Limited şirkette ortaklar arası derin ihtilaf haklı çıkma sebebidir
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi 2023/1010 E. 2026/154 K. · 29.01.2026 · istinaf başvurusunun esastan reddi · temyiz yolu açık
Kural
Limited şirkette ortaklar arasındaki derin görüş ayrılıkları iletişimi ve birlikte çalışma iradesini ortadan kaldırıp şirketin işletme konusunu elde etmesini imkânsız ya da güç hale getirmişse, şirket gayrifaal kalmış ve ortakların tümü eşit kusurlu olup bu durumdan kurtulmak için çaba göstermemişse, TTK 638/2 anlamında ortaklıktan haklı nedenle çıkma için haklı sebep oluşur; haklı sebepler kanunda sayılmadığından her somut olayın koşullarına göre değerlendirilir. Ayrılma akçesi belirlenirken yapılandırılan kamu borçları düşülüp şirketin net alacakları ve ortaklardan alacakları eklenerek hesaplama yapılır.
Ele alınan meseleler
Limited şirket ortaklığından haklı nedenle çıkma koşullarının oluşup oluşmadığı
TTK 638/2 uyarınca her ortak haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir; kanun haklı sebepleri saymadığından, öne sürülen sebeplerin gerçekten var olup olmadığını ve haklı olup olmadığını mahkeme her somut olayın özelliğine göre değerlendirir. Şirketlerin kuruluş gayesi (aynı amaç için sermaye koyup emek vererek çalışma, dayanışma ve karşılıklı güven ortamı) dikkate alındığında; şirketin çalışmasını, devamını, ortaklarına kazanç sağlamasını ve kuruluş amacının gerçekleşmesini imkânsız hale getiren davranışlar haklı neden sayılır; haklı nedenler sınırlı değildir. Somut olayda kuruluştan itibaren ortak ve müdür olan davacı Eylül 2019'a kadar aktif çaba harcamış, sonra ortaklar arasındaki derin görüş ayrılıkları nedeniyle uzaklaşmış, ortaklar arasında iletişim kalmamış, tüm ortaklar taahhüt ettikleri nakit sermaye borcunu ödememiş, şirket 2020'den itibaren gayrifaal kalmış ve işlettiği lokantanın akıbeti hakkında davalılarca bilgi verilmemiş, davacı dışındaki ortaklar da davacı ile devam etmeyi istememiş; ortakların ihtilafları sona erdirip kuruluş amacını elde etme iradesi kalmamıştır. Bu görüş ayrılıkları şirketin işletme konusunu elde etmesini imkânsız ya da güçleştirecek nitelikte olup şirketin bu durumdan kurtulması için hiçbir ortak çaba göstermemiş, tüm ortaklar eşit kusurlu bulunmuştur; bu nedenle ortaklıktan çıkma için haklı nedenler oluşmuştur. Davacının şirketten 224.304-TL aldığı iddiası delille kanıtlanmamıştır.
