Kayyımın türü ve yetkileri belirlenmeden verilen tedbire itiraz reddinin kaldırılması
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi 2026/186 E. 2026/231 K. · 09.02.2026 · kaldırıp gönderme (HMK 353/1-a) · kesin
Kural
Şirkete temsil ve denetim kayyımı atanmasına bağlı ihtiyati tedbire yapılan itirazın reddine karar verilirken; atanan kayyımın türü (yönetim/denetim), görev ve yetkileri belirlenmeden, denetim kayyımı atandığı belirtilmesine rağmen ortak-müdürün temsil yetkisinin kaldırılmasındaki çelişki, birden fazla münferit yetkili müdür bulunması ve taraflar arasındaki menfaat çatışması değerlendirilmeden hüküm kurulması eksik incelemedir; bu hususlar gözetilerek itirazın yeniden değerlendirilmesi gerekir.
Ele alınan meseleler
İhtiyati tedbire itirazın reddi kararının eksik ve çelişkili gerekçeyle verilmesi
Şirketin münferit yetkili müdürü olan davalının temsil yetkisi kaldırılarak şirkete temsil ve denetim kayyımı atanmışsa da, sicil kaydında davacı ve davalı ortağın yanında şirket dışından bir kişinin de münferit temsil yetkisi bulunmaktadır; denetim kayyımı atandığı belirtilmesine rağmen davalı ortağın temsil yetkisinin kaldırılması, şirket yönetiminde zafiyet ve yetki karmaşasına yol açan bir çelişki oluşturur. Atanan kayyımın görev ve yetkileri belirlenmemiştir: kayyım yönetim kayyımı ise davalıdan başka iki ayrı münferit yetkili müdür bulunduğu halde neden yönetim kayyımı atandığı, denetim kayyımı ise diğer müdürlerin işlemlerinin denetim ve onaya tabi tutulup tutulmadığı anlaşılamamaktadır. İtirazın reddine ilişkin kararda bu hususların hiçbiri ve taraflar arasındaki menfaat çatışması değerlendirilmemiş olup inceleme eksiktir; itirazın, kayyımın görevinin ne olduğu, temsil yetkisi kaldırılan müdürden başka iki müdür bulunması, denetim kayyımı atanıp temsil yetkisinin kaldırılmasındaki çelişki ve menfaat çatışması gözetilerek yeniden değerlendirilmesi gerekir.
Sonuç: kabul
Kavramlar: ihtiyati tedbire itiraz, temsil ve denetim kayyımı, yönetim kayyımı, temsil yetkisinin kaldırılması, münferit yetkili müdür, yaklaşık ispat, menfaat çatışması, eksik inceleme
Emsal değeri: Şirkete kayyım atanmasına dayalı ihtiyati tedbire itirazın reddi kararında; kayyımın türü, görev ve yetkileri belirlenmeden ve denetim kayyımı atanıp temsil yetkisinin kaldırılmasındaki çelişki ile menfaat çatışması değerlendirilmeden karar verilmesinin eksik inceleme sayılıp kararın kaldırılmasını gerektirmesi yönünden bölgesel/ikna edici emsal değeri taşır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO 2026/186
KARAR NO 2026/231 TÜRKMİLLETİADINAKARAR
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 10/12/2025 (Ara Karar)
NUMARASI 2025/593 Esas
TALEP İhtiyati Tedbire İtiraz
İSTİNAF KARAR TARİHİ 09/02/2026
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Mahkemece;
21. 04.2025 tarihli 2025/143 D.İş esas, 2025/144 karar sayılı ara kararı ile davacı şirketin ... Bankası ..., ... Bankası ..., ... Bankası ... IBAN numaralı hesaplarında işlem yetkisi bulunan davacı şirket yetkilisi davalı, ...'un hesaplara erişiminin kısıtlanması için ilgili bankalara müzekkere yazılmasına, davacı şirket adına kayıtlı bulunan...., ..., ..., ..., ..., ... ve ... plaka sayılı araçlar yönünden davalı ...'un işlem yetkisinin kaldırılmasına, bu hususta Trafik Sicil Müdürlüğü'ne yazı yazılmasına,İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı ... Şirketi'ne davacı şirket yetkilisi davalı ...'un (TCKN: ...) yetkilerinin kaldırılması ile, iş bu dava dosyasıyla sınırlı olmakla üzere ...'in temsil ve denetim kayyımı olarak atanmasına karar verilmiştir.Davalı ...
vekili; Mahkemenin 2025/143 D.İş sayılı dosyası ile tedbir kararı ile davacı şirket yetkilisi müvekkilinin yetkilerinin kaldırılarak anılan dava dosyası ile sınırlı olarak temsil ve denetim kayyımı atandığını, mahkemenin 2025/593 Esas sayılı dosya yönünden de tedbirin devamına karar verildiği, ancak bu süreçte kayyım tarafından müvekkili ile iletişim kurulmadığını, davacının şirketi tek başına ve kendi lehine olacak şekilde yönettiğini, şirketin özellikle müvekkilinin yetkilerinin kısıtlanmasından sonra cirosunun katlanarak arttığını, ancak karlılığın da katlanarak azaldığını,müvekkilinin hisselerinin temsili ve denetim için atanan kayyımında anlamsız ve yetersiz olduğunu, bu sebeple görevine son verilerek müvekkilinin yetkilerinin iade edilmesinin gerektiğini, ...
