Faaliyet yasağına aykırılık, tamamlanmış hisse devri karşılığı bonoları bedelsiz kılmaz
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi 2023/991 E. 2026/643 K. · 07.04.2026 · istinaf başvurusunun esastan reddi · temyiz yolu açık
Kural
Devralınan şirket hissesi karşılığında keşide edilen bonoların bedelsiz kaldığı iddiasına dayalı menfi tespit davasında; devreden ortağın belirli bir unvan/marka ile faaliyette bulunmama taahhüdü sözleşmede hisse devrinin veya hisse bedelinin ödenmesinin şartı olarak ya da cezai şarta bağlı olarak düzenlenmemişse, bu taahhüde aykırılık devredenin sorumluluğunu doğurabilse de, tescil edilmek suretiyle tamamlanmış hisse devrini geçersiz kılmaz ve devir karşılığı verilen bonoları bedelsiz hale getirmez. Sözleşmenin geçerliliği kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla tespit edilmişse, aynı sözleşmeye ilişkin derdest iptal ve haksız rekabet davaları bekletici mesele yapılmaz.
Ele alınan meseleler
Faaliyette bulunmama taahhüdüne aykırılığın, hisse devri karşılığı verilen bonoları bedelsiz kılıp kılmayacağı
Hisse devir sözleşmesi akabinde davacının şirketteki tek pay sahipliği ticaret siciline tescil edilip ilan edilmiş, hisse devri gerçekleşmiştir. Davalının belirli unvan/marka ile faaliyette bulunmayacağına ilişkin taahhüdü, hissenin devrinin bir şartı olarak değil, davalının hisse devrinden sonraki faaliyetlerini düzenleyen bir yükümlülük olarak kararlaştırılmıştır. Bu taahhüde aykırı davranış davalının sorumluluğunu doğurabilirse de, tamamlanmış hisse devrini geçersiz kılarak devir karşılığı verilen senetleri bedelsiz hale getirmesi mümkün değildir. Faaliyette bulunma yasağı sözleşmede doğrudan hisse devrinin ya da hisse bedelinin ödenmesinin şartı olarak düzenlenmediği gibi, aksine hareket cezai şart yaptırımına da bağlanmadığından, davalıya hisse devrine karşılık verilen bonolardan borçlu olunmadığının tespiti istemiyle açılan davanın reddi yerindedir.
Sonuç: ret
Derdest hisse devri iptali ve haksız rekabet davalarının bekletici mesele yapılması gerekip gerekmediği
Hisse devir sözleşmesinin edimlerinden olan taşınmazların devri için açılan dava kabul edilmiş, bu karar temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiş ve böylece taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesinin geçerliliği kesinleşen mahkeme kararıyla tespit edilmiştir. Bu nedenle, hisse devir sözleşmesinin iptali istemiyle açılan dava ile haksız rekabete dayalı derdest davanın sonucunun beklenmesine (bekletici mesele yapılmasına) gerek bulunmamaktadır.
Sonuç: ret
Kavramlar: menfi tespit, hisse devir sözleşmesi, bononun bedelsiz kalması, asli edim / yan edim yükümlülüğü, faaliyette bulunmama (rekabet) yasağı, cezai şart, bekletici mesele, TBK m.97 ödemezlik def'i
Emsal değeri: Devreden ortağın faaliyette bulunmama/marka kullanmama taahhüdünün hisse devrinin şartı ve cezai şart olarak düzenlenmediği hallerde, taahhüde aykırılığın devir karşılığı verilen bonoları bedelsiz kılmayacağı yönündeki değerlendirme benzer menfi tespit uyuşmazlıkları bakımından bölgesel ve ikna edici emsal değer taşır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2023/991
KARAR NO 2026/643 TÜRK MİLLETİ ADINA — İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 12/10/2022
NUMARASI 2018/39 Esas - 2022/609 Karar
DAVA
Menfi Tespit
DAVA TARİHİ 15/01/2018
İSTİNAF KARAR TARİHİ 07/04/2026
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalının yarı oranda hisse ile ... AŞ'yi 20/03/2013 tarihinde kurduklarını, müvekkilinin 28/11/2016 tarihinde davalının hissesini satın aldığını ve 28/12/2016 tarihinde tek pay sahibi olduğunun tescil edildiğini, taraflar arasındaki devir sözleşmesi gereğince davalının şirketin çalışmasını yaptığı projelerden dolayı herhangi bir hak talep etmeyeceğini ve ... markasından doğan tüm hakları devrederek kullanmayacağını taahhüt ettiğini, ancak davalının bu taahhüdüne uymayarak bir hafta içerisinde ... AŞ unvanlı şirketi kurarak hisse devir sözleşmesine aykırı davrandığını ve haksız rekabete sebep olduğunu, müvekkili tarafından davalıya haksız rekabete dayalı olarak açılan İstanbul 5 ATM'nin 2018/41 E.