Sonuç: kabul
Ayrılma akçesinin hesaplanmasına yönelik istinaf sebebi
Ayrılma akçesi belirlenirken şirketin yapılandırılan kamu borçları hesaptan düşülüp, şirketin net alacakları ve ortaklardan alacakları eklenerek yapılan hesaplamada bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Sonuç: kabul
Kavramlar: limited şirket ortaklığından haklı nedenle çıkma, haklı sebep, ayrılma akçesi, işletme konusunun elde edilmesinin imkânsızlaşması, ortaklar arası görüş ayrılığı, sermaye borcunun ödenmemesi, eşit kusur, kâr payı, ispat yükü
Emsal değeri: Limited şirket ortaklığından TTK 638/2 uyarınca haklı nedenle çıkma davasında haklı sebebin, ortaklar arasındaki derin görüş ayrılıklarının şirketin işletme konusunu elde etmesini imkânsız/güç hale getirmesi ve ortakların eşit kusurlu olması ölçütleriyle değerlendirilmesi açısından bölgesel ve ikna edici emsal değeri taşır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2023/1010
KARAR NO 2026/154 TÜRK MİLLETİ ADINA — İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 15/12/2022
NUMARASI 2021/463 Esas - 2022/803 Karar
DAVA
Ortaklıktan çıkma
DAVA TARİHİ 16/08/2021
İSTİNAF KARAR TARİHİ 29/01/2026
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 06.02.2019 tarihinde kurulan davalı şirkette 33.350 payı olduğunu, diğer ortakların... ve ... olduğunu, şirketin kuruluşunda müvekkilinin yetkili olarak belirlendiğini, şirketin restoran açılışının 23.04.2019tarihinde gerçekleştiğini ve 2019 Mayıs ayının sonlarına doğru da hizmet verilmeye başlandığını, müvekkilinin bu süreç boyunca maddi ve manevi zarara uğradığını, davacı ile şirket ortakları arasında ortaklığın sürdürülmesinin imkansız hale gelmesi nedeniyle müvekkilinin 14.09.2019 tarihinde şirketle tüm ilişkisini kesmek zorunda kalarak şirketten fiili olarak ayrıldığını, müvekkilinin diğer ortaklarca derhal faaliyete geçeceğine inandırılarak şirkete ortak edildiğini, müvekkilinin bu süreçte sürekli cebinden harcama yaptığını ve zarara uğradığını, daha fazla zarara uğramamak adına olayları sineye çektiğini, yeri geldiğinde aşçı ya da garson olarak, iki ay süre ise muhasebeci olarak da çalıştığını, müvekkilinin son olarak diğer ortaklar tarafından hırsızlıkla suçlandığını, çoğalan baskılar, kâr payının verilmemesi, şirket faaliyetlerinin müvekkiline danışılmadan yürütülmesi ve genel olarak müvekkilinin ortaklıktan kaynaklı haklarının kullandırılmaması nedenleriyle ortaklıktan ayrılmak zorunda bırakıldığını, müvekkilinin şirketin kuruluş aşamasında ayni sermaye olarak şirketin neredeyse tüm mutfak ihtiyaçlarını ve ekipmanlarını temin ettiğini belirterek müvekkilinin davalı şirket ortaklığından çıkmasına, şimdilik 3.000-TL ayrılma akçesi ve 1.000-TL kâr payının 22.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH:Davacı vekili ayrılma akçesi talebini 97.647,92-TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacının müdür olduğu dönemde şirketin karlılık hedeflerini sağlayamadığını ve şirketi gereği gibi yönetemediğini, kötüniyetli davranışlarıyla şirketi zarara uğrattığını, diğer ortaklarca davacıya 08.11.2019 tarihli noter ihtarnamesi gönderilerek genel kurul çağrısı yapmasının istendiğini, ancak davacının bu çağrıya kayıtsız kaldığını, İstanbul 12. ATM'nin 2019/650 esas, 2020/297 karar sayılı ilamı ile atanan kayyım tarafından yapılan çağrı üzerine 22.02.2021 tarihinde yapılan genel kurulda dava dışı...' nun yetkili tek müdür olarak seçildiğini, bu itibarla davacı ...’in şirketteki müdürlük görevinin sona erdiğini, dava açan ortağın haklı sebeplerin varlığını ispatlaması gerektiğini, ortağın çıkma hakkını kullanmasındaki meşru yararların, başka bir biçimde sağlanıp sağlanmayacağının araştırılması gerektiğini, davacının