6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1003 E. 2023/7546 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetkili servis sözleşmesi servis sözleşmesi denkleştirme (portföy) tazminatı harca esas değer kıdem tazminatı portföy tazminatı haksız fesih i̇i̇k 266 ihtirazi kayıt nispi vekalet ücreti muafiyet kâr mahrumiyeti bayilik sözleşmesi münhasırlık ticari faiz 818 sayılı borçlar kanunu kazanılmış hak mahsup fesih ihbar ihtar fatura ıslah ihtarname yükleten (shipper) dahili dava vekalet ücreti avans faizi

Atıf yapılan mevzuat: BK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 17.09.2020 tarih, 2019/380 E. ve 2020/510 K. karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre davalı şirket tarafından sözleşmenin iki yıllık önel verilmeden bir yıl ... feshedilmesi gerekçesiyle davacının zararlarının tazmini talebinde bulunulabileceği, önceki kararda 205.000,00 TL portföy tazminatına hükmedildiği ve bu durumun davacı tarafından temyiz konusu yapılmadığı, davalı yönünden kazanılmış hak oluşturduğu, davacının 2005-2006-2007 yıllarında yapılan yatırım harcamaları toplamı 1.009.113,43 TL olduğu, davalı tarafından 20.12.2005 tarihli ihtarname ile müvekkilinin bayiliğinin 31.12.2006 tarihi itibariyle iptal edildiğinin bildirildiği, davacının sözleşmenin sona ereceğini bilmesine rağmen 2006 yılı yatırım harcamalarının yüksek miktarda arttığı ve 2007 yılında da devam ettiği, yatırım harcamalarının yapıldığı taşınmazın ... şirketine ait olduğu, davacı ile ... şirketinin 2010 yılında birleştiği, 01.10.2007 tarihinde dava konusu davacıya ait araç satışına yönelik olarak kullanılan taşınmazın dava dışı şirkete kiralandığı, 2006 yılı için zorunlu olan yatırım harcamalarının belirlenemediği, davacının sözleşmenin sona erdiğini bilerek yaptığı 2006 ve 2007 yılı yatırım harcamalarından davalının sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının 268.220,30 TL yatırım gideri ve 205.000 TL portföy (denkleştirme) tazminatı alacağı olmak üzere toplam 473.220,30 TL alacağının 25.000,00 TL'sine dava tarihinden, bakiyesine ıslah tarihi 13.10.2011 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi yürütülmek sureti ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 15.06.2022 tarih, 2020/8071 E. ve 2022/4887 K. sayılı kararıyla taraflar arasındaki sözleşme, davalı tarafça 20.12.2005 tarihli ihtarname ile 31.12.2006 tarihi itibariyle feshedildiği, davacı tarafça dosyaya sunulan fatura ve belgelerden de anlaşıldığı, davacı yan 2005-2006-2007 yıllarında da satış ofisi ve showroom için yatırım harcamaları yaptığı, her ne kadar davalı yan fesih ihtarı sonrası yapılan harcamaların kendisinden talep edilemeyeceğini savunmuş ise de, davacı taraf satış ve pazarlama müdürü ile davalı taraf İstanbul Bölge Ofisi yetkilisi arasında showroom test, reklam çalışması, mobilya siparişi, seramikler konu başlığı altında 2006 yılında çok sayıda e-mail yazışmalarının bulunduğu, mail içeriklerinden de görüleceği üzere Volan-Ankara showroomuyla ilgili yatırım planması yapıldığı, davacı tarafın bu harcamaları davalının bilgisi ve onayıyla yaptığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 31.12.2006 tarihi itibariyle sona ermiş olduğu, 2007 yılına ilişkin davacı yanın talepleri haklı görülmemiş ise de, 2006 yılı sonuna kadar sözleşme hüküm ve sonuçlarını doğurmaya devam ettiğinden 2006 yılında yapılan yatırım harcamalarının da davacı lehine hüküm altına alınması gerekirken, yazılı gerekçelerle yalnızca 2005 yılı harcamaları hesaplanarak hüküm kurulması doğru olmadığına işaret edilerek davacı yararına bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih, esas ve karar sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, benimsenen bilirkişi raporunda yıllara göre belirtilen 2005 yılı yatırım zararı 268.220,30 TL, 2006 yılı için 608.316,73 TL ve 2007 yılı için 129.310,40 TL olmak üzere toplam 1.005.847,43 TL miktar yönünden davanın ıslah edilmesi gerekse de bu miktar kabul edilerek verilen mahkemenin 2011/26 E. sayılı dosyasındaki kararın temyiz edilmemesi nedeniyle toplam miktar 1.005.847,43 TL olduğu ancak, bunun yıllara göre raporda ayrıştırıldığı ve ona göre ıslah edildiği dikkate alındığında davalı lehine kazanılmış hak oluşturduğu, 2006 yılı yatırım harcamalarına eklenen 3.266,00 TL toplam zarara dahil edilmeksizin 2005 yılı için hesap edilen 268.220,30 TL, 2006 yılı için 608.316,73 TL olmak üzere toplam 876.537,03 TL yönünden davacının yatırım harcamasına yönelik talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafından 2005, 2006, 2007, yıllarına ilişkin yatırım gideri ve portföy tazminatı için harca esas değer olarak gösterilen 25.000 TL ile 2005 yılına ilişkin yatırım gideri ve portföy tazminatı alacaklarının yapılan icra takipleri neticesinde davalı şirket tarafından ödenmiş olduğunu, bu alacakların İlk Derece Mahkemesinin 03.11.2022 tarihli kararında hükmedilen alacaklardan mahsup edilerek Yargıtay'ın bozma ilamı doğrultusunda kabul edilen ve 2006 yılı gideri olan 608.316,73 TL'nin 13.10.2011 tarihinde itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte müvekkili şirketten tahsili şeklinde hüküm kurularak, nispi vekalet ücretlerinin de bu miktar üzerinden hesaplanarak hüküm kurulması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, taraflar arasındaki oto satış bayiliği sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle tazminat talebi ve yapılan yatırım harcamalarının tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 2, 18, 19, 108 ve110 uncu maddeleri.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/8071 E. 2022/4887 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11719 E. 2011/4163 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/1003 E.  ,  2023/7546 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2022/603 Esas, 2022/680 Karar

