Şirket fesih davasında husumet yalnızca feshi istenen şirkete yöneltilir
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi 2026/302 E. 2026/392 K. · 03.03.2026 · istinaf başvurusunun esastan reddi · temyiz yolu açık
Kural
Limited şirketin haklı sebeple feshi ve tasfiyesi davasında husumet yalnızca feshi istenen şirkete yöneltilir; şirketin yanında birlikte davalı gösterilen ve haklarında fesih-tasfiye talebi bulunmayan kişi ve kurumlar bakımından dava pasif husumet yokluğundan reddedilir. Pasif husumet (taraf sıfatı) ehliyeti mahkemece öncelikle ve re'sen gözetilir.
Ele alınan meseleler
Feshi istenen şirket dışındaki kurumlar bakımından pasif husumet yokluğu
Pasif husumet ehliyeti, bir hakkın kendisinden istenebileceği (hakka uymakla yükümlü) kişiye ait olup, mahkemece öncelikle ve re'sen gözetilir; bulunmadığı takdirde dava bu sebeple reddedilir. Limited şirketin haklı sebeple feshi ve tasfiyesi davasında husumet, yalnızca feshi istenen şirkete yöneltilmelidir. Şirketin yanında birlikte davalı gösterilen kurumlar şirket olmadığı gibi bunlara yöneltilmiş bir fesih-tasfiye talebi de bulunmadığından ve şirketin fesih-tasfiye davasında bu kişilerin davalı/taraf olarak gösterilmesi gerekmediğinden, anılan davalılar bakımından davanın pasif husumet yokluğundan reddinde isabetsizlik yoktur.
Sonuç: ret
Kavramlar: pasif husumet ehliyeti, taraf sıfatı, limited şirketin haklı sebeple feshi ve tasfiyesi, re'sen gözetme
Emsal değeri: Limited şirketin fesih-tasfiye davasında husumetin yalnızca feshi istenen şirkete yöneltilmesi gerektiği; kararın sonuçlarından etkileneceği ileri sürülen kamu kurum ve kuruluşlarının yasal hasım/ilgili kurum sıfatıyla dahi davalı gösterilemeyeceği ve bunlar bakımından davanın re'sen gözetilecek pasif husumet yokluğundan reddedileceği yönünden bölgesel/ikna edici emsal değer taşır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2026/302
KARAR NO 2026/392 TÜRK MİLLETİ ADINA — İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 17/12/2025
NUMARASI 2025/999 Esas - 2025/1157 Karar
DAVA
Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ 12/12/2025
İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/03/2026
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkilinin ... Limited Şirketi'ne avukatlık hizmeti verdiğini, feshi istenen şirketin ... siciline tescilli esas sözleşmesinde tanımlanan işletme konusunun sınırlı alanlarda faaliyet yürütmesini zorunlu kılmasına rağmen fiilen avukatlık hizmetleri dahil olmak üzere ruhsatsız ve esas sözleşmeye açıkça aykırı ticari faaliyetlerde bulunduğunu, şirketin avukatlık yetkisi olmadan 30 yıl hukuki hizmet sunduğunu, feshi ve tasfiye koşullarının hukuki şartların gerçekleştiğini belirterek davanın kabulü ile şirketin feshine ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; Dava, TTK 636 vd. maddeleri gereğince limited şirketin haklı sebeplere dayalı olarak feshi koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti talebine ilişkin olduğu, davacı, fesih ve tasfiyesini talep ettiği ...
Limited Şirketi'nin yanında, aynı dava dilekçesi ile ... Bakanlığı, İstanbul ... Odası ve Türkiye Barolar Birliğinin de feshini talep ettiği, bir hakkın kendisinden istenebilecek durumda olan yani hakka uymakla yükümlü kişi borçlu kişi olup, buna pasif husumet denildiği, bir davada pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı mahkemece öncelikle ve resen gözetilecek hususlardan ve şayet husumet ehliyeti yok ise davanın bu sebep ile reddedildiği, somut olayda davanın feshi istenilen şirkete yöneltilmesi gerekmekte olup mahkemenin 2025/981 esas sayılı dosyasında ...'nın da davalı olarak gösterildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili; Avukatlık faaliyeti, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca bir kamu hizmeti niteliği taşımakta olup, bu faaliyetin ... şirketleri eliyle yürütülmesi yalnızca bir esas sözleşmeye aykırılık değil, doğrudan kamu düzenine aykırılık teşkil ettiğini, Bu nitelikteki bir aykırılığın, TTK m. 210/3 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, davanın amacı, bir limited şirketin “haklı sebeple feshi” gibi dar ve özel hukuk ilişkisine özgü bir sonucun elde edilmesi değil; esas sözleşmeye ve kamu düzenine aykırı şekilde sürdürülen fiili faaliyetlerin yargısal olarak tespit edilmesi ve bu tespitin hukuki sonuçlarının doğmasının sağlanması olduğunu Davanın bu hukuki çerçevesi içerisinde, ....’nın davada yer alması, bu kurumların “feshi talep edilen taraflar” olduğu anlamına gelmediğini, söz konusu kurumlar, kamu düzenini ilgilendiren bir uyuşmazlıkta, verilecek kararın hukuki sonuçlarından etkilenecek olmaları nedeniyle, yasal hasım ve ilgili kurum sıfatıyla davaya dahil edildiklerini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili, ... Limited Şirketi'nin yasalara aykırı bir şekilde uzun yıllardır avukatlık mesleğini icra ettiğini, ... Bakanlığı, 2 nolu ...'nun yapılan bildirimlere rağmen işlem yapmadığını ileri sürerek feshi istenen şirketin yanında anılan kurumları da davalı gösterdiği, davalı bir şirket olmadığı gibi fesih tasfiye talebi yöneltilmemiş ise de; ... şirketinin fesih tasfiye davasında davalının taraf gösterilmesi gerekmediğinden davalı bakımından davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 03/03/2026
İlişkili maddeler
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/istanbul-bam-12-hukuk-dairesi-2026-302-2026-392 — erişim: 20.07.2026