6102TTK Türk Ticaret Kanunu

TTK 436/1 oy yasağı: hakim ortağın şirketleri de oy kullanamaz

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi 2022/2357 E. 2026/103 K. · 22.01.2026 · istinaf başvurusunun esastan reddi · temyiz yolu açık

Kural

Yönetim kurulu üyelerine TTK 395 ve 396 kapsamındaki (şirketle işlem yapma/şirkete borçlanma ve rekabet) yasaklardan izin verilmesine ilişkin genel kurul kararı, kişisel nitelikte bir işe ilişkin olup TTK 436/1 oy yasağı kapsamındadır. Bu oylamada pay sahibi kendisi, eşi, alt-üst soyu ile bunların ortağı olduğu şahıs şirketleri ve hakimiyetleri altındaki sermaye şirketleri oy kullanamaz; yönetim kurulu üyesi ortağın hakimiyetindeki ortak sermaye şirketleri de oylamaya katılamaz. Oydan yoksun bu paylar dışlandığında karar gerekli çoğunlukla alınamamışsa, alınmamış (kabul edilmemiş) sayılır ve iptali gerekir.

Ele alınan meseleler

Yönetim kurulu üyesine TTK 395-396 izni veren genel kurul kararında (rekabet yasağının kaldırılması) TTK 436/1 oy yasağı ve nisap

8 no'lu genel kurul kararı, yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395 (şirketle işlem yapma, şirkete borçlanma yasağı) ve 396 (rekabet yasağı) maddelerinde belirtilen izinlerin verilmesine ilişkindir. TTK 436/1 uyarınca pay sahibi; kendisi, eşi, alt ve üst soyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hakimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikteki bir işe/işleme veya bir yargı kurumundaki davaya ilişkin müzakerelerde oy kullanamaz. Bu izin kişisel nitelikte bir işe ilişkin olduğundan oylamaya, tek yönetim kurulu üyesi olarak seçilen ortak ile onun annesi olan davacı katılamaz. Söz konusu yönetim kurulu üyesi ortağın, oy kullanan diğer ortak sermaye şirketleri üzerindeki hakimiyeti (yönetim kurulu başkanlığı/münferit temsil, hakim ortaklık) gözetildiğinde, bu şirketlerin de oylamaya katılamayacakları kabul edilmelidir. Bu oylar dışlandığında, geriye kalan ve karara ret oyu veren ortağın oyu karşısında kararın gerekli çoğunlukla alınamadığı (kabul edilmediği) anlaşılır. Bu tespitleri içeren bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile 8 no'lu karara ilişkin iptal hükmünde isabetsizlik bulunmadığından istinaf başvurusu esastan reddedilir.

Sonuç: kabul

Kavramlar: oydan yoksunluk, kişisel nitelikte iş, hakimiyet altındaki sermaye şirketleri, rekabet yasağı, şirketle işlem yapma / şirkete borçlanma yasağı, genel kurul kararının iptali, toplantı ve karar nisabı, hakim ortak

Emsal değeri: Yönetim kurulu üyesine TTK 395-396 izni veren genel kurul kararının TTK 436/1 anlamında kişisel nitelikte iş sayılması ve bu oylamada yalnız ilgili pay sahibi ile yakınlarının değil, o pay sahibinin hakimiyeti altındaki ortak sermaye şirketlerinin de oy kullanamayacağı; oydan yoksun paylar dışlanınca çoğunluğu oluşmayan kararın iptal edilmesi gerektiği yönünden emsal değer taşır.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/2357

KARAR NO 2026/103 TÜRK MİLLETİ ADINA — İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 15/10/2020

NUMARASI 2015/952 Esas - 2020/592 Karar

DAVA

Genel Kurul Kararının İptali

DAVA TARİHİ 25/12/2015

İSTİNAF KARAR TARİHİ 22/01/2026

Davanın kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin oğlu ve şirketin yönetim kurulu başkanı ...'nin hem davalı hem de dava dışı grup şirketlerin çoğunluk hissedarı olduğunu, müvekkilinin eşinin vefatından sonra oğlunun şirketlerdeki usulsüzlüklerle hissesini artırdığını, diğer ortakların hisselerini azalttığını; kendi menfaatini şirketin önünde tuttuğunu, rekabet yasağını kaldıran kararlar aldığını; haksız olarak kar dağıtılmadığını; şirketi kağıt üzerinde borçlandırdığını; müvekkilinin bilgi alma ve inceleme haklarının kullandırılmadığını; şirketin 28/09/2015 tarihli olağan genel kurul toplantısının 2. maddesindeki faaliyet raporunun gerçeği yansıtmadığından iptalini istediklerini;

