Tüzel kişiliği olmayan şahıs işletmesi ihya/ek tasfiyeye konu edilemez
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi 2026/519 E. 2026/615 K. · 03.04.2026 · kaldırma ve esas hakkında yeniden hüküm · kesin
Kural
Ticari işletmenin tüzel kişiliği bulunmadığından, gerçek kişi tacire ait ve tasfiyesiz olarak sicilden terkin edilen şahıs (gerçek kişi ticari) işletmesinin ihyasına/ek tasfiyesine ve tasfiye memuru atanmasına karar verilemez; TTK m.547'deki ek tasfiye yalnız tüzel kişiliği bulunan ticaret şirketlerine özgüdür. İşletme terkin edilse dahi hak ve borçların muhatabı gerçek kişi tacir (sağlığında kendisi, aksi halde halefleri) olmaya devam ettiğinden, işletmenin ihyasında davacının hukuki yararı yoktur. Buna karşılık tüzel kişiliği bulunan ticaret şirketi, taraf teşkili amacıyla ihya edilebilir.
Ele alınan meseleler
Tüzel kişiliği bulunmayan gerçek kişi ticari (şahıs) işletmesinin ihyası / ek tasfiyesi
Ticari işletmenin tüzel kişiliği bulunmaz; TTK m.12 uyarınca bir ticari işletmeyi kendi adına işleten gerçek kişi tacir sıfatını taşır ve işletme onun malvarlığının bir parçasıdır. Bu nedenle ticari işletmeden doğan hak ve borçların muhatabı gerçek kişi tacirdir. İşletme sicilden terkin edilmiş olsa dahi, tüzel kişiliği bulunmadığından, sahibi olan gerçek kişi tacirin (sağlığında kendisinin, aksi halde haleflerinin) hak ve borçları devam ettiğinden, işletmenin ihyasına/ek tasfiyesine karar verilmesinde davacının hukuki yararı bulunmamaktadır. TTK m.547'de düzenlenen ek tasfiye tüzel kişiliği bulunan ticaret şirketlerine özgüdür; gerçek kişi ticari işletmeler tasfiyesiz biçimde terkin edildiğinden tasfiye halinde ihya edilmeleri ve kendilerine tasfiye memuru atanması mümkün değildir. Bu husus gözetilmeden şahıs işletmesinin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: ret
Kavramlar: ticari işletmenin ihyası, ek tasfiye, tüzel kişilik, gerçek kişi tacir, şahıs işletmesi, tasfiyesiz terkin, tasfiye memuru atanması, hukuki yarar
Emsal değeri: Tüzel kişiliği bulunmayan gerçek kişi ticari işletmesinin (şahıs işletmesi) ihyasına/ek tasfiyesine ve tasfiye memuru atanmasına karar verilemeyeceği; ek tasfiyenin TTK m.547 uyarınca yalnız tüzel kişiliği bulunan ticaret şirketlerine özgü olduğu yönünden emsal değeri taşır. BAM kararı olarak bölgesel ve ikna edici niteliktedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO 2026/519
KARAR NO 2026/615 TÜRKMİLLETİADINAKARAR
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 12/11/2025
NUMARASI 2024/1006 Esas - 2025/1033 Karar BİRLEŞEN BAKIRKÖY 8. ATM'NİN 2025/563 ESAS SAYILI DOSYASI
DAVA
Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/04/2026
Asıl ve birleşen davanın kabulüne ilişkin kararın asıl davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Asıl davada; "... Ltd Şti"nin ihyası için ticaret sicili müdürlüğüne,birleşen davada tasfiye memuruna yöneltilen davalarda davacı vekili; müvekkili tarafından dava konusu şirketler aleyhine Bakırköy 18. İş Mahkemesi'nin 2018/102 Esas sayılı dosyasıyla hizmet tespiti davası açtıklarını, ancak yargılama sırasında dava konusu şirketlerin sicilden terkin edildiklerini öğrendiklerini, yargılamaya devam edilebilmesi için her iki şirketin de ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Asıl davada Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili; Ticaret Sicili Müdürlüğü TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargı gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek müvekkili yönünden davanın reddini talep etmiştir. Birleşen davada Davalı tasfiye memuru ... davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; Davacı tarafından dava konusu şirketler aleyhine hizmet tespiti amacıyla dava açtığı, yargılama sırasında söz konusu şirketleri sicilden terkin edildiğinin anlaşıldığı, taraf teşkili açısından dava konusu şirketlerin ihyasını istemekte davacı tarafın hukuki menfaati bulunduğundan açılan asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı kabulüne; davalıların yasal hasım olması nedeniyle yargı giderlerinin her iki dava yönünden davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesine ,davalı ... aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili; Müvekkil Müdürlüğe ... ticaret sicili numarasında kayıtlı "... Ltd Şti"nin ve ayrıca, ... ticaret sicili numarasında kayıtlı "... ..."ın ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmiş olup; cevap dilekçesinde de belirtildiği şekilde, ... ticaret sicili numarasında kayıtlı "... ..."