DAVA TARİHİ

HÜKÜM

Kısmen kabul

Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile imzalanan sözleşme ile müvekkiline 03.03.2000 tarihinde Ankara Bölgesinde satış ve servis yapma hakkının verildiğini, davalı tarafın bayilik sözleşmesi ile ilgili kurumsal talepleri doğrultusunda plaza inşa edildiğini ve plazanın büyük maliyetlerle tefriş edildiğini, ancak davalının 1 Ocak 2007 tarihi itibariyle bayiliğin feshedildiğini bildirerek müvekkiline araç vermeyi kestiğini, fesih bildiriminin haksız olduğunu, zira fesih sürelerine riayet edilmediğini ileri sürerek bu sebeplerle müvekkilinin uğramış olduğu 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un (4054 sayılı Kanun) muafiyeti düzenleyen 5 ... maddesi kapsamında sektörü düzenleyen 1998/3 sayılı tebliğ doğrultusunda davalının iki senelik ihbar süresine uymaması sebebiyle 1 sene mahrum olduğu kazanç, haksız fesih nedeniyle çalışanların kıdem tazminatları, davalının Ankara bölgesinde tanınırlığının artırılması için harcanan giderler, davalının bayilik ilişkisini sürdürmek amacıyla zorunlu olarak yaptırdığı markaya özgü münhasırlık içeren yatırımların ve diğer maddi zararlarıyla birlikte uğranılan manevi zararın tazmini için fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik 25.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini arttırmıştır.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; yeniden yapılandırma amacı ile sözleşmenin 37 nci maddesinin üçüncü fıkrasına uygun olarak 1 yıllık feshi ihbar süresinde sözleşmelerin feshedildiğini, davacı şirketin fesihten dolayı ...'dan hiçbir talepte bulunmayacağını da açıkça beyan ve kabul ettiğini, davacının dava dilekçesinde genel ve soyut ifadelerle bahsettiği zarar iddiasının ... dışı olduğunu, davacıyla devam eden süreçte sadece yetkili servis sözleşmesi imzalandığı halde davacının bu sözleşme imzalanırken herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece 17.09.2020 tarih, 2019/380 E. ve 2020/510 K. karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre davalı şirket tarafından sözleşmenin iki yıllık önel verilmeden bir yıl ... feshedilmesi gerekçesiyle davacının zararlarının tazmini talebinde bulunulabileceği, önceki kararda 205.000,00 TL portföy tazminatına hükmedildiği ve bu durumun davacı tarafından temyiz konusu yapılmadığı, davalı yönünden kazanılmış hak oluşturduğu, davacının 2005-2006-2007 yıllarında yapılan yatırım harcamaları toplamı 1.009.113,43 TL olduğu, davalı tarafından 20.12.2005 tarihli ihtarname ile müvekkilinin bayiliğinin 31.12.2006 tarihi itibariyle iptal edildiğinin bildirildiği, davacının sözleşmenin sona ereceğini bilmesine rağmen 2006 yılı yatırım harcamalarının yüksek miktarda arttığı ve 2007 yılında da devam ettiği, yatırım harcamalarının yapıldığı taşınmazın ...

