6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kâr payı dağıtım kararı iptal edilince kâr payı fark alacağının konusuz kalması

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3722 E. 2023/7306 K. ·

Karar düzeltme istemi reddedildiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali kâr payı konusuz kalma sözleşmelerin nisbiliği UFRS / SPK muhasebe standartları karar düzeltme

Gerekçe özeti

Kâr payı dağıtımına ilişkin genel kurul kararı iyi niyet kurallarına aykırılık nedeniyle iptal edilince, buna dayalı dağıtım kararı hükümsüz hâle gelir; kâr payını yeniden belirlemek şirket genel kurulunun münhasır yetkisinde olduğundan mahkeme şirket yerine geçip kâr payı belirleyemez ve kâr payı fark alacağı talebi konusuz kalır.

Ele alınan sorunlar

Karar düzeltme isteminin reddi → ret

İddia: Temettü alacaklarının hesaplanması gerektiği (davacı); davanın pasif husumet yokluğundan reddi, kâr payı taleplerinin tefriki ve bilançonun UFRS'ye göre düzenlenmesinin SPK tebliğine aykırı olmadığı (davalı) yolundaki karar düzeltme sebepleri.

Gerekçe: Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin 1086 sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesinde sayılan hâllerden hiçbirini içermeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Genel kurul kararının iptali ve kâr payı fark alacağının konusuz kalması → kısmi kabul

İddia: 2005 yılı mali tablolarının yıl içinde SPK Seri XI No:25 tebliğinden UFRS sistemine geçilerek daha az kâr payı ödenmesi amacıyla değiştirildiği, 30.03.2006 tarihli genel kurul kararının iptali ile kâr payı fark tutarının tahsili gerektiği.

Gerekçe: Davalı şirketin 30.03.2006 tarihli genel kurulunda 2005 yılı bilançosu ve kâr-zarar hesaplarının tasdiki ile kârın taksim ve tevziine ilişkin karar, iyi niyet kurallarına uygun düşmediğinden iptal edilmiştir. Kâr payı fark tutarı alacağı yönünden ise; kâr payı dağıtımına ilişkin genel kurul kararı iptal edilmekle alınan dağıtım kararı hükümsüz hâle gelir, kâr payını yeniden belirleme yetkisi şirket genel kuruluna ait olup mahkeme şirket yerine geçerek bu hususta karar veremeyeceğinden, alacak talebi konusuz kalmıştır ve bu yönden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi yerindedir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Kâr payı dağıtım kararının iptaliyle kâr payı fark alacağı davasının konusuz kalacağı ve mahkemenin şirket genel kurulu yerine geçip kâr payı belirleyemeyeceği yönünden emsal niteliktedir.

Atıf yapılan mevzuat: 1086 sayılı Kanun — 1086 sayılı Kanun 4401086 sayılı Kanun 442 · Sermaye Piyasası Kurulu Seri: XI, No: 25 sayılı Tebliği

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/3722 E.  ,  2023/7306 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2019/418 Esas, 2021/928 Karar

... ... ...

DAVA TARİHİ

HÜKÜM

Kabul-Karar verilmesine yer olmadığına

KARAR DÜZELTME İSTEYEN Taraf vekilleri

Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali ve kâr payı farkının tahsili davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın genel kurul kararının iptali talebi yönünden kabulüne, alacak talebi yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.

Taraf vekilleri tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; Özelleştirme Yüksek Kurulunun 01.12.2005 tarih ve 140 sayılı kararına istinaden müvekkilinin davalı şirketteki %46,12 oranındaki hissesi, müvekkili ile dava dışı Ataer Holding A.Ş. arasında imzalanan sözleşme ile anılan şirkete devredildiğini, ihale şartnamesinin 25.14 ve 27.02.2006 tarihli hisse satış sözleşmesinin 6 ncı maddeleri uyarınca davalı şirketin 2005 yılı kâr payının müvekkiline ait olacağını, davalı şirketin 2005 yılı 3, 6 ve 9 uncu ayları mali tablolarının Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) Seri=XI No=25 sayılı tebliğine göre hazırlanıp 01 Ocak - 30 Eylül 2005 dönem kârı 347.294.543,00 TL olarak açıklanmışken, 12 aylık mali tablolarının Uluslararası Finansal Raporlama Standardı'na göre (UFRS) hazırlanıp 01 Ocak-31 Aralık 2005 dönemi net kârının 193.392.407,00 TL olarak açıklandığını, 2005 yılı bilanço ve kâr-zarar hesaplarının müvekkilinin muhalefetine rağmen 30.03.2006 tarihli genel kurul toplantısında kabul edildiğini, hesaplama sisteminin yıl içinde müvekkiline daha az kâr payı ödenmesi amacıyla değiştirildiğini ileri sürerek 30.03.2006 tarihli genel kurul kararının iptalini, 35.673.249,00 TL kâr payı fark tutarının temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin hisselerini devralan Ataer A.Ş'nin ihale bedelini ödemek için bir kısmı yabancı bankalardan olmak üzere kredi kullandığını, bu nedenle mali tabloların UFRS sistemine uygun şekilde hazırlamak zorunda olduğunu, SPK tarafından da 07.03.2006 tarih 3483 sayılı yazı ile müvekkilinin 2005 yılı mali tablolarının SPK'nın Seri=XI No=25 sayılı tebliği yerine UFRS sistemine göre hazırlanmasına izin verildiğini, aslında yürürlükteki mevzuat uyarınca böyle bir iznin alınmasının zorunlu da olmadığını, UFRS sisteminin şirketlerin yararına olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.T. Kalkınma Bankası A.Ş. vekili davaya müdahale talebinde bulunmuştur.

III. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A.Mahkemece Verilen Karar

Mahkemenin 26.06.2015 tarih, 2011/551 E. ve 2015/567 K. sayılı kararı ile davalının 31.12.2005 tarihli bilançosunu UFRS'na göre düzenlemesinin SPK tebliğine uygun olduğu, genel kurul kararının iptali koşullarının oluşmadığı, davacının üçüncü kişi ile yapmış olduğu sözleşme hükümlerinin sözleşmelerin nisbiliği ilkesi olarak sözleşmenin karşı yanı için bağlayıcı olacağı, sözleşmenin tarafı olmayan davalı için söz konusu sözleşme hükmünün bağlayıcılığından söz edilemeyeceği, davalıya karşı sadece şirket ortaklığından kaynaklanan haklara dayalı olarak genel kurul kararının kanun, ana sözleşme ve iyi niyet kaidelerine aykırılığı ileri sürülerek talepte bulunulabileceği ve bu şartların mevcut olmadığı, davacının, bir mağduriyeti söz konusu ise bunu akidi nezdinde araması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 24.05.2017 tarih, 2015/15771 E. ve 2017/3040 K. sayılı kararı ile uyulan bozma ilamı doğrultusunda idari yargı davalarının sonucu dikkate alınarak ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın bozma ilamında belirlenen eksik hususlar çerçevesinde tartışılarak değerlendirilmesi, gerektiğinde buna ilişkin yeniden uzman bir heyetten bilirkişi raporu alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verilmesinin doğru olmadığına işaret edilerek karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iptale konu davalı şirketin 30.03.2006 tarihli genel kurulu gündeminin 4 üncü maddesinde alınan “2005 yılı bilançosu ve kâr-zarar hesaplarının tasdiki” ile aynı madde içerisinde müteakiben alınan “2005 yılı kârının taksim ve tevzii konusunda 150.581.650,00 YTL dağıtılabilir net dönem kârı üzerinden (1. bendinde alınan ) “şirket hissedarlarına 1. temettü olarak "061 oranında olmak üzere 91.854.806,00 YTL'nin SPK mevzuatı esaslarına göre dağıtılmasına” ilişkin genel kurul kararının; iyi niyet kurallarına uygun düşmediği gerekçesiyle davanın genel kurul kararının iptali talebi yönünden kabulü ile davalı şirketin 30.03.2006 tarihli genel kurul kararının iptaline, kâr payı fark tutarı alacağı yönünden ise kâr payı dağıtımına ilişkin genel kurul kararı iptal edilmekle alınan kâr payı dağıtım kararının hükümsüz hale geldiği, şirket genel kurulunun yeniden genel kurul toplantısı yaparak kâr payını belirlemesi gerektiği, mahkemece şirket yerine geçerek bu hususta karar verilemeyeceği gerekçesiyle kâr payı fark tutarı alacağı yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A.Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Yargıtay Kararı

Dairenin 18.01.2023 tarihli ve 2022/5946 E., 2023/338 K. sayılı kararıyla, uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.

V. KARAR DÜZELTME

A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran

Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; temettü alacaklarının da hesaplanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacının kâr payına yönelik taleplerinin tefrik edilmesi gerektiğini, 31.12.2005 tarihli bilançonun UFRS'na göre düzenlemesinin SPK tebliğine aykırı olmadığını, gerekçenin çelişkiler içerdiğini, dosyadaki önceki tarihli bilirkişi raporları ile uzman görüşlerinin hep birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, genel kurul kararının iptali ve kâr payı farkının tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun ( 1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.

2. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 327 nci, 360 ıncı ve devamı maddeleri ile 539 uncu maddesi, SPK'nın Seri XI, No: 25 sayılı “Sermaye Piyasalarında Muhasebe Standartları Hakkında Tebliği, SPK'nın Seri: XI, No: 27 sayılı Sermaye Piyasasında Muhasebe Standartları Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliği.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Taraf vekillerinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,

Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,

3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00' ... TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyelerden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,

12.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1003370300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.