4. maddede kabul edilmiş bilanço ve gelir tablolarının usulsüz kayıtlara dayandığını ve belirsizlikler içerdiğini;

5. maddesindeki denetçi seçiminin iptali gerektiğini; şirketin hakim ortağının ve hakim ortağın yönetim kurulu başkanlığını yaptığı ortak diğer şirketlerin oylarıyla genel kurul kararlarının alındığını, bu oy şeklinin kanuna karşı hile teşkil ettiğini, yönetim kurulu üyelerinin kendileriyle ilgili kararlarda TTK 436 vd. maddelerine göre oy kullanamayacağını, fakat adı geçen hakim ortağın kendisi ve davalı şirkete ortak ettiği şirketler suretiyle oy kullanarak istediği kararı iyiniyet kurallarına aykırı olarak alabildiğini; aynı surette toplantının 8. maddesinde şirketi zarar uğratmak maksadıyla şirketle işlem yapma ve rekabet yasağının kaldırıldığını; kararlara karşı ret oyu kullanılarak muhalefetin tutanağa yazdırıldığını ileri sürerek, davalı şirketin 28/09/2015 tarihli genel kurul toplantısında alınmış 4, 5, 6, 8 ve 9.

maddedeki kararların ve hisselerin yanlış gösterildiği hazirun cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, 28/09/2015 tarihli toplantıda alınmış kararların kanuna uygun olduğunu, şirket defter ve kayıtlarının toplantıdan 15 gün önce şirket merkezinde incelemeye sunulduğunu, müvekkili şirketin pay sahibi yönetim kurulu başkanının toplantıya katılma ve oy kullanma hakkı bulunduğunu ve davacının iddialarının dayanaksız olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, genel kurulun 4. maddesindeki tabloların oy çokluğuyla kabulü;

5. maddesindeki denetçi seçimi;

6. maddesindeki şirket yönetim kurulu üyeliğine 3 yıl süreyle görev yapmak üzere ...'nin seçimi;

9. maddesindeki "kanunun emrettiği yedek akçe ayrıldıktan sonra kârın şirket hissedarlarına dağıtılması konusunda hassasiyet gösterilmesi şeklindeki ifade"ye yönelik kararların iptalini gerektiren bir sebebin bulunmadığı;

8. maddesinde rekabet yasağının kaldırılmasına karar verildiği, şirketle işlem yapma ve şirkete borçlanma yasağına ilişkin TTK'nın 395. maddesinde şirketle işlem yapma ve şirkete borçlanma yasağının ve 396. maddesinde de rekabet yasağının düzenlendiği, dosya kapsamına ve bilirkişi raporuna göre yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin alınan gündemin 8.maddesi kapsamındaki rekabet yasağının kaldırılmasına dair düzenlemenin TTK 395 ve 396'ya aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 28/09/2015 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararlardan yönetim kurulu üyelerine TTK 395 ve 396. maddelerinde yazılı muamele ve işleri ifa hususunda yetki ve izin verilmesine ilişkin tutanağın 8 nolu maddesine konu kararın iptaline;

diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili, kararın gerekçesiz olduğunu; davacının yine başka bir grup şirketi için açtığı davada aynı kapsamda verilmiş iptal kararının Yargıtay 11. HD'nin 2014/685 E., 2014/8941 K. Sayılı ve 12/05/2014 tarihli ilamıyla bozulduğunu, sonrasında mahkemece verilmiş kararın onandığını; başka bir davada da ret kararı verildiğini; davalı şirketin paydaşı olan davacının alınan her genel kurul kararına muhalefet ettiğini ve iptal davası açtığı düşünüldüğünde müvekkil şirketin ticari hayatta rol alma şansı kalmayacağını; müvekkilinin paydaş yapısına bakıldığında rekabet yasağının kaldırılması TTK 436 kapsamında değerlendirilirse, aile şirketi özelliği taşıdığından kişisel nitelikteki hiçbir kararda paydaşlar oy kullanamayacaklarını;

