Kesin teslim tarihi kararlaştırılmayan satımda gecikme faizinden satıcının sorumsuzluğu
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi 2026/33 E. 2026/26 K. · 12.01.2026 · istinaf başvurusunun esastan reddi · kesin
Kural
Satımda kesin bir teslim vadesi kararlaştırılmamış (sipariş formunda teslim tarihi boş/değişebilir gösterilmiş) ise, satıcının teslim öncesi masraf veya ödeme talep etmesi belirli tarihli teslim taahhüdü sayılmaz ve satıcının teslimde geciktiği kabul edilemez; alıcının kendi ticari tercihiyle kullandığı kredinin gecikme dönemine ilişkin faiz zararı da satıcıdan istenemez.
Ele alınan meseleler
Kesin teslim tarihi bulunmayan satımda gecikme nedeniyle kredi faiz zararından satıcının sorumluluğu
Taraflar arasındaki sipariş formunda öngörülen teslim tarihi boş bırakılmış, formun altındaki açıklamada öngörülen teslim tarihinin değişiklik gösterebileceği belirtilmiş olup satımda kesin bir teslim vadesi kararlaştırılmamıştır. Satıcının aracın teslimi için tescil masrafı gibi bir kısım masraf veya ödeme talep etmesi, başlı başına belirli tarihli bir teslim taahhüdü anlamına gelmez; davacının dayandığı e-postalarda da (11 Temmuz tarihli e-postada tescil masrafının yatırılması istenmiş, 12 Temmuz tarihli e-postada faturanın sisteme henüz düşmediği, düştüğünde bilgi verileceği bildirilmiş) kesin bir teslim taahhüdü yoktur. Kesin bir vade belirlenmediğinden satıcının teslimde geciktiği kabul edilemez. Alıcının taşıt kredisi kullanması, faiz oranı ve başlangıç tarihi seçimi kendi ticari tercihinin sonucu olup bu tercihten doğan faiz yükü kendisine aittir; kesin teslim tarihi kararlaştırılmadığından kredi nedeniyle doğan faiz alacağını satıcıdan talep hakkı bulunmamaktadır.
Sonuç: ret
Kavramlar: kesin vade (teslim tarihi, teslim taahhüdü, itirazın iptali, gecikme faizi, illiyet bağı
Emsal değeri: Kesin teslim tarihi kararlaştırılmayan ticari satımda satıcının gecikmeden ve alıcının kredi tercihinden doğan faiz zararından sorumlu tutulamayacağı yönünden bölgesel ve ikna edici (bağlayıcı olmayan) emsal değeri taşır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2026/33
KARAR NO 2026/26 TÜRK MİLLETİ ADINA — İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 18/09/2025
NUMARASI 2025/3 Esas 2025/565 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ 02/01/2025
İSTİNAF KARAR TARİHİ 12/01/2026
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili; müvekkili şirketinin, 12.06.2024 tarihinde davalı şirkete 1 adet 2024 model ... (...) otomobil siparişinde bulunduğunu, 06.06.2024 tarihinde 2.000.000 TL tutarında kapora bedelini davalı şirketin banka hesabına yatıran müvekkili şirketin 11.07.2024 tarihinde davalı şirket yetkilileri tarafından otomobilin, davalı şirketin yetkili bayisi olan ... A.Ş. ... Şubesi’nde hazır olduğu ve ödemenin tamamlanmasının ardından otomobilin kendisine teslim edileceğine dair yapılan bildirimin ardından Garanti Bankası ...Şubesi’nden taşıt kredisi kullandığını, bakiye 14.450.172- TL tutarındaki bedeli de 11.07.2024 tarihinde davalı şirketin banka hesabına yatırdığını, 11.07.2024 tarihi itibariyle toplam 16.450.172 TL ödeme yapan müvekkil şirketin, araca ait tescil işlemlerinin tamamlanması amacıyla 11.07.2024 tarihinde ayrıca davalı şirketin yetkili bayisi olan ...'in banka hesabına, araç tescil masrafı olarak da 5.410-TL yatırdığını, davalı şirketin dava konusu otomobili, daha önce kararlaştırılan 11.07.2024 tarihinden 15 gün geç teslim etmesi nedeniyle müvekkilinin Bankaya fazladan 264.794-TL tutarında faiz bedeli ödemek zorunda kaldığını, bu tutarın davalı tarafından karşılanmadığından icra takibi başlattıklarını ileri sürerek davalının itirazının iptaline, %20 oranında inkâr tazminatı ödenmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının iddialarının aksine satış sözleşmesi imzalanması akabinde 25.07.2024 tarihinde araç faturası kesilerek 26.07.2024 tarihinde aracın davacıya teslim edildiğini, dava dilekçesinin ekinde yer alan sipariş formunda dava konusu aracın teslim tarihinin kesin olarak