şirkette baskıya maruz kaldığı iddialarının gerçek dışı olduğunu,davacının şirketten 224.304-TL nakit para aldığını ve iade etmediğini, ayrılma akçesi ve kâr payı alacaklarına hükmedilmesinin mümkün olmadığını, davacının 22.10.2019 tarihli ihtarnamesine ilişkin alacak taleplerini bunca zaman geçtikten sonra öne sürmesinin de tamamen kötü niyetli olduğunu davalı şirkette herhangi bir aktif varlık bulunmadığını ve gayri faal olduğunu, işbu aşamada eğer mahkemece ayrılma akçesine hükmedecekse şirketin feshine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davacı ve diğer ortakların sermaye ödemesi yapmadıkları, başlangıçta şirket müdürü olarak seçilen davacının ortaklar arasında yaşanan sorunlar sebebiyle Eylül 2019 itibariyle şirket müdürlüğünü fiilen bıraktığı, mahkemece atanan kayyım tarafından genel kurul çağrısı yapıldığı ve davacının müdürlük görevinin seçim ile sona erdiği olayda mali bilirkişi tarafından şirket kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda sermaye taahhüdünü yerine getirmemiş olan diğer şirket ortakları ... ve...'nun şirketin varlıklarından ya da fonlarından kendi hesaplarına para aktardıklarının tespit edildiği, şirketin 2020 sonu ve 2021 sonu bilançosu karşılaştırılınca 2021 yılında kayda değer bir hareket olmadığı, dosya kapsamındaki ihtarnameler ile tarafların özetlenen karşılıklı iddia ve savunmaları ortaklar arasında derin görüş ayrılıkları çıktığını ve artık birlikte şirket ortaklığını sürdürmelerinin kendilerinden beklenemeyeceğini gösterdiği, davacı dışındaki şirket ortaklarının da davacı ile birlikte şirkete devam etmeyi istemedikleri, TTK nın628/2 maddesi anlamında davalı şirketin kuruluşuna yol açan fiili veya kişisel sebeplerin şirketin işletme konusunun elde edilmesini imkânsız kılacak veya güçleştirecek şekilde ortadan kalktığı, davacının şirketten çıkması için haklı sebeplerin bulunduğu, bunun dışında kar payı talep edilmiş ise de şirket tarafından kar dağıtım kararı verilmediği, ek bilirkişi raporunda yapılandırılan kamu borçları da hesaptan düşülerek ayrılma akçesinin yeniden hesaplandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının TTK md 638 uyarınca davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, hesaplanan 97.647,92-TL ayrılma akçesinin karar tarihinden itibaren yürütülecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; davacının haklı nedenleri ispatlayamadığını, ortaklıktan çıkmanın son çare olması gerektiğini, alternatif çözüm araştırılmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının şirketten 14/09/2019 tarihinde ayrılarak çalışmasını sonlandırdığını, bu nedenle davacının ayrılık akçesi ve kar payına hak kazanmasının mümkün olmadığını,22/10/2019 tarihli ihtarnamesindeki taleplerini aradan uzun bir süre geçmesinden sonra ileri sürümesinin kötüniyetli olduğunu, ayrılma akçesi faiz ve kar payı taleplerinin haksız olduğunu, mobinge maruz kaldığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, şirketten 224.304-TL nakit para aldığı halde bu parayı şirkete iade etmediğini, bu paranın şirket kasasına girmediğini, davacının 22/02/2021 tarihine kadar tek yetkili olarak görev yaptığını, bu tarihe kadar başka imza yetkilisi bulunmadığını, bu yönüyle raporun yerinde olmadığını, ayrıca bilirkişinin hatalı olarak vergi beyanları üzerinden inceleme yaptığını, şirketi zarara uğratan ve organsız bırakanın davacı olmasına rağmen lehine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, limited şirket ortaklığından haklı nedenle çıkma ve ayrılma akçesi ödenmesi istemine ilişkindir. TTK’nın 638/2. maddesine göre "Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir.” Anılan düzenleme ile ortağa haklı sebeplerin varlığı halinde çıkma davası açabilme olanağı tanınmıştır. Ancak “haklı sebeplerin” nelerden ibaret olduğu belirtilmemiştir. Bu nedenle çıkma isteğinde bulunan ortağın öne sürdüğü sebep veya sebeplerin gerçekten var olup olmadığını yahut haklı olup olmadığını mahkeme değerlendirecektir. Bu durumda şirket kavramının doğuşu ve şirketlerin kuruluş gayesi dikkate alınarak; aynı amaç için birlikte sermaye koyup emek vererek çalışma, dayanışma ve karşılıklı güven ortamının sağlanması gayelerine aykırı düşen;