ın tüzel kişiliği bulunmadığından ihyasına karar verilemeyeceği, işbu şahıs işletmesine ilişkin ihya kararı ile sınırlı olarak kararı istinaf ettiklerini, şirket hakkında verilen kararın kesinleşmesine itirazları bulunmadığını, dava konusu şahıs işletmesi (... ... Şahıs İşletmesi),müvekkil Müdürlük tarafından, gerçek kişi işletmelere özgü kapanış -tasfiyesiz ve beyan ile- sicilden terkin edildiği, geçici 7 madde kapsamında re’sen terk edilmeyen ve yine, “ek tasfiye” için öngörülen sınırlı sayıdaki şirketler arasında bulunmayan, dava konusu şahıs firmasının, ihya davasına konu edilmeyeceğini şahıs firması olarak adlandırılsa da, teknik anlamda, gerçek kişi tacir olan dava konusu tacir işletmesinin hak ve borçlarından, işletme sahibinin sınırsız sorumluluğunun söz konusu olduğunu,şahıs işletmenin ihya edilmesi, alacağın tahsili veyahut da taraf ehliyetinin sağlanası bakımından zaruri olmadığını ,şahıs işletmesini işleten gerçek kişi, tacir sıfatını haiz olduğunu, davacının talebin reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava tüzel kişiliğin ihyasına ilişkindir. Karar terkin edilen limited şirket ile şahıs işletmesinin ihyasına ilişkin karar Davalı ... vekili tarafından şahıs işletmesinin ihyası ve tasfiye memuru atanmasına ilişkin kısım bakımından istinaf edilmiş, şirketin ihyasına ilişkin kısım bakımından karar kesinleşmiştir. 6102 sayılı TTK nın 12 maddesinde, "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir." hükmünü haizdir.Buna göre, ticari işletmenin tüzel kişiliği bulunmadığı gibi, işletmeyi işleten sahibi, yani huzurdaki davaya konu olan olayda olduğu üzere işletme sahibinin bizzat kendisi tacir sıfatını haizdir. Nitekim, tescile konu olan husus da, ticari işletmenin kurulduğunun/faaliyet göstermeye başladığından ibarettir.
Gerçekten de, ticari işletme (huzurdaki davada ... ...), gerçek kişi tacirin malvarlığının bir parçası olduğundan ve işletme faaliyeti, dava konusu iktisadi işletme aracılığıyla yürütülmekteyse de, gerçek kişi tacirin şahsına ait ticari işletmenin tüzel kişiliği bulunmadığından; gerçek kişi tacir ticari işletmesinden doğan hak ve borçların muhatabı durumundadır. İşletme ticaret sicilinden terkin edilmiş olsa bile, ticari işletmenin tüzel kişiliği bulunmadığından ancak onun sahibi olan gerçek kişi tacirin sağlığında kendisi aksi halde haleflerinin hak ve borçları devam ettiğinden, dava konusu işletmenin ihyasına/ek tasfiyesine karar verilmesinde, davacının hukuki yararı bulunmamaktadır. TTK'nın 547.
maddesinde düzenlenen ek tasfiye tüzel kişiliği bulunan ticaret şirketlerine özgüdür.Gerçek kişi ticari işletmeler, tasfiyesiz bir şekilde terkin edildiğinden, tasfiye halinde olarak ihya edilmesi ve yine, tasfiye memuru atanmasının da mümkün olmadığı gözetilmeden gerçek kişi tacir şahıs işletmesinin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; resen terkin edilen şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına ilişkin kararın kesinleştiği dikkate alınarak aynen tekrarına; tüzel kişiliği bulunmayan gerçek kişi ticari işletmesinin ihyasına/ek tasfiyesine karar verilmesi yasal olarak mümkün olmadığından kararın ... -... "gerçek kişi ticari işletmesi yönünden kaldırılarak;
davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davalı ... Müdürlüğünün istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/11/2025 Tarih 2024/1006 Esas - 2025/1033 Karar sayılı kararın HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davacı tarafından İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'nun ... sicil numarasında kayıtlı, Tasfiye Halinde ... Ltd. Şti şirketinin ihyası talebinin kabulüne Bakırköy 18. İş Mahkemesi'nin 2018/102 Esas sayılı dosyası ve bu dosya ile bağlantılı dosyalara münhasır olmak üzere TTK nın 547.maddesi gereğince ihyasına, Tasfiye Halinde ... Ltd. Şti şirketine tasfiye memuru olarak ...'ın atanmasına, ...- ... şahıs firmasının ihyası talebinin reddine," İlk derece yargılamasına ilişkin olarak;
"Asıl ve birleşen davada alınması gereken 732-TL karar harcının asıl ve birleşen davada yatırılan 1.043-TLpeşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 311-TL'nin davacıya iadesine, Davalı ... sicil müdürlüğü yasal hasım olması ve davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargı giderine hükmedilmesine yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına," Davalı ... tarafından yatırılan 732-TL peşin istinaf karar harcının talebi halinde iadesine, Davacı tarafından yapılan giderin üzerinde bırakılmasına, davalı ... Sicil Müdürlüğü tarafından yapılan 7-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalı ... Sicil Müdürlüğü'ne ödenmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
03/04/2026
İlişkili maddeler
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/istanbul-bam-12-hukuk-dairesi-2026-519-2026-615 — erişim: 20.07.2026