belirlenmediği ve ön görülen teslim tarihinin değişiklik gösterebileceğinin belirtildiğini, davacının ödemeyi yaptığı aynı gün teslimatın yapılması gerektiği şeklindeki iddiasının ticari hayatın olağan akışına da aykırı olduğu, davacının kendi uhdesinde karar vererek başvurduğu krediye yapılan ödeme ile teslim tarihi arasında doğrudan bir illiyet bağı bulunmadığını, davacı tarafından kullanılan kredi banka ile davacı arasındaki finansman ilişkisinden ibaret olduğunu, bu ilişkiden kaynaklı tüm sorumluluk faiz yükü ve diğer masraflar davacıya ait olup bu sebeple müvekkil firmaya herhangi bir sorumluluğun yüklenilemeyeceğini, belirterek davanın reddini, davacı aleyhine %20'den az olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davacı taraf, davalıdan 12.06.2024 tarihinde davalı şirketten 1 adet 2024 model ... (...) otomobil siparişinde bulunduğu; taraflar arasında düzenlenen sipariş formunda aracın teslim tarihinin 11.07.2024 olarak gösterildiğini, bu tarihten önce ... bankasından 14.450.172- TL kredi çektiklerini ve teslim tarihinde toplam 16.450.172-TL ödemede bulunduklarını, 12/07/2024 tarihinde teslim hakkında bilgi talep ettiklerini, ancak davalı şirket tarafından faturanın 25/07/2024 tarihinde düzenlenmesi nedeniyle aracın fiilen tesliminin 26/07/2024 tarihinde yapıldığını, 11/07/2024-26/07/2024 tarihi aralığında bankaya kredi nedeniyle ödemek durumunda kaldıkları faiz bedelini davalıdan talep etmekte ise de sipariş formunda;sipariş için öngörülen teslim tarihinin boş bırakıldığı, altta yer alan açıklamada öngörülen teslim tarihinin değişiklik gösterebileceğinin beyan edildiği, sipariş formunda davacının iddiası gibi belirli bir teslim tarihi bulunmadığı, bu formun davacının da kabulünde olduğu, davacının kredi kullanımının ve faiz oranı ve başlangıç tarihi seçiminin kendi sorumluluğunda olduğu anlaşılmakla 15 günlük gecikmeden kaynaklı faizden davalının sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili;
11. 07.2024 tarihinde müvekkile yaptığı bildirim ile otomobilin teslim tarihini, müvekkil şirket tarafından bakiye satış bedelinin ödenmesi koşuluna bağlayan davalı şirketin, söz konusu bakiye bedelin müvekkil şirket tarafından 11.07.2024 tarihinde ödenmesine rağmen dava konusu otomobili 26.07.2024 tarihinde teslim etmesi nedeniyle müvekkil şirketin, 11.07.2024 tarihinde çektiği toplam 14.450.172-TL bedelli taşıt kredisi için 11.07.2024 - 26.07.2024 arasını kapsayan 15 günlük dönem için toplam 264.794- TL tutarında fazladan faiz ödemek durumunda kaldığını, Bankaya yaptığı 264.794- TL tutarında faizi ödemesine davalı sebeb olduğundan bu miktar bakımından davanın kabulüne karar verilmesini talep etmektedir.
Davacı;
11. 7.2024 tarihinde davalı tarafça otomobilin hazır olduğunu bedeli ödendiğinde teslim alınabileceğini bildirdiğini ,bu bildirim üzerine bedelini karşılayabilmek açısından bankadan kredi kullandığını ,bildirime uyulup zamanında teslim yapılmadığından 15 günlük fazladan faiz ödendiğini ,bu faiz zararından bankanın sorumlu olduğunu ,e-posta yazışmalarının bunu doğruladığını ileri sürmektedir.Davacı tarafça sunulan 11 temmuz tarihli e-postada tescil masrafının yatırılması istenilmiş, 12 temmuz tarihli e-postada da aracın faturasının sisteme henüz düşmediği, düştüğünde hemen bilgi verileceği davacıya bildirilmiştir. Davalının aracın teslimi için bir kısım masraf veya ödeme talep etmesi teslim taahhüdü anlamına gelmemektedir.
Kredi kullanımı davacının ticari tercihinin bir sonucu olup,kesin bir vade belirlenmediğinden davalının teslimde geciktiği kabul edilemeyecektir.Kesin teslim tarihi de belirlenmediğinden kredi kullanımı faiz alacağını davalıdan talep hakkı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, istinaf nedeni yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile kalan 116,60-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/01/2026
İlişkili maddeler
Doğrulanmış madde ilişkisi yok.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/istanbul-bam-12-hukuk-dairesi-2026-33-2026-26 — erişim: 20.07.2026