6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İnşaat all risks poliçesinde hırsızlık teminatı özel şartları ve teminat dışılık ispatı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi 2022/2215 E. 2026/257 K. · 12.02.2026 · istinaf başvurusunun esastan reddi · kesin

Kural

İnşaat all risks poliçesindeki hırsızlık teminatının özel şartlarının (kilitli depo, çevrenin kapatılması, 24 saat güvenlik ve gece aydınlatma) olay anında karşılanıp karşılanmadığı; ilgili uzmanları içeren bilirkişi heyetinin somut tespitlerine göre belirlenir. Teminat dışılığı ileri süren sigortacı bunu objektif delille ispatla yükümlüdür; menfaat çatışması içinde bulunan görevlilerin aleyhe beyanları objektif delille desteklenmedikçe teminat dışılığı ispat etmez. USD cinsinden muafiyet, kural olarak olay tarihindeki kur üzerinden hesaplanır. Sigorta tazminatı istemi TTK m.1420 gereği 2 yıllık zamanaşımına tabidir. Dain-i mürtehin sıfatını ileri süren, bunu ispatla yükümlüdür; ispatlanmadıkça sigortalının aktif husumeti bulunur. Sigortacı, TTK m.1472 uyarınca ihbardan 45 gün sonra temerrüde düşer ve ticari ilişkide avans faizi işler.

Ele alınan meseleler

Hırsızlık teminatı özel şartlarının karşılanıp karşılanmadığı ve zararın teminat kapsamı

Poliçe özel şartlarındaki hırsızlık teminatı klozu, malzemelerin kapalı, emniyetli, kilitli bir depoda muhafazasını, şantiye çevresinin tel çit/alüminyum-sac vb. levha ile kapatılmasını, 24 saat güvenlik görevlisi bulunmasını ve gece aydınlatma yapılmasını öngörmektedir. İçinde güvenlik uzmanı ve elektrik mühendisi bulunan ikinci bilirkişi heyeti raporunda; deponun kilitli olduğu ve kilitler kırılarak girildiği, depo girişinde tavan aydınlatmalarının açık olduğu, kamera ve alarm sistemi ile demir muhafazaların bulunduğu, gece vardiyasındaki üç görevlinin ve devriye hizmetinin yeterli olduğu, emtianın niteliği ve tonajı gözetildiğinde hırsızlığın tel çit/duvardan geçen şüpheliler eliyle değil, kontrollü araç girişinden kapalı kasa araçla çıkarma suretiyle yapıldığı tespit edilmiş; böylece kloz şartlarının karşılandığı ve zararın teminat kapsamında olduğu sonucuna varılmıştır. Davalının dayandığı, olay yerindeki güvenlik görevlilerinin aydınlatmanın yetersiz olduğuna dair beyanları; bu görevlilerin işvereni şirket ile inşaat yüklenicisi arasında hırsızlığın önlenmesine yönelik gözetim yükümlülüğü içeren sözleşme bulunması nedeniyle görevlilerin işvereni ile davacı arasında menfaat çatışması doğduğundan benimsenmemiş, ayrıca teminat dışılığı ileri süren davalı bu hususta objektif bir delil sunmadığından savunması ispatlanamamış sayılmıştır. Bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğu istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir; zira ilk bilirkişinin uzmanlık alanı yalnızca sigortadır, ilgili uzmanlardan oluşan ikinci heyet raporu ise esasen ilk raporla çelişki arz etmemektedir.

Sonuç: ret

Zarar tutarı (kadri maruf) ve muafiyetin hangi kur üzerinden hesaplanacağı

Elektrik mühendisi bilirkişinin, çalınan malzemelerin 71.572,86-TL bedeline ilişkin kadri maruf tespiti hükme yeterli bulunmuştur. Muafiyet, olay tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden hesaplanmış; 2.500 USD karşılığı 17.140,50-TL muafiyetin malzeme bedelinden düşülmesiyle tazminat 54.432,36-TL olarak belirlenmiş ve muafiyetin olay tarihindeki kurdan hesaplanmasında isabetsizlik görülmemiştir.