şirketin çalışmasını, devamını, ortaklarına kazanç sağlamasını ve kuruluş amacının gerçekleşmesini imkansız hale getiren davranışların haklı neden olarak kabulü gerekmektedir. Kuşkusuz haklı nedenler sınırlı olmayıp, iddia edilen eylemlerin haklı neden oluşturup oluşturmadığı her somut olayın özelliğine ve koşullarına göre değerlendirilmelidir.Davalı şirketin 16/02/2019 tarihinde ticaret siciline tescil edildiği, davacının 33.325, ...'nun 33.325, ...'nun 33.350 pay ile şirket ortak olduğu, şirketin müdürlük görevini 22.02.2021 tarihine kadar davacının, bu tarihten sonra ise...'nun yürüttüğü, davacının ve diğer ortakların şirkete karşı sermaye borcunu yerine getirmedikleri, başlangıçta şirket müdürü olarak seçilen davacının ortaklar arasında yaşanan sorunlar sebebiyle Eylül 2019 itibariyle şirket müdürlüğünü fiilen bıraktığı, mahkeme kararıyla yapılan genel kurulda ortaklardan...'nun şirkete müdür seçildiği anlaşılmaktadır.Bilirkişi tarafından yapılan incelemede şirket ortakları ...
ve...'nun şirketin varlıklarından ya da fonlarından kendi hesaplarına para aktardıkları, şirketin 2020 sonu ve 2021 sonu bilançosu karşılaştırılınca 2021 yılında kayda değer bir hareket olmadığı tespit edilmiştir.Davacının şirketten 224.304-TL para aldığı iddia edilmiş ise de buna ilişkin bir delil bulunmamaktadır. Dosyadaki delillere göre şirketin kuruluşundan itibaren şirket ortağı ve şirket müdürü olan davacının Eylül 2019'a kadar aktif olarak şirket işleri için çaba harcadığı, sonra ortaklar arasında yaşanan derin görüş ayrılıkları sebebiyle şirketten uzaklaştığı, şirket ortakları arasında iletişimin kalmadığı, tüm şirket ortaklarının taahhüt ettikleri nakit sermaye borçlarını şirkete ödemedikleri, şirketin 2020 yılından itibaren gayrifaal olduğu ve işlettiği lokanta işletmesinin akıbeti hakkında davalılarca bir bilgi paylaşılmadığı, davacı dışındaki şirket ortaklarının da davacı ile birlikte şirkete devam etmeyi istemedikleri, şirket ortaklarının aralarındaki görüş ayrılıklarını ve ihtilafları sona erdirerek şirketin kuruluştaki amacını elde etme iradelerinin kalmadığı, şirket ortakları arasındaki görüş ayrılıklarının şirketin işletme konusu elde etmesini imkansız ya da güçleştirecek nitelikte olduğu, şirketin bu durumdan kurtulması için ortakların hiç birisi tarafından çaba gösterilmediği, tüm ortakların eşit kusurlu oldukları anlaşılmakla ortaklıktan çıkma için haklı nedenlerin oluştuğunun kabulü gerekir.Açıklanan nedenlerle;
tarafların şirkette ortak olarak kalma iradeleri bulunmadığı, davacının ortaklıktan haklı nedenle çıkmasına izin verilmesi yerinde olup, ayrılma akçesi belirlenirken şirketin yapılandırılan kamu borçları hesaptan düşülüp, şirketin net alacakları ve ortaklardan alacakları eklenerek yapılan hesaplamada bir isabetsizlik bulunmamış,davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 6.670,32-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.667,58-TL harcın mahsubu ile kalan 5.002,74-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 20-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 29/01/2026
İlişkili maddeler
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/istanbul-bam-12-hukuk-dairesi-2023-1010-2026-154 — erişim: 20.07.2026