6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yönetici sorumluluğu davasında genel kurul kararı tamamlanabilir dava şartıdır

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi 2026/491 E. 2026/1008 K. · 02.06.2026 · kaldırıp gönderme (HMK 353/1-a) · kesin

Kural

Anonim şirket yönetim kurulu üyesinin bu sıfatından doğan sorumluluğuna dayalı olarak açılan tazminat/alacak davasında, TTK 408/1, 553/1 ve 479/3-c uyarınca dava açılabilmesi için şirket genel kurulunca karar alınması gerekir; bu tamamlanabilir dava şartı olduğundan, karar bulunmadan açılan davada davacıya genel kurul kararı alınıp ibraz edilmesi için makul süre verilmeli, ayrıca davalıya isnat edilen eylemlerin yöneticilik dönemine ilişkin olup olmadığı araştırılmalıdır. Bu eksiklikler giderilmeden esasa girilerek verilen karar, dava şartı yönünden ve eksik inceleme nedeniyle kaldırılarak dosya yeniden görülmek üzere mahkemesine gönderilir.

Ele alınan meseleler

Anonim şirket yöneticisi aleyhine sorumluluk davasında genel kurul kararı (tamamlanabilir dava şartı)

Davalının, davacı şirketin ana sözleşmesindeki ilk yönetim kurulu üyesi olduğu ticaret sicil gazetesinden anlaşılmakta; davacının talebi de davalının bu sıfatından doğan yönetici sorumluluğuna dayanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 408/1, 553/1 ve 479/3-c maddeleri gereği anonim şirket yöneticisi hakkında sorumluluk davası açılabilmesi için şirket genel kurulunda bu yönde karar alınması gerekir; bu husus tamamlanabilir dava şartı niteliğindedir. Genel kurul kararı alınmadan dava açılması halinde davacı tarafa, genel kurulun toplanıp karar alabileceği makul bir süre verilip kararın ibrazı sağlanarak sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Yargılama sırasında genel kurulca alınmış böyle bir karar ibraz edilmediğinden, dava şartı tamamlattırılmadan esasa girilerek karar verilmesi hatalıdır.

Sonuç: kabul

İsnat edilen eylemlerin yöneticilik dönemine ilişkin olup olmadığının araştırılmaması (eksik inceleme)

Davalıya izafe edilen eylemlerin, onun yönetim kurulu üyesi olduğu döneme ilişkin olup olmadığı yönünden ilk derece mahkemesince hiçbir değerlendirme yapılmamıştır. Sorumluluğun dayanağı ile isnat edilen eylemlerin dönemsel ilişkisi araştırılmadan hüküm kurulması eksik incelemeye dayanmaktadır.

Sonuç: kabul

Kavramlar: tamamlanabilir dava şartı, anonim şirket yönetici sorumluluğu, genel kurulun dava izni (kararı, eksik inceleme

Emsal değeri: Anonim şirket yönetim kurulu üyesi aleyhine yönetici sorumluluğuna dayalı dava açılabilmesi için genel kurul kararı gerektiği ve bunun tamamlanabilir dava şartı olarak süre verilerek giderilmesi gerektiği yönünden bölgesel-ikna edici emsal değeri taşır.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2026/491

KARAR NO 2026/1008 TÜRK MİLLETİ ADINA — İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 21/01/2026

NUMARASI 2024/57 Esas - 2026/57 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