Sonuç: ret

Zamanaşımı def'i

TTK m.1420 uyarınca 2 yıllık zamanaşımı süresi uygulanır; 21/07/2020 olay tarihi ile 14/07/2021 dava tarihi arasında bu süre dolmadığından zamanaşımı def'i yerinde değildir.

Sonuç: ret

Aktif husumet (poliçedeki dain-i mürtehin kaydı)

Çalınan mallar üzerinde dava dışı bankanın dain-i mürtehin sıfatı bulunduğunu ileri süren davalı bu hususta delil sunmadığından ve dosyada aksi yönde bir tespit de bulunmadığından, sigortalı davacının aktif husumetinin bulunduğu kabul edilmiştir.

Sonuç: ret

Temerrüt tarihi ve avans faizi uygulaması

Davalıya 22/07/2020 ihbar tarihinden itibaren TTK m.1472 uyarınca 45 gün sonra, yani 05/09/2020 tarihinde davalı temerrüde düşmüş olup faizin bu tarihten başlatılmasında ve işin (ticari sigorta) mahiyeti gereği avans faizi uygulanmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.

Sonuç: ret

Kavramlar: inşaat all risks (bütün riskler) sigortası, hırsızlık teminatı özel şartları (kloz, teminat dışılık, ispat yükü, menfaat çatışması ve tanık/görevli beyanının delil değeri, bilirkişi raporları arasında çelişki, kadri maruf, muafiyet (döviz cinsinden) ve uygulanacak kur, aktif husumet, dain-i mürtehin, temerrüt, zamanaşımı, avans faizi

Emsal değeri: Teminat dışılığı ileri süren sigortacının bunu objektif delille ispat yükü altında olması, menfaat çatışması içindeki görevli beyanlarının tek başına teminat dışılığı ispatlamaması ve döviz muafiyetinin olay tarihi kuru üzerinden hesaplanması yönünden bölgesel/ikna edici emsal değeri taşır.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO 2022/2215

KARAR NO 2026/257 TÜRKMİLLETİADINAKARAR

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 12/09/2022

NUMARASI 2021/643 Esas - 2022/804 Karar

DAVA

Tazminat (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ 14/07/2021

İSTİNAF KARAR TARİHİ 12/02/2026

İlk derece mahkemesince verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, 31/03/2017 tarihinde 25/03/2017-31/12/2020 arasında geçerli ... nolu inşaat ... sigorta poliçesinde müvekkilinin sigortalı, dava dışı şirketlerin sigorta ettiren, davalının sigortacı olduğunu, poliçenin Ispartakule 5. etap inşaatları ile alt yapı ve düzenleme işi projesini teminat altına aldığını, inşaat alanında 21/07/2020 tarihinde yaşan hırsızlık nedeniyle uğranılan zararın tazmini için davalıya yapılmış başvurunun haksız olarak reddedildiğini, zira bu hususta poliçedeki şartların hepsinin sağlandığını ve müvekkilinin 71.572,86-TL zararı bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 5.900-TL'nin temerrüt tarihinden işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

ISLAH:Davacı vekili ıslah dilekçesiyle, 5.900-TL talebi artırarak toplam 54.432,36-TL'nin 05/09/2020 tarihinden işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

CEVAP

Davalı vekili, hırsızlığın meydana geldiği şantiyenin çevresinin kapalı ve gece aydınlatmasının da yeterli olmadığı belirlendiğinden, poliçenin hırsızlık klozundaki teminat koşullarının bulunmaması sebebiyle zararın teminat dışı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, güvenlik uzmanının da bulunduğu 25/05/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda tespit edildiği üzere, şantiyede gerekli ve yeterli güvenlik önlemlerinin alındığı, şantiye çevresinde tel çit olduğu, deponun giriş kapısındaki asma kilit kırılarak hırsızlığın yapıldığı, ve olayın poliçe teminat kapsamında bulunduğu, sorumluluğun 54.432,36-TL olduğu ve temerrüdün 05/09/2020 tarihinde oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 54.432,36-TL'nin 05/09/2020 temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili, poliçe özel şartlarındaki hırsızlık teminatında gece aydınlatma şartı bulunduğunu, olay tarihinde şantiyenin etrafının tam olarak kapalı olmadığını, çevre duvar imalatlarının devam ettiğini, duvar üstü korkuluklarının monte edilmediğini ve gece aydınlatmasının yetersiz olduğunun tespit edildiğini, güvenlik firması personelinin de aydınlatmanın ve kamera sisteminin yeterli olmadığını, bölgenin karanlık olduğunu ve önlem alınmazsa hırsızlığın tekrar vuku bulabileceğini tutanakta belirttiğini, 07/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda da bu tespitlere göre zararın teminat dışı olduğunun ifade edildiğini;