somut olayda paydaşların kendi şirketleri hakkında rekabet yasağı getirilmesinin gerekçesi olan yasağa aykırı işlemleri yapmak için bir çıkarı bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davalı şirketin 28/09/2015 tarihli olağan genel kurulu toplantısında alınmış kararların iptali istemine ilişkindir.Mahkemece TTK'nın 395 ve 396. maddelerine göre yöneticilerin rekabet yasağının kaldırılmasına ilişkin kararın iptaline karar verilmiş, diğer maddelere ilişkin istem reddedilmiştir. Karar davalı tarafından istinaf edilmiştir.TTK'nın "Şirketle işlem yapma, şirkete borçlanma yasağı"başlıklı 395. maddesinin 1. fıkrası "Yönetim kurulu üyesi, genel kuruldan izin almadan, şirketle kendisi veya başkası adına herhangi bir işlem yapamaz; aksi hâlde, şirket yapılan işlemin batıl olduğunu ileri sürebilir. Diğer taraf böyle bir iddiada bulunamaz." ve "Rekabet yasağı" başlıklı 396. maddesinin 1.

fıkrası "Yönetim kurulu üyelerinden biri, genel kurulun iznini almaksızın, şirketin işletme konusuna giren ticari iş türünden bir işlemi kendi veya başkası hesabına yapamayacağı gibi, aynı tür ticari işlerle uğraşan bir şirkete sorumluluğu sınırsız ortak sıfatıyla da giremez. Bu hükme aykırı harekette bulunan yönetim kurulu üyelerinden şirket tazminat istemekte veya tazminat yerine yapılan işlemi şirket adına yapılmış saymakta ve üçüncü kişiler hesabına yapılan sözleşmelerden doğan menfaatlerin şirkete ait olduğunu dava etmekte serbesttir." şeklinde düzenlenmiştir.8 no'lu karar yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395 ve 396. maddelerinde belirtilen izinlerin verilmesine ilişkin olup karar davacının 3.046.872 ret (davacı ve dava dışı ...) oyuna karşılık 61.953.128 oyla alınmıştır.

Söz konusu toplantıda ortak ... tek kişilik yönetim kurulunun üyesi seçilmiştir. Oylamada, toplantıda 6 ortağa ait 65.000.000 hissenin tamamı, temsil edilmiştir. Şirket ortakları, ... AŞ'nin 56.328.125, ... ...AŞ'nin 2.500.000, ...'nin 1.625.003, ... AŞ'nin 1.500.000, ...'nin 1.828.122 ve davacı ...'nin 1.218.750 adet hissesi bulunmaktadır. TTK. 436/1. maddesi uyarınca, pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamaz. Buna göre oylamaya dava dışı ortak yönetim kurulu üyesi ...

ile annesi davacı ... katılamayacaktır. Yönetim kurulu üyesi ortak ..., diğer ortaklar ... AŞ ile ... ... AŞ'nin yönetim kurulu başkanı ve münferit temsilcisi, diğer ortak ... ...AŞ'nin yönetim kurulu başkanı ve hakim ortağıdır. Adı geçen tek yönetim kurulu üyesinin söz konusu ortak şirketlerdeki hakimiyeti gözetildiğinde bu şirketlerin de, oylamaya katılamayacakları kabul edilmelidir. Geriye kalan ortak 1.828.122 hisse sahibi ... de karara ret oyu kullandığından, söz konusu kararın alınamadığı yani kabul edilmediği anlaşılmıştır. Bu tespitlere yer verilmiş bilirkişi raporuna göre mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kısmen kabulü ile şirketle işlem yapma, şirkete borçlanma ve rekabet yasağına ilişkin genel kurulun 8 nolu gündem maddesine ilişkin kararın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 651,30-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 35-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 22/01/2026

İlişkili maddeler

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/istanbul-bam-12-hukuk-dairesi-2022-2357-2026-103 — erişim: 20.07.2026

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.