DAVA TARİHİ 07/06/2021

İSTİNAF KARAR TARİHİ 02/06/2026

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesi ve 04/06/2024 tarihli ıslah dilekçesinde; davalının, müvekkili şirket çalışanı olduğunu çalıştığı dönem itibariyle şirketteki usulsüz eylem ve işlemleriyle (şirkete ait altın, para gibi mal kaçırması nedeniyle) müvekkili şirketin zararına sebebiyet verdiğini, iş bu eylemi nedeniyle İstanbul 58. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/380 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda güveni kötüye kullanma eylemi nedeniyle mahkumiyetine karar verildiğini,kararın istinaf incelemesinde geçmek suretiyle kesinleştiğini, davalının müvekkili şirkete verdiği zararın bir kısmının sigorta şirketi tarafından karşılandığını, ancak karşılanmayan 116.541,63-USD nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını, davacının talep ettiği alacağın ödenmesini gerektirir herhangi bir eyleminin söz konusu olmadığını, ayrıca ceza mahkemesi kararına yönelik CMK.308/a maddesi kapsamında itirazda bulunduklarını bu nedenlerle yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine kararı verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; bilirkişi raporunda; davalının emniyeti suiistimal eylemi sonucunda sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin mahsubundan sonra davacının karşılanmayan zararının 116.541,63-USD olduğunu belirttiklerini, mahkemece düzenlenen bilirkişi raporu yeterli görülerek hükme esas alındığını, her ne kadar davalı taraf güveni kötüye kullanma eylemlerinde bulunmadığını savunmuş ise de kesinleşen karar ile davalının güveni kötüye kullanma eylemi nedeniyle mahkumiyetine karar verildiği,mahkumiyet kararının mahkeme yönünden bağlayıcı olduğu, davanın kabulü ile; 116.541,63-USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; müvekkili davalının şirketin kurucu ortaklarıyla çalışmaya başladığı dönemden itibaren sorumluluk bilinciyle hareket etmesinden dolayı, davacı şirketde yönetim kurulunda görevlendirildiğini, mahkumiyet kararının İstanbul BAM 22. CD'nin 2018/2591 E. 2018/3074 K. sayılı dosyasında onandığını,ortaya çıkan yeni deliller nedeniyle "İnfazın Durdurulması" talebiyle birlikte CMK 308/A kapsamında başvuruda bulunulduğunu, müvekkilinin şirketi temsile münferit imza ile yetkili olduğunu, şirket adına ... işlemleri yapmaya yetkili olduğunu, gerçekleştirilen ... işlemlerinin şirket patronu ...'ın bilgisinde olduğunu, müvekkilin gerçekleştirdiği ... işlemleri sonucunda şirketin maddi kayba uğradığını,davacı işyerinde yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde, günlük 1-1,5 milyon USD tutarında işlem hacimleri oluştuğunu,bilirkişi raporunda yapılan incelemede yalnızca ceza dosyasına sunulan evrakların incelendiğini, TBKnın 74/2 maddesinde ;

"Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz." hükmü uyarınca bilirkişilerin delilleri ayrı bir değerlendirmeye tabi tutması gerektiğini, davacı şirket ortağı ...'ın, İstanbul C Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada tutuklandığını, müvekkilinin hukuka aykırı iddialarla borçlu duruma getirildiğini, ceza dosyasında yeni bir durum ortaya çıkmakla kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava;davalı hakkında şirketi zarara uğrattığı iddiasıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istenilmiş iken ıslah yoluyla alacak istemine ilişkindir. Somut olayda; davalının şirkete ait varlıkları mal edinmekten dolayı mahkumiyet kararı verildiği ileri sürülerek ; sigorta tarafından karşılanan bedelin mahsubundan sonra kalan miktarın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Davalı davacı şirkette yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını beyan etmekte; İş mahkemesince verilen görevsizlik kararında " davacının şirket yönetiminde bulunduğunda, yaptığı işlemler neticesinde şirketi zarara uğrattığına dair şirket tarafından zararın tazminine ilişkin takip başlatıldığı,"denilerek görevsizlik kararı verildiği,davalının cevap dilekçesi ekinde sunulan 10 ekim 2013 tarihli ...

sayılı ticaret sicil gazetesinde davalının davacı şirketin ana sözleşmesinde ilk yönetim kurulu üyesi olduğu anlaşılmaktadır. Davalıya izafe edilen eylemlerin yönetim kurulu üyesi olduğu döneme ilişkin olup olmadığı yönünden mahkemece hiç bir değerlendirme yapılmamıştır. Davacının talebinin yönetici sorumluluğuna dayanması nedeniyle,6102 sayılı TTK'nın 408/1, 553/1ve 479/3-c maddeleri gereği, anonim şirket yöneticisi olan davalı hakkında sorumluluk davası açılabilmesi için, şirket genel kurulunda karar alınması gerekmekte olup, bu husus tamamlanabilir dava şartı niteliğindedir.Genel kurul kararı alınmadan dava açılması halinde, davacı tarafa genel kurul kararı alınarak ibrazı için süre verilerek sonucuna göre karar verilmelidir.

Yargılama sırasında şirket genel kurulunda bu yönde alınmış bir karar ibraz edilmemiştir. Bu durumda davalı aleyhine yönetici sorumluluğuna dayalı dava açılması konusunda davacı şirket genel kurulunda karar alınarak kararın dosyaya ibrazı hususunda, davacı vekiline genel kurulun toplanıp karar alabileceği makul bir süre verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile diğer istinaf nedenleri incelenmeksizin kararın kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/01/2026 Tarih 2024/57 Esas - 2026/57 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Yatırılan 15.722,89-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/06/2026

İlişkili maddeler

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/istanbul-bam-12-hukuk-dairesi-2026-491-2026-1008 — erişim: 20.07.2026

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.