Mazeret değerlendirilmeden davanın açılmamış sayılması
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi 2026/863 E. 2026/1107 K. · 12.06.2026 · kaldırıp gönderme (HMK 353/1-a) · kesin
Kural
Basit yargılama usulüne tabi ve daha önce bir kez yenilenmiş davada, tarafın duruşmaya katılmaması nedeniyle davanın ikinci kez takipsiz bırakılarak açılmamış sayılmasına karar verilebilmesi için, o tarafın usulünce ileri sürdüğü mazeretin (e-duruşma talebiyle birlikte bildirilen, şehir dışından takip ve iklim koşullarına dayalı mazeretli sayılma talebi dahil) değerlendirilmesi gerekir; mazeret değerlendirilmeden verilen açılmamış sayılma kararı usule aykırıdır.
Ele alınan meseleler
Mazeret değerlendirilmeden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi
Davacı vekili, e-duruşma talebiyle birlikte, dosyayı İstanbul dışından (Kayseri) takip etmesi ve duruşma tarihindeki iklim/mevsim koşullarından kaynaklı seyahat engeli bulunması nedeniyle iletişim kurulamaması durumunda mazeretli sayılmasına karar verilmesini de talep etmiştir. Basit yargılama usulüne tabi, daha önce bir kez yenilenmiş bir dosyanın davacının katılmaması üzerine ikinci kez takipsiz bırakılarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilebilmesi için, tarafın bu şekilde ileri sürdüğü mazeretin değerlendirilmesi gerekir. Şehir dışından takip eden davacı vekilinin mevsim itibarıyla bildirdiği mazereti değerlendirilmeden, davanın ikinci kez takipsiz bırakıldığı kabul edilerek açılmamış sayılmasına karar verilmesi yerinde değildir.
Sonuç: kabul
Kavramlar: basit yargılama usulü, dosyanın işlemden kaldırılması, davanın açılmamış sayılması, ikinci kez takipsiz bırakma, mazeret, e-duruşma talebi
Emsal değeri: Basit yargılama usulünde ikinci kez takipsiz bırakma nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmeden önce tarafın ileri sürdüğü mazeretin değerlendirilmesi zorunluluğu yönünden bölgesel/ikna edici emsal değeri taşır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2026/863
KARAR NO 2026/1107 TÜRK MİLLETİ ADINA — İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 17/12/2025
NUMARASI 2023/20 Esas - 2025/1054 Karar.
DAVA
Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 12/06/2026
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili; tarafların, %50 oranda ortağı oldukları ....Ltd.Şti.'nin 13.09.2019 tarihinde 600.000-TL sermaye ile kurulduğunu, davalının, şirket müdürü olduğunu, şirketin kuruluşunda davalının sermayesinin şirketi borçlandırarak krediden temin edildiğini ve "... sermaye taahhüdü ödemesi" şeklinde muhasebeleştirildiğini, şirketin kuruluş tarihinden itibaren 1 yıl aktif olarak faaliyeti devam eden şirketin,şarküteri bayii alabilmek için müvekkilinin taşınmazını ipotek ettiğini, bayilik verene Kayseri 7. Noterliğinin 23.11.2020 tarih ve ... yevmiye numarasıyla ihtar keşide ettiğini, bu ihtarın sonrasında davalı, ... ile 08.01.2021 tarihinde şirket aleyhine müvekkilin sonradan haberdar olduğu, neredeyse "şirketin tasfiyesi niteliğinde"protokol imzalayarak bayilik sözleşmesini karşılıklı feshettiğini, bu protokolle, kuruluş maliyeti 700.000-TL'nin üzerinde olan, kurulu bulunduğu adreste, bayilik verenin de markasıyla bir müşteri portföyü ve bir ticari değer kazanmış olan, kar etme kapasitesi yüksek olan işyerini 450.000-TL gibi çok çok düşük bir bedel karşılığında, bayilik veren şirkete adeta hediye ettiğini, işyerindeki demirbaşların ...
Şirketine 360.000+ %18 KDV satılması sonucunda şirketin elinde sadece tabelası kaldığını, davalının payına düşen sermaye ödemesi 270.000-TL için şirket adına çektiği krediyi ise buradan gelen para ile ödediğini, bu şekilde şirketi tekrar zarara uğrattığını, davalının, şirketin bu zararının yanı sıra, şirket varlığını çok düşük bir bedel ile devretmek suretiyle kusurlu olduğunu, davalının, şirkete verdiği zararın, şimdilik 15.000-TL'sinin davalıdan alınarak şirkete ödenmesini talep etmiştir. Davalı vekili; davalının şirketin ticari faaliyetleri hakkında davacıyı her hafta bilgilendirdiğini, davacı ile bacanak olduklarını, davacının sürekli para talep ettiğini, müvekkil müdürü olduğu şirketin peynir ve şarküteri sektöründe başarılı olan ...
firmasının bayiliğini aldığını, ancak sektör, pandemi, ekonomik kriz nedenleri ile istenilen karlılık sağlanamadığını, şirket açılışında mağazanın kiralanması, gerekli tadilat işlerinin takibi, kira sözleşmelerinin hazırlanması tüm iş yükü müvekkili üzerinde bırakıldığını, davacının ise kuruluş gününden itibaren sadece para istediğini, neredeyse günlük hasılatından pay istediğini, işlerin bozulduğunu şirkete olan ödemelerde gecikmeler yaşandığını, distribütörün mal göndermeyerek mağdur ettiğini,müvekkilinin bilgisi olmadan bayiliği alınan ... ... şirketine şirketin faaliyetlerinin durdurulmasını talep eder bir ihtar gönderdiğini, ortaya çıkan huzursuzluk ve pandemi sebepli ödemelerin gecikmesi sebebiyle ...
.....'nin bayilik sözleşmesinin de feshi ile tabelaları indirmek ya da kendilerine devretmelerini talep etmelerine neden olduğunu, bayilik sözleşmesindeki yükümlülükler nedeniyle tazminat talebi ile karşılaşmamak adına dükkanı üçüncü bir kişiye devrine izin vermeyeceklerini belirttikleri için müvekkilinin en uygun olacak çözüm ile davacıya bilgi vererek dükkanın ... devri gerçekleştirildiğini,firmanın teklifinin 250.000-TL iken pazarlıklar neticesi 430.000-TLde anlaşıldığını belirterek , davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; dava miktar itibarı ile basit yargılama usulüne tabi yönetici sorumluluğu kaynaklı bir tazminat davası olduğu, 26.02.2025 tarihli celseye davacı vekili gelmediği,davalı yanca dava takip edilmediğinden daha evvel bir kez işlemden kaldırılıp yenilendiği, HMK'nın 320/4.
Maddesi uyarınca basit yargılama usulüne tabi davalarda işlemden kaldırılmasına karar verilen bir dosya yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa davanın açılmamış sayılacağı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Davacı vekili; "Duruşmadan bir gün önce, 16.12.2025 tarihinde,E-duruşma yapılması talebinde bulunduklarını mahkemenin, bu talebin "kabul edilmediğine" veya "E-duruşma yapılmayacağına" ilişkin bir ara karar verilmediğiE-duruşma talebinde "iletişim sağlanamaması halinde mazeretli sayılmasına karar verilmesini" de talep edildiği, ancak mahkemece, hiç e-duruşma oturumu başlatmaksızın, duruşmaya iştirak etmediğimiz gerekçesiyle, davanın ikinci kez takipsiz bırakıldığına ve açılmamış sayılmasına karar verildiğini, bilirkişi incelemesi tamamlanmış olan bu davada, usul kurallarını, e-duruşmaya ilişkin yasal düzenlemeleri hiçe sayan, hukuka aykırı bir karar verildiğini" ileri sürerek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece karar duruşmasında; davacı vekilinin e-duruşma talebinde bulunduğu E-duruşma yönetmeliği gereği en az 2 iş günü öncesi e-duruşma talep edilmesi gerektiği, davacının e-duruşma talebinin 16/12/2025 yani dün ki tarihli olduğu gerekçesiyle e-duruşma talebi kabul edilmemiş, davalı vekilinin davayı takip etmeyeceğini bildirmesi üzerine daha evvel bir kez yenilenen davada ikinci kez takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de davacı vekilinin aynı zamanda dosyayı Kayseri ilinden takip ediyor olmam nedeniyle ve duruşmaya bizzat katılmak için iklim koşullarından kaynaklı seyahat engeli bulunduğu için, E-duruşma yapılmasını, iletişim kurulamaması durumunda mazeretli sayılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır.
Duruşma tarihindeki mevsim itibariyle dava dosyasını İstanbul dışından takip eden davacı vekilinin mazereti değerlendirilmeden davanın ikinci kez takipsiz bırakıldığı kabul edilerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi yerinde bulunmamış, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/12/2025 Tarih 2023/20 Esas 2025/1054 Karar sayılı kararın HMK 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Yatırılan 732-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 12/06/2026
İlişkili maddeler
Doğrulanmış madde ilişkisi yok.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/istanbul-bam-12-hukuk-dairesi-2026-863-2026-1107 — erişim: 20.07.2026