sayılı davanın derdest olduğunu, müvekkilinin davalının paylarını devralmayı davalının ... markasını hiç bir şekilde kullanmayacağını taahhüt etmesi şartıyla aldığını, davalının eylemlerinin aynı zamanda rekabet yasağına aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilinin davalıya hisse devri nedeniyle 4 ayrı taşınmaz vereceğini, davalının 200.000TL tutarlı çekinin davalıya iade edildiğini, davalının 479.000-TL tutarlı borcunun silindiğini, ayrıca davalıya her biri 35.000-TL tutarlı 42 adet sıralı bono ve 1 adet 20/07/2020 vadeli 30.000-TL bonoyu keşide ettiğini, toplam 315.000-TL tutarlı 9 bononun ödendiğini, davalının sözleşmeyi ihlal etmesi nedeniyle senetlerin bedelsiz kaldığını belirterek davalıya ödenen bono bedellerinin istirdadı ve diğer senetler yönünden hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin davalıya her biri 35.000-TL tutarlı ilki 20/01/2018, sonuncusu 20/08/2018 tarihli 13 ila 20 nolu bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, bonoların iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davacının hisse devir protokolünden kaynaklanan hiç bir edimini yerine getirmediğini, buna rağmen bonoların bedelsiz kaldığını iddia ettiğini, bonoların borcun ikrarı niteliğinde olduğunu, müvekkilinin aynı sektörde faaliyet göstermesini engelleyen hiç bir düzenleme bulunmadığını, müvekkilinin ayrılmasından sonra şirketin üstlendiği projeyi tamamlayamayarak müvekkilinin itibarını zedelediğini, müvekkilinin ortaklıktan davacının yıldırmaları sonucunda ayrılmak zorunda kaldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davacı ile davalının ... AŞ'de ortak oldukları, 29/11/2016 tarihli hisse devir sözleşmesi ile davacının tek pay sahibi olduğu, davalının aynı sözleşmede ... markasından doğan tüm haklarını devrettiği, davalının sözleşme sonrası 07/12/2016 tarihinde "... AŞ" unvanı ile şirket kurduğu ve bu suretle sözleşme hükümlerine aykırı davrandığından bahisle davalıya verilen bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespitinin talep edildiği, İstanbul 5. ATM'nin 2018/41 esas sayılı dosyasında davalının kurduğu "... Anonim Şirketi" üzerinden faaliyetlerinin haksız rekabet oluşturduğundan bahisle maddi ve manevi tazminat davası açıldığı, davanın halen derdest olduğu, ayrıca davalı tarafından İstanbul 22.
ASLHM'nin 2017/170 E. sayılı dosyası üzerinden ... AŞ aleyhine hisse devri sözleşmesinde bahsi geçen taşınmazların kayıtlı tapularının iptali ile kendi adına tescili talepli dava açıldığı, taraflar arasında imzalanan 29/11/2016 tarihli hisse devri sözleşmesi gereği davalının asli edim yükümlüğünün şirketteki hisselerini devretmek, davacının asli edim yükümlülüğünün hisse devri karşılığı ödenmesi kararlaştırılan bedeli ödemek olduğu, davalının sözleşme konusu hisseleri devrettiği, davalının yan edim olarak ... markasından doğan tüm haklarını devrettiği ve bu markayı kullanmayacağını kabul ettiği, davalının bu yükümlülüğüne aykırı davrandığı kabul edilse dahi bunun haksız rekabet oluşturacağı ve bu sebeple tazminat yükümlülüğünün doğacağı nitekim bu yönde davacının istemini içerir derdest dava bulunduğu, davalının sözleşme gereği asli edim yükümlülüğünü yerine getirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf yoluna başvuran davacı vekili; davalının hisse devir sözleşmesine aykırı hareket etmesi nedeniyle TBK'nın 97. maddesi gereğince müvekkilinin edimi ifa etmekten imtina edebileceğini, taraflar arasındaki sözleşmede asli tali edim şeklinde bir ayrıma gidilmediğini, bonoların bedelsiz kalmasının sebebinin davalının sözleşmeye aykırı olarak ... markasını kullanması ve 5299 adlı projeyi kendi projesiymiş gibi pazarlaması olduğunu, davalının aynı unvanda şirket kurarak sözleşmeyi ihlal ettiğini, hisse devir sözleşmesindeki taahhüdüne uymadığını, davalının en başından beri kötüniyetli hareket ettiğini, şirketin ortağı iken haksız rekabette bulunduğunu, ortaklıktan ayrıldıktan sonra da bu eylemlerine devam ettiğini, davalının şirketin ortağı olduğu dönemde şirkete ait taşınmazları imza yetkisini kötüye kullanarak üçüncü kişilere sattığını ve bedelleri şirket hesabına intikal ettirmediğini, müvekkilinin ilk 9 senedi ödediğini, ancak davalının sözleşmeye aykırı davranışlarını öğrenmesi üzerine TBK'nın 97.
