6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacaklı olmak ticaret sicilinde 'ilgili' sıfatı vermez

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi 2026/157 E. 2026/183 K. · 03.02.2026 · istinaf başvurusunun esastan reddi · temyiz yolu açık

Kural

Ticaret sicili müdürlüğünce tescili gereken bir değişiklik ancak ilgililerin usulüne uygun (TTK m.29 uyarınca dilekçe ile ve kimliği doğrulanmış) talebi üzerine yapılır; salt bir kişiye/kuruma karşı alacaklı olmak, o kişinin ticaret sicili işlemleri bakımından TTK m.34 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.22 anlamında 'ilgili' sıfatı vermez. Ortada usulüne uygun bir tescil talebi ve bu talebe karşı verilmiş usulüne uygun bir ret kararı bulunmadıkça, sicil müdürlüğünün genel nitelikli açıklayıcı yazısına karşı yapılan itiraz, özel dava şartı yokluğundan usulden reddedilir. Ayrıca ticaret sicili müdürlüğünün, yargı yetkisi bulunmadığından bir şirketin/bankanın yönetim yetkililerini kısıtlama yetkisi yoktur.

Ele alınan meseleler

Ticaret sicili müdürlüğü işlemine itirazda ilgili sıfatı ve usulüne uygun talep/ret kararı bulunmaması

Ticaret sicili, ancak tescili gereken hususlarda bir değişiklik olması hâlinde bu değişiklikleri ilgililerin talebi üzerine tescil eder. Bir bankaya/şirkete karşı alacaklı olmak, o kişiye TTK m.34 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.22 anlamında 'ilgili' sıfatı vermez; ayrıca tescil istemi TTK m.29 uyarınca dilekçe ile yapılmadığından ve talep sahibinin kimliği elektronik ve adi posta ile doğrulanamadığından usulüne uygun bir tescil talebi bulunmamaktadır. Sicil müdürlüğünün, tescil edilmiş olguların ancak mahkeme kararıyla değiştirilebileceğini açıklayan genel nitelikli yazısı bir ret kararı niteliğinde de değildir. Öte yandan sicil müdürlüğünün yargı yetkisi bulunmadığından borçlu bankaların yönetim yetkililerinin kısıtlanmasına karar verme yetkisi yoktur. Ortada usulüne uygun bir tescil talebi ve buna karşı usulüne uygun bir ret kararı bulunmadığından, özel dava şartı yokluğu nedeniyle itirazın usulden reddi isabetlidir.

Sonuç: ret

Kavramlar: ticaret sicili müdürünün kararına itiraz, ilgili sıfatı, tescil talebi, özel dava şartı, usulüne uygun ret kararı, istinaf başvurusunun esastan reddi

Emsal değeri: Ticaret sicili müdürlüğü işlemine itiraz bakımından; salt alacaklı olmanın 'ilgili' sıfatı vermediği ve usulüne uygun bir tescil talebi ile buna karşı usulüne uygun bir ret kararı bulunmadıkça itirazın özel dava şartı yokluğundan usulden reddedileceği yönündeki tespit, benzer sicil itirazı uyuşmazlıkları için bölgesel ve ikna edici emsal değeri taşır.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2026/157

KARAR NO 2026/183 TÜRK MİLLETİ ADINA — İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 27/11/2025

NUMARASI 2025/571 Esas - 2025/883 Karar

DAVA

Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz

İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/02/2026

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı;

11. 07.2025 tarihinde İstanbul Ticaret Sicil Memurluğuna posta yoluyla başvuru yaptığını, davalının 14.07.2025 tarihinde teslim aldığını, 23.07.2025 tarihli cevap verildiğini tarafına borçlu bulunan ...bank AŞ ve... Bankası'nın yönetimde bulunan şirket müdürlerinin tarafına olan borçları nedeniyle yetkilerinin kısıtlanmasının ve iki Bankanın Ticaret Sicil İşlemlerinin durdurulmasını talep ettiğini, bunun yanında dilekçesinde şirket ortaklarının üyelik işlemlerinin askıya alınması ve üyelerin borcu üstlenmeyerek TTK'da yer alan basiretli tacir gibi davranmadıkları için ticaret sicil disiplin cezaları yönetmeliğine göre yapılan eylemin karşılığı olan disiplin cezaları ile cezalandırılmaları için soruşturma açılması ve soruşturma sonuna kadar üyeliklerinin askıya alınmasının talep edildiğini ancak Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün bu taleplerini değerlendirmediğini, hiçbir işlem yapmadığını, 17.07.2025 tarihli 84329644/86, 322 sayılı Ticaret Sicil yazısı kararının iptalini, bankaların yönetimlerinin atadıkları müdürlerin işlemlerinden sorumlu olmaları sebebiyle borç ödeninceye kadar bankaların yönetim kurulu ve müdürlerinin kısıtlanmasını, gerekli görülmesi halinde her iki bankanın da iflasını istemek için ilgili Ticaret Mahkemesine talepte bulunulmasına karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili müvekkili cevabi yazısının öncelikle dava dışı şirketler-banka yetkililerinin sınırlandırılması talebine ilişkin olarak davacının müvekkili müdürlüğe başvuru yetkisinin dahi olmadığı,tescil edilmiş olguların ancak mahkeme kararı ile değiştirilmesinin mümkün olduğunu açıklayan bu genel nitelikli anayasal cevabi yazısının da ret kararı olmadığını müvekkili müdürlükçe yapılabilecek bir işlemin söz konusu olmadığını, yasal dayanaktan yoksun davanın öncelikle usulden, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece;

Davacının, dava dışı bankadan alacaklı olması davacıya TTK 34.maddesi ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 22.maddesi kapsamında "ilgili" sıfatı vermediği, davacı, tescil istemi konusunda kesinleşmiş bir mahkeme kararı veya tedbir kararı ibraz etmediği, tescil isteminin TTK nın 29. maddesinde belirtildiği şekilde dilekçe ile yapılmadığı, davacının kimliğinin elektronik posta ve normal posta ile doğrulanamayacağı, usulüne uygun bir tescil talebinin özel dava şartının mevcut olmadığı anlaşılmakla itirazın usul yönünden reddine karar verilmiş, davacı; hatalı karar verildiğini, gerekçenin çelişkili olduğunu, mahkemenin esasa geçerek davacının alacağının miktarını tespit ederek alacağın koruma altına alınması gerektiğini, mevcut sicil kaydının halen yürürlükte olduğunu ve kendisini zarara uğrattığını ticaret sicil müdürlüğünün sahip olduğu yetkileri kullanmayarak zararın doğmasına engel olmadığını, davalının hareketsiz kalması ile doğan zararın hesaplanması gerektiğini ileri sürerek bilirkişi raporu alınması için kararın kaldırılarak dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalının talebi davacının alacağının hesaplanarak borçluları ...bank ve...

Bankası yönetim yetkililerinin kısıtlanması istemine ilişkindir.Ticaret Sicili ancak tescili gereken hususlarda bir değişiklik olması halinde bu değişiklikleri ilgililerin talebi üzerine tescil eder. Davalının; yargı yetkisi olmadığından ...bank ve...Bankası yönetiminin yetkilerinin kısıtlanması hususunda karar verme yetkisi olmadığı gibi davacının da ...bank ve ... Bankası'nda ilgili sıfatı olmadığından; ortada usulüne uygun bir talep, usulüne uygun bir ret kararı bulunmadığından itirazın usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, itiraz edenin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İtiraz edenin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 03/02/2026

İlişkili maddeler

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/istanbul-bam-12-hukuk-dairesi-2026-157-2026-183 — erişim: 20.07.2026

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.