2. 500-USD muafiyetin olay tarihindeki değil güncel kur üzerinden yapılması gerektiğini; bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini; evraklar yeterli olmadığından eksper raporundaki hesaplamanın pek gerçekçi olmadığını; müvekkilinin faiz borcu olmadığını, olsa bile dava tarihinden yasal faiz işletilebileceğini; zamanaşımının dolduğunu, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin reddinin gerektiğini, poliçede ... Bankası'nın dain-i mürtehin kaydı bulunduğundan davanın aktif husumetten reddinin gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, inşaat all risks sigorta poliçesi kapsamındaki inşaatta meydana gelmiş hırsızlık eyleminden dolayı uğranılan zararın davalı sigorta şirketinden tazmini istemine ilişkindir.Somut olayda 21/07/2020 tarihi saat 03:45 sıralarında poliçeye konu inşaat alanında kapalı yerdeki bir kısım elektrik malzemelerinin çalındığı, söz konusu deponun iki adet kilidinin kırılarak depo içine girildiği, güvenlik kamerasının, alarmın ve kayıt cihazının kırıldığı, bu nedenle görüntü alınamadığı, davalının eksper raporuna göre çalınan malzemelerin değerinin 71.572,86-TL olduğu, poliçeye göre 2.500-USD muafiyetin olay tarihindeki TCMB efektif satış kuru 6,8562-TL üzerinden 17.140,50-TL'nin düşümü ile tazminatın 54.432,36-TL olarak hesaplandığı, ancak olay tarihindeki güvenlik şirketi görevlilerin savunma beyanlarında olay yerindeki aydınlatmanın yeterli olmadığı ile çevre duvar imalatının devam ettiği, korkuluk montajının yapılmadığı, etrafın tam olarak kapalı olmaması ve duvar imalatının devam ettiği gözetildiğinde, poliçedeki hırsızlık teminatının özel şartlarının karşılanmadığından zararın teminat dışı kaldığı belirtilmiştir.Mahkemece sigorta uzmanı bilirkişiden alınmış 07/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda, şantiye çevresinin (tel, alüminyum saç, levha ile) kapatılmış olması, gece aydınlatma yapılması klozunun yerine getirilmediği anlaşıldığından, zararın teminat dışı kaldığı görüşü belirtilmiştir.Davacının itirazı üzerine, güvenlik uzmanı, sigorta uzmanı ve elektrik mühendisi bilirkişi heyetinden alınmış 25/05/2022 tarihli raporda, depo girişinde tavanda floresan aydınlatmaların (ışıklar açık) olduğu, depoların bulunduğu alana giriş kapısının kalın demir profillerden yapılmış ve büyük asma kilit takılabilen halkalarının olduğu, depo tavanında kameranın, duvarda alarm panelinin ve kamera kayıt cihazlarının konulduğu demir parmaklı muhafazaların olduğu, kamera kayıt sistemi ve alarm sisteminin bulunduğu yerlerde hasarların oluştuğu, emtiaların kilitli depoda muhafaza edildiği, kilitlerin kırılarak içeri girildiğinin anlaşıldığı, olay tarihinde gece vardiyasındaki 3 görevlinin yeterli bulunduğu, görevlilerin beyanlarına göre devriye hizmetinin de sağlandığı, olayının saat 03:30'dan sonra gerçekleştiği, emtiaların cinsi, metrajı ve ağırlığı değerlendirildiğinde, hırsızlık olayının şantiyeye duvar veya tel çitten giren şüpheli şahıslar tarafından girilmesi ve aynı yerden çıkılması suretiyle değil, kapalı kasa tonajlı araçla şantiye alanından çıkarılması suretiyle yapılmış olduğunun değerlendirildiği, şüphelilerin ve aracın şantiyenin kontrollü giriş çıkışın sağlandığı araç girişinden giriş çıkış yaptığı kanaatine varıldığı;