Plaka sayılı aracın daha önceki zamanlarda müvekkilinin annesi ...'a ait olduğunu, şirket kuruluşunda aracın resmi bir şekilde şirkete devredildiğini, şirketin halihazırda ...'a borçlu durumda olduğunu, davacının müvekkilinin kendi annesine ait olan aracı kaçırarak ortadan kaybolduğunu iddia ettiğini, ancak şirketin %51 hisse ortağı olarak şirkete ait olan bir aracın müvekkili tarafından rutin hayatında kullanılmasının ne gibi bir cezai sorumluğu olduğunu hususunun anlaşılamadığını,müvekkilinin hiçbir zaman kaçmadığını, Savcılıkta vermesi gereken ifadesini verdiğini ve elindeki delillerle davacının tüm iddialarının çürüdüğünü, şirkette kayıtlı birçok aracın bulunduğunu, bu araçların şirket ortakları ve şirket çalışanları tarafından aktif olarak kullanıldığını, diğer ortak ve çalışanların şirket araçlarını kullandığı bir durumda şirketin %51 hissesine sahip ortağının şirket aracını kullanmayacağına karar verilmesinin kabul edilemeyeceğini, bu kapsamda şirket aracının müvekkiline teslimini talep etmiştir.İtiraz üzerine mahkemece;
ihtiyati tedbir verilmesindeki koşullarda bir değişiklik bulunmadığı, davacıların işbu davadaki dayanak olayları ve ileri sürdükleri mal kaçırma ve zimmete para geçirme gibi iddiaların ciddi görülmesi nedeniyle (Davadan önce Bakırköy 4. ATMnin 2025/143 D.İş sayılı dosyası üzerinden atanan) denetim ve onay kayyımının işbu dosyada görevine devamına; ayrıca davacı şirket adına kayıtlı olan ... Plaka sayılı aracın tescil kaydına satılamaz şerhi konularak aracın davacı şirkete teslimine ilişkin verilen ihtiyati tedbir kararlarında usule aykırılık bulunmadığı, somut olayın özelliklerine uygun ve ölçülü olduğu anlaşıldığından tedbire yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.İhtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı vekili ;Müvekkil halihazırda 21.04.2025 tarihinden itibaren şirketten fiilen ve hukuken uzaklaştırılmış olup yerine kayyım tayin edildiği, bu süreçte kayyım tarafından müvekkil ile herhangi bir iletişim kurulmadığı gibi müvekkile en ufak bir maaş ya da kar payı ödemesi yapılmadığı, dava açıldıktan sonraki süreçte şirket ile ilgili herhangi bir denetim yapılmadığı, dosyaya herhangi bir rapor sunulmadığı dosya kapsamı ile sabit olduğunu, karşı tarafın şirketi zarara uğratacak faaliyetleri gerçekleştirdiği açıkça ortada olduğunu, beyan dilekçesinden de anlaşılacağı üzere davacı tarafça ne müvekkilin ne de kayyımın haberi olmaksızın usule aykırı bir genel kurul yapılarak usulsüz işlem tesis edildiği müvekkilin yetkilerinin iadesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yaklaşık ispatın sağlandığı kabul edilerek; şirketin münferit yetkili müdürü olan davalı ...'un temsil (yönetim) yetkileri kaldırılarak şirkete temsil ve denetim kayyımı atandığı anlaşılmakta ise de şirketin sicil dosyasında yapılan incelemede davacı ile davalı ortağın münferit yetkili oldukları gibi bir de münferit yetkili şirket dışından ...'nın temsil yetkisi olduğu görülmektedir. Şirkete denetim kayyımı atandığı belirtilmesine rağmen davalı şirket ortağının temsil yetkisi kaldırılmıştır.Şirketin yönetiminde zafiyet doğuracak, bir yetki karmaşasına düşüldüğü, atanan kayyımın görev ve yetkilerinin belirlenmediği; atanan kayyım yönetim kayyımı ise somut durumda davalıdan başka iki ayrı münferit yetkili müdür bulunduğu halde neden yönetim kayyımı atandığı;
denetim kayyımı ise diğer şirket müdürlerinin işlemlerinin denetim ve onaya tabi tutulup tutulmadığı anlaşılamamaktadır. Verilen itirazın reddine ilişkin karar da yazılan hususların hiç birisi değerlendirilmemiş olup; itirazın yeniden incelenerek atanan kayyımın görevinin ne olduğu, davalı ... 'un temsil yetkileri kaldırılmış iken yetkileri kaldırılan müdürden başkaca iki müdür daha bulunduğu gözetilerek; ayrıca denetim kayyımı atandığı belirtilmesine rağmen temsil yetkisinin kaldırılmasının çelişki teşkil ettiğinin gözetilmesi; taraflar arasında ki menfaat çatışmasının değerlendirilmediği anlaşılmakla ; ihtiyati tedbire itiraz yeniden değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmek üzere itirazın reddine ilişkin kararın kaldırılmasına itiraz yeniden karara bağlanmak üzere Dairemiz kararının ara kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.İhtiyati tedbir kararına itiraz eden vekili ...
vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine ilişkin verilen 10.12.2025 tarihli ara kararın kaldırılmasına itiraz yeniden değerlendirilmek üzere dairemiz kararının ara kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbire itiraz eden davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/593 Esas sayılı 10/12/2025 tarihli ara kararın HMK.'nın 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA;"İhtiyati tedbire itiraz yeniden incelenmek üzere Dairemiz kararının ara kararı veren mahkemeye gönderilmesine"İhtiyati tedbire itiraz eden davalı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-g kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/02/2026
İlişkili maddeler
Doğrulanmış madde ilişkisi yok.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/istanbul-bam-12-hukuk-dairesi-2026-186-2026-231 — erişim: 20.07.2026