maddesi gereğince edimini ifadan kaçınmaya başladığını, davalıya sözleşme kapsamında bir çok ödeme yapıldığını, dava konusu bonoların sözleşme ile sebebe bağlandığını, müvekkilinin davalıya verdiği senetlerin bedelsiz kaldığını, haksız rekabete ilişkin davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, ayrıca davalı tarafça hisse devrinin iptaline ilişkin dava açıldığını, söz konusu davanın kabulü halinde bonoların bedelsiz hale geleceğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, hisse devir sözleşmesi kapsamında devralınan şirket hissesi karşılığında davalıya verilen bonoların, davalının sözleşmeye aykırı hareket ettiğinden bahisle bedelsiz kaldığı iddiasıyla borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı ve davalının ... AŞ'yi 20/03/2013 tarihinde yarı yarıya pay sahibi olarak kurdukları, taraflar arasındaki 29/11/2016 tarihli hisse devri sözleşmesi ile davalının şirketteki 140.000 paya denk gelen % 50 hissesini davacıya devrettiği, devir sözleşmesinde şirketin üstlendiği ... 9620 projesinden 3, 30, 72 ve 90 nolu bağımsız bölümlerin davalıya devredileceği, hisse bedelinin 1.500.000-TL'lik kısmının 42 adet 35.000-TL bedelli, 1 adet 30.000-TL bedeli senetle ödeneceği, davalının keşidecisi olduğu 7 adet toplam 200.000-TL tutarlı çekin davalıya iade edileceği, davalının 4297 projeden elinde kalan 33.000-TL'yi, 9620 projesinden 39 nolu daire satışından aldığı 380.000-TL ve çeşitli tarihlerde kasadan aldığı 76.000-TL'yi şirkete iade etmeyeceği, davalının hisse devir tarihinden önceki şirket borçlarından sorumlu olmayacağı, davalının şirketin çalışmasını yaptığı ve sürdürdüğü projelerden dolayı özlük hakkı ve tazminat istemeyeceği, davalının ...
markasından doğan tüm hakları devrettiği ve bu markayı kullanmayacağı kararlaştırılmıştır. Davalı ..., şirket ortaklığından ayrılmasının sonrasında 09/12/2016 tarihinde dava dışı ... ile birlikte ... AŞ unvanlı şirketini yarı yarıya hisse ticaret siciline tescil ettirmiştir. Davacı; davalının, kurucularından olduğu ... AŞ unvanlı firma ile ticari faaliyette bulunarak hisse devir sözleşmesindeki ... markasını kullanmayacağına dair taahhüdünü ihlal ettiğini, bu şekilde davalıya verilen senetlerin bedelsiz kaldığını, kendi edimini yerine getirmeyen davalının TBK'nın 97. maddesi gereğince müvekkilinden senet bedellerinin ödenmesini talep edemeyeceğini belirterek dava konusu senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmektedir.
Ne var ki; taraflar arasında imzalanan 29/11/2016 tarihli hisse devir sözleşmesi akabinde davacının şirketteki tek pay sahipliği ticaret siciline tescil edilerek sicil gazetesinde ilan edilmiş, şirkette hisse devri gerçekleşmiştir. Davacı, davalının hisse devir sözleşmesine aykırı olarak, Kasada unvanlı firma ile ticari faaliyetlerine devam ettiğini, bu nedenle senetlerin bedelsiz kaldığını ileri sürmekte ise de davalının ... unvanı ile faaliyette bulunmayacağına ilişkin taahhüdü hissenin devrinin bir şartı olarak değil, davalının hisse devrinden sonraki faaliyetlerini düzenlemektedir. Davalıya hisse devrinden sonra şirketin unvanı ile faaliyette bulunmama noktasında yükümlülük yüklemektedir.
Bu taahhüdüne aykırı davranışı davalının sorumluluğunu doğurursa da hisse devrini geçersiz kılarak senetleri bedelsiz hale getirmesi mümkün değildir. Nitekim, davalıya haksız rekabet iddiasıyla açılan İstanbul 5. ATM'nin 2022/838 E. sayılı dava derdesttir. Hisse devir sözleşmesinin edimlerinden olan taşınmazların devri için davalı ... tarafından şirkete karşı açılan İstanbul 10. ATM'nin 2022/182 E. sayılı (İstanbul 22. ASLHM 2017/170 E.) davanın kabulüne karar verilmiş olup, bahsi geçen kararın temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği dikkate alındığında taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesinin geçerliliği kesinleşen mahkeme kararı ile tespit edildiğinden hisse devir sözleşmesinin iptali istemi ile açılan İstanbul 20.
ATM'nin 2021/687 E. sayılı davanın ve haksız rekabete dayalı olarak açılan İstanbul 5. ATM'nin 2022/838 E. sayılı davanın sonucunun beklenmesine gerek bulunmamaktadır. Davalının faaliyette bulunma yasağı, sözleşmede doğrudan hisse devrinin ya da hisse bedelinin ödenmesi şartı olarak düzenlenmediğinden, aksine hareket sözleşmede cezai şart yaptırımına da bağlanmadığından davalının hisse devrine karşılık davalıya verdiği bonolardan kaynaklı borçlu olmadığının tespitine yönelik açtığı davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 552,10-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 07/04/2026
İlişkili maddeler
Doğrulanmış madde ilişkisi yok.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/istanbul-bam-12-hukuk-dairesi-2023-991-2026-643 — erişim: 20.07.2026