eksperin yaptığı 71.572,86-TL malzeme bedelinin kadri maruf olduğu; olay tarihindeki kur üzerinden 2.500-USD karşılığı 17.140,50-TL muafiyet uygulandığında, zarar bedelinin 54.432,36-TL hesaplandığı ve 22/07/2020 davalıya ihbar tarihinden TTK'nın 1472. maddesine göre 45 gün sonra 05/09/2020 tarihinde davalının temerrüde düştüğü görüşü bildirilmiştir.Davalının savunmasında dayandığı poliçede özel şartlar içindeki hırsızlık teminatı klozunda inşaat ve montaj malzemelerine ilişkin hırsızlık hasarlarının ödenmesinin ön şartının malzemelerin kapalı, emniyetli, kilitli bir depoda muhafaza edilmesi olduğu ve şantiye çevresini tel çit, alüminyum-sac vb. Levha ile kapatılmış olması, 24 saat güvenlik görevlisi bulunması ve gece aydınlatma yapılması gerektiği şeklinde belirtilmiştir.

İkinci raporundaki güvenlik uzmanı bilirkişi tarafından, bu kloza göre yeterli güvenlik önlemlerinin alındığı tespiti yapılmıştır. Davalının savunmasını dayandırdığı olay yerindeki görevlilerin işvereni olan şirket ile inşaat yüklenicisi dava dışı şirket arasında danışmanlık ve gözetim hizmeti sözleşmesi bulunduğu, sözleşmede gözetim hizmeti verecek şirketin hırsızlığın önlenmesi hususunda yükümlülük üstlendiği görülmüştür. Bu nedenle görevlilerin işvereni şirket ile davacı arasında menfaat çatışması bulunduğundan, görevlilerin olay yerinde yeterli aydınlatma olmadığı yönündeki beyanlarına benimsenmediği gibi davalı bu hususta objektif bir delil sunmamıştır. Bu nedenle ikinci bilirkişi heyetinin tespitlerinin yerinde olduğu kabul edilmiştir.

İlk bilirkişinin uzmanlık alanının sadece sigorta olduğu gözetildiğinde, ilgili uzmanlardan oluşan ikinci bilirkişi raporuyla esasen çelişki arz etmediği anlaşılmıştır.Aynı sebeple elektrik mühendisi bilirkişinin zarar tutarına ilişkin kadri maruf tespiti de hükme yeterli bulunmuştur. 21/07/2020 olay tarihi ve 14/07/2021 dava tarihi itibariyle TTK'nın 1420. maddesindeki 2 yıllık zamamaşımı dolmamıştır.Davalı, davaya konu çalınmış mallar üzerinde dava dışı bankanın dain-i mürtehini bulunduğu hususunda delil sunmadığından ve aksi yönde bir tespit bulunmadığından, sigortalı davacının aktif husumetinin bulunduğu anlaşılmaktadır.Yine muafiyetin olay tarihindeki kurdan hesaplanmasında; TTK 1472'ye göre temerrütün 05/09/2020 tarihinde oluştuğundan bu tarihten ve işin mahiyeti gereği avans faiz uygulanmasında ve kabul edilen davada davalı aleyhine hükmedilen yargılama giderleri ile vekalet ücretinde hata bulunmadığı görülmüştür.

Açıklanan nedenlerle ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle sınırlı olarak yapılmış inceleme sonucunda, mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 3.718,27-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 930-TL harcın mahsubu ile kalan 2.788,27-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 27-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/02/2026

İlişkili maddeler

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/istanbul-bam-12-hukuk-dairesi-2022-2215-2026-257 — erişim: 20.07.2026

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.