Etkileyen birleşen davanın kesinleşmesi beklenmeden karar verilemez
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi 2026/864 E. 2026/1113 K. · 12.06.2026 · kaldırıp gönderme (HMK 353/1-a) · kesin
Kural
Karar verilmesi unutulup tefrik edilen bir dava, aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması nedeniyle çelişkili karar çıkmasını önlemek için başka bir dava ile birleştirilmişse ve o (asıl) davada verilen karar eldeki davayı etkiler nitelikteyse, asıl davadaki kararın kesinleşmesi bekletici mesele yapılmadan eldeki davanın karara bağlanması usule aykırıdır; bu hâlde ilk derece kararı HMK 353/1-a uyarınca kaldırılıp dosya kararı veren mahkemeye gönderilir.
Ele alınan meseleler
Etkileyen birleşen/irtibatlı davanın sonucu beklenmeden karar verilmesi
Karar verilmesi unutulan dava dosyası hakkında ayrıca karar verilmesi mümkün ise de, aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunan ve çelişkili karar çıkmasını önlemek amacıyla birleştirilen dava dosyalarında, asıl dava dosyasında verilen kararın kesinleşmesinin beklenmesi gerekir. Asıl dava dosyasında (2014/1188 esas) verilen karar eldeki davayı etkiler nitelikte olduğundan, o dosyanın neticelenmesi beklenmeden davanın karara bağlanması yerinde görülmemiş; davalının esasa ilişkin istinaf nedenleri incelenmeksizin karar kaldırılarak dava yeniden görülmek üzere dosya kararı veren mahkemeye gönderilmiştir.
Sonuç: kabul
Kavramlar: bekletici mesele, hukuki ve fiili irtibat, davaların birleştirilmesi, çelişkili karar verilmesinin önlenmesi, kararın kesinleşmesinin beklenmesi, esasa girilmeden kaldırma
Emsal değeri: Çelişkili karar riskini önlemek için birleştirilen ve aralarında hukuki-fiili irtibat bulunan davalarda, etkileyici asıl davadaki kararın kesinleşmesi beklenmeden bağlı davanın karara bağlanamayacağı; aksi hâlde kararın esasa girilmeksizin kaldırılıp gönderileceği yönünden emsal değeri taşır (bölgesel, ikna edici).
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2026/864
KARAR NO 2026/1113 TÜRK MİLLETİ ADINA — İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 12/02/2026
NUMARASI 2025/1273 Esas - 2026/170 Karar
DAVA
Menfi Tespit
DAVA TARİHİ 25/12/2010
İSTİNAF KARAR TARİHİ 12/06/2026
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili; birleşen (Bakırköy 7. ATMnin 2011/234) dava dilekçesinde özetle; davalı ...'un davacı şirketin, kısa bir zaman öncesine kadar yönetim kurulu başkanı görevini yürüttüğünü, şirketi münferiden temsile yetkili olduğunu, şirketin kuruluşundan itibaren tahsilatları ve ödemelerini kontrol ettiğini, davalının 12/12/2010 tarihinde müvekkili şirket ile aynı binada faaliyet gösteren ... A.Ş'nin muhasebe sorumlusu olan ...'e bir dosya içinde iki makbuz koçanı ile iki adet yazı bırakarak, bunları davacı şirketin YK başkanı Prof. ...'ya iletmesini söyleyerek şirketten ayrıldığını, daha sonra şirkete gelmediğini, şirket tarafından yapılan araştırmada davalının 06/10/2010 tarihli olarak yazıp imzaladığı iki adet yazıda, davalının şirket adına yaptığı satışlar nedeniyle müşterilerden tahsil ettiği çekleri şirketin muhasebesine teslim etmediği ,şirketin çeklerini yanında götürdüğünün tespit edildiğini, çeklerle ilgili olarak ihtiyati tedbir talepli olarak çeklerin iptali ve menfi tespit davası açıldığını, davanın Bakırköy 5.ATM'nin 2010/1103 Esas sayılı dava dosyasında dava açıldığını, kasanın çilingir marifetiyle açıldığını, kasa içinde olması gereken şirkete ait nakit para ve kıymetli evrakın kasada olmadığının belirlendiğini, durumun tutanakla tespit edildiğini, davacı şirkete ait olan 519.007,60- TL, 3.494,22- USD, 22.170,45- EURO nakit paranın şirket aktifinde olması gerekirken olmadığını, davalı hakkında dolandırıcılık, resmi evrakta sahtecilik, görevi kötüye kullanmak atılı suçlarından Bakırköy C Savcılığı'na şikayette bulunduklarını, Bakırköy C Başsavcılığı'nın 2010/113265 hazırlık sayılı evrakında soruşturmanın devam ettiğini belirterek,toplam 569.494,62- TL nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, dosyanın Bakırköy 5.
ATM'nin 2010/1103 esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davanın, ilk olarak Bakırköy 2 ATM nin 2010/529 esasında açıldığı, mahkemece Bakırköy 5 ATM nin 2010/1103 esas sayılı dosya ile birleştirildiği, Bakırköy 5 ATM tarafından 09.06.2011 tarihli ara karar ile tefrik edilerek Bakırköy 7. ATM nin 2011/234 Esas sayısını aldığı, devam eden yargılama sonucunda işbu dosyanın mahkemenin 2014/1188 Esas sayılı dosyası ile 04/05/2015 tarihinde birleştirilmesine karar verildiği, mahkemenin 2014/1188 Esas sayılı dosyasında karar verilirken birleşen bu dosya ile ilgili sehven karar verilmediği anlaşıldığından işbu dosyadan tefrik edilen Bakırköy 7. ATM nin 2011/234 Esas sayılı dosyasının işbu esasa kaydedildiği anlaşıldı.
