14.01.2015 tarihinde açılan işbu davanın zamanaşımına uğradığı, mahkemece karara esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, «sermaye artırımlarına» katılmadığı için daha düşük oranda hissenin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/5139 E. , 2023/7581 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/54 Esas, 2021/969 Karar
DAVALILAR ... mirasçıları
1....
2....
3....
4. ... vekilleri
Avukat ...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Kısmen Kabul
KARAR DÜZELTME İSTEYEN Davacı vekili
Taraflar arasındaki anonim şirket ortaklığının tespiti ve tecili davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Gama ... Sağlık Hizmetleri A.Ş.'nin %11 hissedarı olduğunu, ortaklar arasında imzalanan 09.04.2002 tarihli protokol ile müvekkiline ait %11 hissenin davalı ... adına kayıtlı olması, ancak gerçekte tüm hakların müvekkiline ait olduğunun hükme bağlandığını, şirketin kuruluşundan beri müvekkiline kâr payı ödenmediğini, davalı şirketin sermaye artırımına gitmesi nedeniyle davalı ...’in 14.03.2012 tarihinde müvekkiline gönderdiği ihtarnamede müvekkilinin hisse oranının kabul edildiğini, sermaye artırımının müvekkilince kabul edilmediğini, müvekkiline usulüne uygun tebligat yapılmadan gerçekleştirilen sermaye artırımlarının müvekkili yönünden geçersiz olduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalı şirketin %11 hissesine sahip olduğunu tespiti ve hissedarlığın hükmen tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; işbu davada müvekkiline husumet düşmeyeceğinden davanın Ticaret Sicil Müdürlüğüne karşı açılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 126 ncı (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 147 nci maddesi) maddesi gereği zamanaşımı süresinin dolduğunu, Ticaret Sicil Müdürlüğünün davaya dahil edilmesi gerektiğini, davacının 29.03.2002 ve 01.04.2002 tarihli yönetim kurulu kararlarına istinaden hissesini kendi rızasıyla devredip ortaklıktan ayrıldığını ve bu durumun ticaret siciline işlendiğini, dava konusu protokolün tarafı olan ... kişileri bağlayacağını, müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, sermaye artımlarının usulüne uygun yapılıp sicile tescil edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu şirket hisselerinin davalı tarafından ... elden yönetilmesi ve temsil edilmesi için, dış ilişki açısından geçerli olmakla birlikte taraflar arasındaki iç ilişkide inanç esasına dayanan bir devir işlemi yapıldığı, davacının davalı şirketteki hissesini davalı ...’e devrettiği, bu devir işleminin şirket kayıtlarına işlendiği ve ilan edildiği, inançlı işlem protokolünden sonra davalı ...’in uhdesinde topladığı kimi hisseleri iade ettiği, ancak davacının hisselerinin uhdesinde kaldığı, sermaye artırımına iştirak etmediği için davacının bu hissesinin mahkemece benimsenen bilirkişi raporu ile dava tarihi itibariyle ulaştığı miktarın %5,258 olarak tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Gaziantep Ticaret Sicil Müdürlüğünün 20080 numarasında kayıtlı bulunan Gama ...
Sağlık Hizmetleri A.Ş.'ndeki %5,258 hissenin (5.258 adet) davacıya ait olduğunun tespitine, davalı ...'in vefatı sebebiyle mirasçılarına intikal eden bu hisselerin Gaziantep 4. Noterliğinin 14.09.2018 tarih 35839 yevmiye numaralı mirasçılık belgesi oranında mirasçılardan alınarak davacıya verilmesi ile pay defterine işlenmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 23.05.2023 tarihli ve 2022/3062 E., 2023/3210 K. sayılı kararıyla, Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili; davalı şirket ve ilişkili olduğu diğer şirketler hakkında açıklamalarda bulunarak, müvekkilinin sadece yalnızca nakdi sermaye artırımına karşı çıktığını, sermaye artırımının iç kaynaklardan karşılanmasını istediğini, müvekkilinin davalı şirketin %11 oranında ortağı olduğunu, ancak müvekkille ... arasındaki protokol uyarınca, yalnızca dış ilişkide geçerli olmak üzere, müvekkilinin paylarının ... tarafından yönetildiğini, şirket tarafından müvekkiline gönderilmiş usulüne uygun bir bildirim bulunmadığını, ...'ın 2010 yılındaki sermaye artırımına müvekkiline vekaleten katıldığını, dolayısıyla müvekkilinin de, sermaye artırım kararına dolaylı olarak katıldığını, ...'ın müvekkiline olan borcunun sermaye artırımının müvekkile düşen kısmından çok daha fazla olduğunu, müvekkilinin, ...'a veya davalı şirkete ödemesi gereken bir meblağ bulunmadığını, sermaye artırımından iki yıl sonra, 2012 yılında müvekkiline borçlu olmasına rağmen müvekkilinden sermaye artırımı için para istemesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin davalı şirket ve ...'...
kâr payı alacağı bulunduğunu, davalı şirketin hissedarı olduğu şirketlerin bir kısmı kâr payı dağıtmış olmasına rağmen müvekkiline dağıtılan kârdan hiçbir ödeme yapılmadığını, davalı şirketin sahibi olduğu işletmelerin, bağlı olduğu ortaklıkların ve hissedarı olduğu şirketlerin doğrudan ...'a ve üçüncü kişilere devredildiğini, müvekkiline bu devirlerden kaynaklı ödeme yapılmadığını, önceki bozma ilamında şirket sermayesinin dava tarihi itibariyle durumu incelenerek pay oranının belirlenmesi gerektiğinin belirtildiği, davalı şirketin, dava tarihinden önce sermaye azaltımına gittiğini, şirket sermayesinin artırımdan önceki durumdan daha düşük hale geldiğini, bilirkişi raporunda, davalı şirketin yalnızca sermaye artırımının dikkate alındığını ancak dava tarihinden önce yapılan sermaye azaltımının dikkate alınmadığını, dava tarihi itibariyle, şirketin sermayesi 1.400.000,00 TL olduğuna göre, müvekkilinin payının da aynı oranda artması gerektiğini, bilirkişilerin, yevmiye defteri, şirketin genel kurul defteri, ortaklar pay defteri ve sermaye durumunu incelemediklerini, müteveffa ...'in mirasçıları Günseli ve ...'in, miras yoluyla intikalen elde ettikleri payları, diğer mirasçı ...'e, muhtemelen göstermelik olarak devrettikleri, kararın icra edilebilirliği açısından, müvekkiline ait %11,50 oranındaki payın ...'ten alınarak müvekkili adına tesciline karar verilmesi gerektiğini, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek;
kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, anonim şirket ortaklığının tespiti ve tecili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
21.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1003490200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz