Rakibe düşük fiyat teklifi ve eski çalışanın müşteri edinmesinin haksız rekabet oluşturmaması
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi 2026/557 E. 2026/674 K. · 10.04.2026 · istinaf başvurusunun esastan reddi · temyiz yolu açık
Kural
Bir tacirin rakip müşterisine, tedarik (maliyet) fiyatının altında olmayan, yalnızca rakipten daha düşük fiyat teklif etmesi tek başına haksız rekabet oluşturmaz; TTK 55/1-a-6 kapsamında fiyat üzerinden haksız rekabet ancak tedarik fiyatı altında satış, bunun birden çok kez tekrarlanması ve reklamda özellikle vurgulanarak müşterinin yanıltılması koşulları kümülatif olarak gerçekleştiğinde doğar (gerçek tedarik fiyatını ispat yükü davalıda). Uzun süre çalıştığı işverenden ayrılan kişinin edindiği genel bilgi ve tecrübeyi kullanarak aynı/yakın alanda faaliyet göstermesi ve eski işverenin müşterilerine teklif vermesi de, dürüstlük kuralına aykırı özel bir haksız yönelme bulunmadıkça haksız rekabet değildir; müşterileri kötüleme/ayartma iddiasının ise delille ispatı gerekir.
Ele alınan meseleler
Rakipten daha düşük fiyat teklifinin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı (TTK 55/1-a-6 nisabı)
TTK 55/1-a-6 uyarınca fiyat üzerinden haksız rekabetin oluşması için; seçilmiş ürün, mal veya faaliyetlerin tedarik fiyatının altında satışa sunulması, bu sunumun birden çok kez tekrarlanması ve reklamlarda özellikle vurgulanarak müşterilerin kendisinin veya rakiplerinin kabiliyeti hakkında yanıltılması koşullarının kümülatif olarak gerçekleşmesi gerekir; gerçek tedarik fiyatının satış değerinden düşük olduğunu ispat yükü davalıdadır. Müşteriye rakipten daha düşük fiyat teklif etmek tek başına haksız rekabet teşkil etmez. Somut olayda satışların maliyet (tedarik) fiyatının altında olmadığı belirlenmiş, davacı tarafça da tedarik fiyatı altında satış ileri sürülmemiştir; bu nedenle anılan kümülatif koşullar gerçekleşmediğinden fiyat üzerinden haksız rekabet oluşmamıştır.
Sonuç: ret
Eski çalışanın edindiği genel tecrübeyle eski işverenin müşterilerine teklif vermesinin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı
Davalının uzun yıllar davacı şirkette çalışması sırasında sektörde edindiği bilgi onun kişisel tecrübesini teşkil eder; işten ayrıldıktan (emekli olduktan) sonra bu genel bilgi ve tecrübeyi kullanarak aynı veya yakın alanda faaliyet göstermesi, eski işverenin müşterilerine teklif verip onlarla iş yapması tek başına haksız rekabet sayılamaz. Haksız rekabetin oluşması için dürüstlük kuralına aykırı biçimde davacının ticari faaliyetlerine haksız şekilde yönelme bulunması gerekir; bu tür haksız bir yönelme saptanmamıştır.
Sonuç: ret
Müşterilerin ayartıldığı ve kötüleme yapıldığı iddiasının ispatı
Davalının müşterileri elde etmek için davacıyı veya ürünlerini kötülediğine ilişkin dosyada delil bulunmamaktadır; tanıkların, davalının daha düşük fiyat teklif etmesi nedeniyle ondan satın aldıkları yönündeki beyanları haksız rekabeti ispatlar nitelikte değildir. Ayrıca sunulan whatsapp yazışmalarından davacı şirketin bizzat davalı tarafa müşteri yönlendirdiği anlaşıldığından ayartma iddiası da yerinde görülmemiştir.
Sonuç: ret
Kavramlar: haksız rekabet, tedarik (maliyet) fiyatı altında satış, fiyat üzerinden yanıltma, kümülatif koşul, ispat yükü, müşteri ayartma, kötüleme, eski çalışanın genel tecrübesi, dürüstlük kuralı
Emsal değeri: TTK 55/1-a-6 uyarınca fiyat üzerinden haksız rekabetin kümülatif koşulları; tedarik fiyatı altında olmayan düşük fiyat teklifinin ve eski çalışanın edindiği genel tecrübeyi kullanarak eski işverenin müşterilerine teklif vermesinin tek başına haksız rekabet sayılmaması yönünden bölgesel ve ikna edici emsal değer taşır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO 2026/557
KARAR NO 2026/674 TÜRKMİLLETİADINAKARAR
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 22/01/2026
NUMARASI 2024/335 Esas - 2026/63 Karar
DAVA
Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi ve Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ 10/04/2026
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkili şirketin yetkilisinin yıllarca emek vererek kendi müşteri portföyünü oluşturduğu,işleri büyümeye başladıktan sonra kendisine yardımcı olması için 02.01.2005 tarihinde kuzeni olan davalı ...'ü işe aldığını, yaklaşık 10 yıl müvekkili şirkette çalıştıktan sonra, 2016 yılında ayrılarak ..... Mühendislik şirketinin ortağı olmuş; ancak 2019 yılında tekrar müvekkili şirkete döndüğü ve 30.11.2023 tarihine kadar müvekkili şirkette çalışırken 30.11.2023 tarihinde istifa ederek işten ayrıldığını, onca yıl birlikte çalışmanın verdiği güven neticesinde ...'e fiilen yöneticilik yetkisi verilerek her yıl elde edilen karın %15'inin kendisine kar payı olarak ödendiğini,davalı, istifa etmeden önce oğlu ...
adına, 13.10.2023 tarihinde, ...Şti'ni, müvekkil şirketle aynı faaliyet alanında ve rakip olarak kurduğunu, işten ayrılırken müvekkili şirketin müşterileri ile diyaloğa girmeyeceğini belirten davalının işten ayrıldıktan sonra, bugüne kadar olan yaklaşık 3-4 aylık süreçte, müvekkili şirketin yıllardır çalıştığı firmaların birer birer müvekkili şirketle olan iş ilişkisini sona erdirdiğini, müvekkili şirketle iş ilişkisini sona erdiren firma sayısı 30'u geçtiğini, bu firmalarla yapılan görüşmelerde, firma yetkililerinin,davalının kendileriyle iletişime geçtiği, ... Yangın'dan daha düşük fiyat verdiği ve...'ın verdiği hizmetin kötü olduğunu, bu sebeplerle artık yeni şirketi olan ... ile çalışmalarını tavsiye ettiği" şeklinde beyanlarda bulunarak müvekkili şirketin müşterilerini almaya çalıştığını ileri sürerek haksız rekabetin tespitine ,kararın ulusal çapta tirajı en yüksek 2 gazetede ilanına, haksız rekabetin önlenmesine, haksız rekabet nedeniyle müvekkil şirket uğradığı zararın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000- TL maddi, 50.000- TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili, davacının haksız rekabet iddiası tümüyle gerçek dışı olduğunu, huzurdaki davada emeklilik nedeni ile işten ayrılan davalının işçilik alacaklarını dahi ödemeyen ve diğer davalı ...ile bizzat ticari iş yapan ancak bunu dahi saklayan kötüniyetli davacı tarafından iyiniyet kuralları yok sayılarak açıldığını, müvekkili ...'ün davalı şirket nezdinde 01.02.2005 tarihinde çalışmaya başlamış ve emeklilik nedeni ile işten ayrıldığı 30.11.2023 tarihine kadar belirsiz süreli hizmet akdi ile kesintisiz çalıştığını,...'ya eksik bildirimde bulunmuş, müvekkilinin emeklilik nedeni ile iş akdini sona erdirmesine rağmen hak ettiği tazminatlarını dahi ödemekten kaçındığını,davalı müvekkili tarafından davacı aleyhine hizmet tespiti için Bakırköy 17.
İş Mahkemesinin 2024/100 esas sayılı ve işçilik alacaklarının tahsili için Bakırköy 40. İş Mahkemesinin 2024/114 Esas sayılı davalar açıldığını, müvekkili ile davacı şirket yetkilisi kuzen olup, hizmet akdi devam ederken davacı şirket yetkilisinin yaşadığı ailevi sorunlar nedeni ile Ali ...'ın kurduğu bir şirkete ortak edilip, sonra da hisselerin kendisinden geri alındığını, müvekkilinin ... bildirimlerinin dahi hukuka aykırı olarak eksik yapıldığını, davalı şirketin ... adına Ocak 2021 yılında şahıs şirketi olarak kurulduğunu ,müvekkillerinin haksız rekabet teşkil edecek hiç bir eylemi bulunmadığını,rekabet hukukuna aykırı olarak tedari̇k (mali̇yet) fiyatının altında yapılan bir satış da söz konusu olmadığını, haksız rekabet koşulları oluşmadığından davacının zarar ve manevi tazminat taleplerinin de reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davalı tarafça sunulan whatsapp yazışmalarında davacı şirket ile davalı şirket arasında da ticari ilişkinin söz konusu olduğu, davacının davalı ...’ün oğlunun işletmesine bazı şirketler ile iş yapması için yönlendirme yaptığı, davalı ...’ün davacı şirketten ayrıldıktan sonra davalı şirket üzerinden aynı sektörde davacı müşterilerine de teklif sunduğu, her iki tarafın kabulünde olduğu üzere davalı şirketin teklifinin davacı şirketten daha düşük olması sebebiyle davacı ile daha önce çalışan müşterilerin davalı şirket ile çalışmaya başladığı,davalının bu müşterileri elde etmek için davacıyı kötülediklerine yönelik delil sunulmadığı, yine davalının daha düşük teklif vermesi neticesinde davacı müşterilerinin davalı şirkette çalışmasının haksız rekabet sayılmayacağı, düşük teklifin birden çok kez tedarik fiyatı altında satış yapılması halinde haksız rekabete yol açacağı,davacının bu yönde bir iddiası olmadığı, tedarik fiyatı altında satış hususuna da dosya kapsamında rastlanmadığı,davalı ...'ün davacı şirketten ayrılıp davacı ile aynı iştigal alanında yakın bir alanda şirket kurması tek başına haksız rekabet sayılmayacağı gibi çalışması sırasında edindiği genel tecrübeleri kullanarak davacının müşterilerine teklif vermesi, onlarla iş yapmasının tek başına haksız rekabet sayılmayacağı, haksız rekabetin oluşması için dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde davacının ticari faaliyetlerine haksız şekilde yönelmesi gerektiği anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 2023 yılında davalı ... firmasının dava dilekçesinde belirtilen firmalarla herhangi bir ticari ilişkisinin olmadığı,2024 yılında bu firmalara toplam 587.914-TL satış yapıldığı,müvekkil şirketin isimleri belirtilen firmalara 2023 yılında 180.306-TL satış yapılırken, 2024 yılında bu tutarın 161.141,50- TL azalarak 16.164,50 TL'ye düştüğü tespitleri yapıldığı,bu tespitler ile davalı ...'ün müvekkil şirketin müşterilerinin davalı firma lehine ayarttığının, davalı tarafından verilen tekliflerin düşük olduğu tespit edildiğini, davalı ..., müvekkil şirket bünyesinde istihdam edilen sıradan bir personel olmadığını, üst düzey yönetici konumunda bulunan, müşterilerle doğrudan bire bir temas halinde olan, müşterilere doğrudan fiyat ve teklif veren, müvekkil şirket adına hareket etme ve karar verme yetkisi olan ve aynı zamanda fiili ortak konumunda bulunan biri olduğunu ,müvekkil şirkete ait ticari sır niteliğindeki uygulanan fiyat politikasını kötüye kullanarak müvekkil şirketin müşterileri ile ilişkiye girdiğini, bu bağlamda bilirkişinin tedarik fiyatının altında satış yapma halinde haksız rekabet olacağı yönündeki tespitin bir anlamı kalmadığı, zaten tedarik fiyatını ve satış fiyatını bilerek, "...
