İbra kararında oydan yasaklılık: kendi oyuyla ibra geçersizdir
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi 2026/321 E. 2026/401 K. · 05.03.2026 · istinaf başvurusunun esastan reddi · temyiz yolu açık
Kural
Yönetim kurulu üyesi olan pay sahibi, kendi ibrasına ilişkin genel kurul oylamasında TTK 436 gereği oydan yasaklıdır; bu yasak TTK 424 kapsamındaki örtülü ibrayı da kapsar (bilanço onayı ile ibra ayrı gündem maddesiyse bilanço onayı bu yasağın dışındadır). Oydan yasaklı üyenin oyları hesaba katılmadığında ibrayı sağlayacak geçerli olumlu oy kalmıyorsa, gerekli nisap oluşmadan alınan ibra kararı geçersizdir ve iptal edilir.
Ele alınan meseleler
Yönetim kurulu üyesinin kendi oylarıyla ibrasının geçerliliği (oydan yasaklılık)
TTK 436. maddesi uyarınca pay sahipleri, kendisi, eşi, alt-üst soyu veya bunların ortağı olduğu şirketler ile aralarındaki kişisel işe, işleme veya davaya konu müzakerelerde oy kullanamaz; şirket işlerinin görülmesine herhangi bir suretle katılmış olanlar da yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin kararlarda oy kullanamaz. Bu oydan yasaklılık yalnız açık ibrada değil, TTK 424 uyarınca örtülü ibra kararlarında da uygulanır. Ancak bilançonun onaylanması ile ibra ayrı ayrı gündem maddelerini oluşturuyorsa bilançonun onayı ibra anlamına gelmeyeceğinden, ibra oylamasında oydan yasaklı kişiler bilanço onayında oy kullanabilir. Somut olayda iki ortaklı şirkette payların büyük çoğunluğu yönetim kurulu üyesi ortağa, kalanı davacıya ait olup, genel kurul tutanağına göre yönetim kurulu üyesi ortak oy çokluğuyla ibra edilmiş, davacı ise ibra oylamasında ret oyu kullanmıştır. Yönetim kurulu üyesi ortak kendi ibrasında oydan yasaklı olduğundan, onun oyları hariç tutulduğunda ibra kararının alınmasına yarayacak geçerli bir olumlu oy kalmamaktadır; bu nedenle gerekli nisap sağlanmadan alınan ibra kararı geçersizdir ve iptaline karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.
Sonuç: ret
Kavramlar: oydan yoksunluk (oydan yasaklılık, yönetim kurulu üyesinin ibrası, örtülü ibra, genel kurul kararının iptali, karar nisabı
Emsal değeri: İki ortaklı şirkette yönetim kurulu üyesi ortağın kendi oylarıyla ibra edilmesi hâlinde, TTK 436 oydan yasaklılığı nedeniyle onun oyları hesaba katılmayacağından geçerli olumlu oy kalmaması ve ibra kararının nisapsızlıktan iptali yönünden, TTK 436 ile 424'ün birlikte uygulanması bakımından bölgesel-ikna edici emsal değeri taşır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2026/321
KARAR NO 2026/401 TÜRK MİLLETİ ADINA — İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 13/11/2025
NUMARASI 2024/238 Esas - 2025/764 Karar
DAVA
Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ 15/04/2024
İSTİNAF KARAR TARİHİ 05/03/2026
Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davacı müvekkilinin davalı şirketin 107.757.024 paya ayrılmış olan sermayesinin 8.749.668 pay adedine sahip olduğunu, şirket payları iki pay sahibi arasında ayrılmış olup, müvekkilinin bu payların oldukça azına sahip olan azınlık ortak konumunda olduğunu, bu doğrultuda, dürüstlük kuralına, kanuna ve usule aykırı olarak;
29. 03.2024 tarihli genel kurul toplantısında toplantısında alınan tüm kararlar şirket ortakları arasında eşitsizlik anlamına geldiğini, izah edilen tüm nedenlerle alınan kararların kanuna, şirket ana sözleşmesine ve objektif iyiniyet kurallarına aykırı olmaları sebebiyle iptal edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkil şirketin kurumların bilgi teknolojileri operasyonlarını ve ekipmanlarını merkezi hale getiren büyük miktarlarda verinin toplanması, saklanmasını sağlamak amacıyla bilgisayar ve donanımlarının yoğunlaştırıldığı bilişim alanında hizmet veren veri merkezi olduğunu,müvekkil şirketin kayıtlı sermaye tavanının 290.403.045- TL olup kurulduktan bu yana altı kez sermaye arttırıldığını, davacının 6. kez yapılan sermaye arttırımı öncesinde serrmaye arttırımlarına itirazı bulunmadığını, davacı 29/03/2024 tarihli genel kurulda, özel denetçi atanması talebiyle dava açtığını, daha önce yönetim kurulu kararlarının iptali için dava açtığını, bu kez ilgili genel kurulda alınan kararların iptali için dava açtığını,altı defa peyderpey sermaye arttırmasının sebebinin tüm ortakların sermaye arttırımına katılması ve şirketin sağlıklı bir şekilde işleyişinin sağlanması olduğunu sermaye artışına ilişkin yönetim kurulu kararının iptali talebiyle açılan İstanbul 20.