Elde ki dava dosyası aynı mahkemenin 2014 -1188 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine reğmen mahkemece karar aşamasında karar verilmesi unutulduğundan dosya tefrik edilerek iş bu esasa kaydedilerek ayrıca karara bağlanmıştır. Asıl dava dosyasında birleştirme kararından evvel dosyada verilen karar Yargıtay (kapatılan) 19 HD nin 2014/4369 Esas,2014/8077 Karar sayılı ilamı ile bozularak mahkemesine geri gönderilmiş(İlk derece mahkemesinin 2013 /25 Bakırköy 15 ATM nin, birleşen Bakırköy 2 ATM 2010/527 ,528 esas sayılı dosyaları ) açılan menfi tesbit ve istirdat davalarının Yargıtay bozmasından sonra 2014/1188 Esas sayısını aldığı ve elde ki davanın bozmadan sonra 2014/1188 esas sayılı dosyası ile birleştirildiği,2014/1188 esas sayılı davada karar verilmesinin unutulduğu bu kez mahkemece gerekçeli karardan sonra dava dosyası ayrı bir esasa kaydedilerek , davacı şirkete ait 519.007,69- TL, 3.494,22- USD ve 22.170,45- EURO nakit paranın da şirket aktifinde olması gerekirken olmadığı,14.10.2010 tarihli raporda;
şirketin kasasında 14.10.2010 tarihi itibariyle yapılan fiziki sayıma iştirak edildiği, resmi kayıtlarda yer alan 569.430,15 TL’nin (519.007,69 TL ile birlikte 3.494,22 USD, 22.170,45 EURO ve 12,06 GBP’nin TL karşılığı) kasada mevcut olmadığının görüldüğü,özel amaçlı raporda şirket kasasının noter huzurunda açıldığı ifade edilmekle paraların davacı tarafından ya da üçüncü bir kişi tarafından alındığına ilişkin dava dosyasına sunulan kanıt bulunmadığı dikkate alınarak kasada mevcut olmayan talebe konu bedel kadar şirketin zarara uğratıldığı sabit olduğundan davanın kabulü ile 569.494,62-TL'nin davalıdan alınarak davacı şirkete ödenmesine, karar verilmiştir. Davalı vekili; Huzurdaki davanın görülmeye başladığı tarihten beri beyan ettikleri ve bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere müvekkilin, davacı şirket nezdinde alacağı bulunduğu ve neticesinde davacı şirketten alacaklı olduğu tespit edilen davalının davacı aleyhine sebepsiz zenginleşmesinden bahsedilmesinin mümkün olmadığı aksi durumun hakkın kötüye kullanılmasının bariz bir örneği olacağı ve hukuken himaye görmemesi gerektiğini, davacı şirket tarafından ilk iddiaların 08/11/2010 tarihinde ileri sürüldüğünü,hakkın varlığından en geç davanın açıldığı tarihte haberdar olduğu kabul edilecek olduğunda 2 yıldan fazla süre geçtikten sonra 05.12.2012 tarihinde ıslah dilekçesi ile sebepsiz zenginleşme iddiasını ileri sürdüğü,zamanaşımının alacaklının geri isteme hakkının varlığını öğrenmesinden itibaren iki yıl olduğunu,10 yıllık genel zamanaşımı süresi ise haktan haberdar olunan sürenin başlangıcının tespit edilemediği durumlarda geçerli olabileceğinden huzurdaki davada uygulanamayacağını ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Yargıtay bozmasından sonra asıl ve birleşen davaların görüldüğü 2014/1188 esas sayılı dava mahkemece 03.07.2025 tarihinde karara bağlandığı ve dosyanın 03.12.2025 tarihli temyiz formu ile Yargıtay'a gönderildiği anlaşılmaktadır. Elde; karar verilmesi unutulan dava dosyası şirket yöneticisinin şirkete ait kıymetli evrak ve paraları mal edinmesi sebebine dayalı açıldığı ve ceza dava dosyasına da konu olduğu,karar verilmesi unutulan dava dosyası için karar verilmesi mümkün ise de aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunan dava dosyalarında farklı kararların çıkmasını engellemek için birleştirilen dava dosyasında asıl dava dosyasında verilen kararın kesinleşmesinin beklenmesi gerekmektedir. Asıl dava dosyasında verilen karar elde ki bu davayı etkiler nitelikte bulunduğundan mahkemenin 2014/1188 esas sayılı dosyasının neticelenmesi beklenmeden davanın karara bağlanması yerinde görülmemiş, davalı vekilinin esasa ilişkin istinaf nedenleri incelenmeksizin kararın kaldırılmasına dava yeniden görülmek üzere dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/02/2026 Tarih 2025/1273 Esas - 2026/170 Karar sayılı kararın HMK 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine," Yatırılan 9.725,55-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 12/06/2026
İlişkili maddeler
Doğrulanmış madde ilişkisi yok.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/istanbul-bam-12-hukuk-dairesi-2026-864-2026-1113 — erişim: 20.07.2026