bu fiyata yapıyor, ben size bu fiyata yaparım" dediği için haksız rekabette bulunduğunu , tanık ...'in "kendisinin sunduğu fiyat ... firmasının sunduğu fiyattan daha düşük olduğu için yangın tüpünü ...'dan aldık" şeklinde beyanda bulunduğunu ,Bakırköy 40. İş Mahkemesi'nin 2024/114 esas sayılı dosyasında tarafların tüm tanıkları "...'ün müdür olduğunu, patrondan sonra gelen kişi olduğunu beyan ettiklerini, çalışması sırasında edindiği genel tecrübeleri kullanarak davacının müşterilerine teklif vermesi, onlarla iş yapmasının tek başına haksız rekabet sayılmayacağı, haksız rekabetin oluşması için dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde davacının ticari faaliyetlerine haksız şekilde yönelmesinin gerektiği" şeklinde tespitler esasında tam olarak olayda mevcut olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, haksız rekabetin tespiti ve meni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı tarafça, davalının davacı şirketten ayrıldıktan sonra davacı şirketin müşterilerini ayartarak, davalının davacı müşterilerine davacı ürünlerini kötüleyerek daha düşük fiyat teklif ederek anlaşma yaptığı bu suretle haksız rekabette bulunduğu ileri sürülmüştür. TTK'nın 55/1-a-6. maddesi "Seçilmiş bazı malları, iş ürünlerini veya faaliyetleri birden çok kere tedarik fiyatının altında satışa sunmak, bu sunumları reklamlarında özellikle vurgulamak ve bu şekilde müşterilerini, kendisinin veya rakiplerinin yeteneği hakkında yanıltmak; şu kadar ki, satış fiyatının, aynı çeşit malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerinin benzer hacimde alımında uygulanan tedarik fiyatının altında olması halinde yanıltmanın varlığı karine olarak kabul olunur;
davalı, gerçek tedarik fiyatını ispatladığı takdirde bu fiyat değerlendirmeye esas olur." hükmünü haizdir. "Anılan madde metnine göre haksız rekabetin oluşması için; seçilmiş ürünlerin, malların ve faaliyetlerin tedarik fiyatının altında satışa sunulması, bu şekilde satışa sunumun birden çok kez tekrarı, bu şekilde sunumun reklamlarda özellikle vurgulanması suretiyle kendisinin veya rakiplerinin kabiliyeti hakkında müşterilerin yanıltılması şartlarının kümülatif olarak gerçekleşmiş olması gerekir.Gerçek tedarik fiyatının satıma konu değerden daha düşük olduğunu ispat yükü davalı tarafa aittir. Kanun koyucu söz konusu düzenlemeyle, bir tacirin, sırf daha fazla müşteri çekebilmek amacıyla kendisinin müşterilere daha ucuza satış yaptığına inandırmak için, göstermelik bazı ürünlerde tedarik fiyatının altında satış yapmak ve reklamlarında da buna vurgu yapmak suretiyle, kendisinin yeteneği konusunda müşterileri yanıltarak rakiplerinin önüne geçmeye çalışmasını dürüstlüğe aykırı ve haksız rekabetçi bir davranış olarak nitelendirmiştir." (Yargıtay 11.