ATM nin 2024/158 esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; Genel kurulda alınan 1. numaralı kararın oybirliği ile alındığı, 2. numaralı maddede herhangi bir karar alınmadığı, gündem harici görüşülen özel denetçi tayini hususunun davacı tarafın talebi olması ve başka bir davaya konu yapılmış olması sebebiyle iptal davasına konu yapılamayacağı, 3 numaralı gündem maddesi ile ilgili olarak alınan ibra kararının TTK nın 436/2' maddede düzenlenen oydan yoksunluk hali sebebiyle, davacının olumsuz oyuna karşılık kullanılan olumlu oy bulunmadığı, dolayısıyla ibra kararının alınma gerekli karar nisabının sağlanmadığı davanın kısmen kabulü ile; 29/03/2024 tarihli Genel Kurulda alınan gündemin 3. maddesindeki "2023 yılına ait faaliyetlerden dolayı Yönetim Kurulunun İbrasına" ilişkin kararın iptaline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; mahkemece verilen kararın eksik incelemeye dayandığı, bilirkişilerin dayanak olarak gösterdiği dosyanın sermaye artışına ilişkin yönetim kurulu kararının iptali davası olup işbu başvuruya konu davanın genel kurul kararlarının iptaline ilişkin olduğu ve aralarında illiyet bağı bulunmadığı, davacı tarafından; hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılık suçlarından şikayetçi olunması üzerine İstanbul C Başsavcılığının 2025/73590 sayılı soruşturmada; müvekkil şirketin menfaat elde etmeye yönelik hileli davranışta bulunmadığı, kararların şirketin yetkili kurulları tarafından alındığı, arttırımlarının hissedarlar sözleşmesinde belirlenen üst limitin üzerine çıkmadığı nedenleriyle suç teşkil edecek bir husus bulunmadığından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davalı şirketin 29.03.2024 tarihinde yapılan 2023 yılı olağan genel kurulun ertelenen toplantısında alınan kararların iptali istemine ilişkindir. Mahkemece; Yönetim kurulu üyesinin ibrasına ilişkin 3 nolu genel kurul kararının iptaline, fazla istemin reddine karar verilmiş, karar kabul edilen 3 nolu kararın iptaline ilişkin olarak davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. TTK’nın 436.maddesinde, pay sahiplerinden hiç biri, kendisi, eşi alt ve üst soyu veya bunların ortağı olduğu şahıs şirketleri yada hakimiyeti altında ki sermaye şirketleri arasındaki kişisel bir işe veya işleme veya davaya konu olan müzakerelerde oy kullanamayacağı düzenlenmiştir. Şirket işlerinin görülmesine her hangi bir suretle katılmış olanlar yönetim kurulu üyelerinin ibrasına dair kararlarda oy kullanamazlar.
Bu kural açık ibra değil TTK'nın 424"e göre örtülü ibra kararlarında da uygulama alanı bulur.Ancak bilançonun onaylanması ve ibra ayrı ayrı gündem maddelerini teşkil ediyorsa bu durumda bilançonun onayı ibra anlamına gelmeyeceğinden, bu oylamada ibra oylamasında oydan yasaklı diğer kişiler de oy kullanabilir.Davalı şirketin iki ortağı mevcut olup hazirun cetveline göre 138.187.356 adet pay yönetim kurulu üyesi ... AŞ,geri kalan paylarda davacıya aittir. Genel kurul toplantı tutanağında yönetim kurulu ... AŞ'nin oy çokluğuyla ibra edildiği yazılı olup, davacı ibra oylamasında ret oyu kullanmıştır. Bu halde yönetim kurulu üyesi ... AŞ'nin kendi oylarıyla ibra edildiği anlaşılmakla, Mars şirketi oydan yasaklı olduğundan ;
ibra kararının alınmasına yarar geçerli kullanılan oy bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle; alınan ibra kararı geçersiz olup kararın iptaline karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından istinaf nedeni yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 45-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 05/03/2026
İlişkili maddeler
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/istanbul-bam-12-hukuk-dairesi-2026-321-2026-401 — erişim: 20.07.2026