şirketine ait olduğu, davacı ile ... şirketinin 2010 yılında birleştiği, 01.10.2007 tarihinde dava konusu davacıya ait araç satışına yönelik olarak kullanılan taşınmazın dava dışı şirkete kiralandığı, 2006 yılı için zorunlu olan yatırım harcamalarının belirlenemediği, davacının sözleşmenin sona erdiğini bilerek yaptığı 2006 ve 2007 yılı yatırım harcamalarından davalının sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının 268.220,30 TL yatırım gideri ve 205.000 TL portföy (denkleştirme) tazminatı alacağı olmak üzere toplam 473.220,30 TL alacağının 25.000,00 TL'sine dava tarihinden, bakiyesine ıslah tarihi 13.10.2011 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi yürütülmek sureti ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 15.06.2022 tarih, 2020/8071 E. ve 2022/4887 K. sayılı kararıyla taraflar arasındaki sözleşme, davalı tarafça 20.12.2005 tarihli ihtarname ile 31.12.2006 tarihi itibariyle feshedildiği, davacı tarafça dosyaya sunulan fatura ve belgelerden de anlaşıldığı, davacı yan 2005-2006-2007 yıllarında da satış ofisi ve showroom için yatırım harcamaları yaptığı, her ne kadar davalı yan fesih ihtarı sonrası yapılan harcamaların kendisinden talep edilemeyeceğini savunmuş ise de, davacı taraf satış ve pazarlama müdürü ile davalı taraf İstanbul Bölge Ofisi yetkilisi arasında showroom test, reklam çalışması, mobilya siparişi, seramikler konu başlığı altında 2006 yılında çok sayıda e-mail yazışmalarının bulunduğu, mail içeriklerinden de görüleceği üzere Volan-Ankara showroomuyla ilgili yatırım planması yapıldığı, davacı tarafın bu harcamaları davalının bilgisi ve onayıyla yaptığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 31.12.2006 tarihi itibariyle sona ermiş olduğu, 2007 yılına ilişkin davacı yanın talepleri haklı görülmemiş ise de, 2006 yılı sonuna kadar sözleşme hüküm ve sonuçlarını doğurmaya devam ettiğinden 2006 yılında yapılan yatırım harcamalarının da davacı lehine hüküm altına alınması gerekirken, yazılı gerekçelerle yalnızca 2005 yılı harcamaları hesaplanarak hüküm kurulması doğru olmadığına işaret edilerek davacı yararına bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih, esas ve karar sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, benimsenen bilirkişi raporunda yıllara göre belirtilen 2005 yılı yatırım zararı 268.220,30 TL, 2006 yılı için 608.316,73 TL ve 2007 yılı için 129.310,40 TL olmak üzere toplam 1.005.847,43 TL miktar yönünden davanın ıslah edilmesi gerekse de bu miktar kabul edilerek verilen mahkemenin 2011/26 E. sayılı dosyasındaki kararın temyiz edilmemesi nedeniyle toplam miktar 1.005.847,43 TL olduğu ancak, bunun yıllara göre raporda ayrıştırıldığı ve ona göre ıslah edildiği dikkate alındığında davalı lehine kazanılmış hak oluşturduğu, 2006 yılı yatırım harcamalarına eklenen 3.266,00 TL toplam zarara dahil edilmeksizin 2005 yılı için hesap edilen 268.220,30 TL, 2006 yılı için 608.316,73 TL olmak üzere toplam 876.537,03 TL yönünden davacının yatırım harcamasına yönelik talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafından 2005, 2006, 2007, yıllarına ilişkin yatırım gideri ve portföy tazminatı için harca esas değer olarak gösterilen 25.000 TL ile 2005 yılına ilişkin yatırım gideri ve portföy tazminatı alacaklarının yapılan icra takipleri neticesinde davalı şirket tarafından ödenmiş olduğunu, bu alacakların İlk Derece Mahkemesinin 03.11.2022 tarihli kararında hükmedilen alacaklardan mahsup edilerek Yargıtay'ın bozma ilamı doğrultusunda kabul edilen ve 2006 yılı gideri olan 608.316,73 TL'nin 13.10.2011 tarihinde itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte müvekkili şirketten tahsili şeklinde hüküm kurularak, nispi vekalet ücretlerinin de bu miktar üzerinden hesaplanarak hüküm kurulması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, taraflar arasındaki oto satış bayiliği sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle tazminat talebi ve yapılan yatırım harcamalarının tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 2, 18, 19, 108 ve110 uncu maddeleri.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1003480000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.