HD'nin 2016/7703 Esas ve 2018/1505 Karar sayılı ilamı) Alınan kök ve ek raporda bilirkişi kurulu; Davalı ... .. Ltd Şti ‘nin ; 2023 yılının 10. ayında kurulduğu, 2023 yılında davacının dava dilekçesinde isim/ünvanını belirtiği firmalara herhangi bir satışı/ticari ilişkisi olmadığı, 2024 yılında ise dava dilekçesinde ismi belirtilen ve daha önceki yıllarda müşterisi olduğuna dair kesilen faturaların sunulduğu firmalardan, aşağıda isimleri yer alan firmaların, davalı firma kayıtlarında da yer aldığı kdv hariç olarak 587.914 TL satış yapıldığı, davacının 2023 ve 2024 yılı defter kayıtlarında, dava dilekçesinde belirtiği aşağıda ünvanları yer alan firmalarında dahil olduğu toplamda 1000 ‘in üzerinde müşteri kayıtlı olduğu ve 2023 yılındaki toplam satışın 5.926.037,37-TL, 2024 yılında toplam satışının 9.326.599- TL olduğu, 2023 yılında listelenen firmalara 180.306- TL (KDV dahil) satış yapılırken, 2024 yılında bu tutarın 161.141,50- TL azalarak 16.164,50-TL ye düştüğü, Davalı tarafça sunulan whatsapp yazışmalarında davacı şirket ile davalı şirket arasında da ticari ilişkinin söz konusu olduğu, davacının davalı ...’ün oğlunun işletmesine( ...) bazı şirketler ile iş yapması için yönlendirdiği, Davalı ...’ün davacı şirketten ayrıldıktan sonra oğlunun şirketi olan davalı şirket üzerinden aynı sektörde davacı müşterilerine de teklif sunduğu, her iki tarafın kabulünde olduğu üzere davalı şirketin teklifinin davacı şirketten daha düşük olması sebebiyle davacı ile daha önce çalışan müşterilerin davalı şirket ile çalışmaya başladığı, davalının bu müşterileri elde etmek için davacıyı kötülediklerine yönelik dosyada herhangi bir delil bulunmadığı, yine davalının daha düşük teklif vermesi neticesinde davacı müşterilerinin davalı şirkette çalışması nın haksız rekabet sayılmayacağı, düşük teklifin birden çok kez tedarik fiyatı altında satış yapılması halinde haksız rekabete yol açacağı, dosyada davacının bu yönde bir iddiasının olmadığı, tedarik fiyatı altında satış yapılmadığı, haksız rekabet teşkil edici bir eyleme rastlanmadığı" belirtilmiştir.
Somut olayda; yapılan bilirkişi incelemesinde davacı ve davalı şirketlerin rakip oldukları; davalı şirketin davacının bir kısım cirosuna göre az sayıda sayılabilecek müşterilerine davacıdan daha düşük teklif sunarak satış yaptığı belirlenmiş ise de; yukarıda açıklandığı üzere; müşteriye rakipten daha düşük fiyat teklif etmek haksız rekabet teşkil etmemektedir. Yapılan incelemede satışların maliyetinin altında olmadığı belirlenmiş, davacı tarafça da ileri sürülmemiştir. Davalı ...'ün 2005 yılından itibaren 2023 yılına kadar davacı şirkette çalıştığı, sektörde edindiği bilgi ise onun tecrübesini teşkil ettiği, emekli olduktan edindiği bilgileri kullanması da haksız rekabet sebebiyle engellenemeyecektir.
Tanıkların; daha düşük fiyat teklif ettiği için ...'dan satın aldık beyanlarının da haksız rekabeti ispatlar bir değeri bulunmamaktadır. Somut olayda " Davalı şirketin seçilmiş ürünlerin, malların ve faaliyetlerin tedarik fiyatının altında satışa sunulması, bu şekilde satışa sunumun birden çok kez tekrarı, suretiyle kendisinin veya rakiplerinin kabiliyeti hakkında müşterilerin yanıltılması şartlarının kümülatif olarak gerçekleşme şartı mevcut olmadığı gibi sunulan watshap yazışmalarında da davacı şirket tarafından davalı şirkete müşteri yönlendirildiği belirlendiği anlaşılmakla bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle; karara yönelik istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 10/04/2026
İlişkili maddeler
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/istanbul-bam-12-hukuk-dairesi-2026-557-2026-674 — erişim: 20.07.2026