Kalite kontrol çalışanında rekabet yasağının geçerlilik şartı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi 2023/629 E. 2026/353 K. · 26.02.2026 · istinaf başvurusunun esastan reddi · temyiz yolu açık
Kural
Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işçinin işverenin önemli müşteri çevresi veya üretim sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış olması ve edindiği bilgileri rakip işletmede kullanarak işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması gerekir; somut zarar aranmaz ancak zarar ihtimali de yoksa yasak geçersizdir. İşçinin kendi mesleki bilgi ve deneyimiyle ya da sektörde yaygın biçimde bulunabilen, işverence yetkinlik gereği olarak tanımlanmış standart prosedür ve kalite kontrol bilgileri, rekabet yasağıyla korunan iş sırrı sayılmaz. Rekabet yasağının/cezai şartın aşırı olması ise sözleşmeyi geçersiz kılmaz; TBK 445/2 ve 182/3 uyarınca hâkime kapsam ve süre bakımından sınırlandırma (tenkis) yetkisi verir.
Ele alınan meseleler
Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerliliği: iş sırrı ve önemli zarar ihtimali şartı
TBK 444 vd. uyarınca rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, iş akdinin işveren tarafından haklı ya da işçi tarafından haksız feshi yanında; işçinin, iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış olması ve önceki işyerinde edindiği bilgileri rakip işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin bulunması gerekir; ihlal için işverenin somut bir zarara uğraması gerekmez, önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması yeterlidir. Somut olayda davalı davacı şirkette kalite kontrol uzman yardımcısı olarak çalışmış olup, bilirkişi raporlarına göre görev ve sorumlulukları laboratuvar işlemlerine ilişkin standart iş prosedürlerini taşımakta; taraf firmaların ürünleri özel gereksinim olmaksızın medikal pazarın yaygın ihtiyaçlarından olup ürünlerle ilgili detay ve standardizasyon ulusal ve uluslararası pazarda kabul edilmiş durumdadır; pozisyon üretim değil ürün kalite değerlendirmesi yapmakta, davalının edinebileceği bilgilerin büyük kısmı zaten işveren tarafça yetkinlik gereği olarak tanımlanmıştır. Tanık beyanlarına dayanan ticari sıra vakıf olma iddiasına rağmen, davalının konumu itibariyle davacının standart prosedürlerini uyguladığı, üretim sırlarına ve müşteri çevresine vakıf olamayacağı; işçinin kendi mesleki bilgi ve deneyimiyle ya da sektörde faaliyet gösteren diğer firmalarda bulunabilecek benzer üretim tekniklerine ilişkin bilgilerin rekabet yasağıyla korunacak iş sırlarından olmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle geçerlilik için aranan, edinilen bilgilerin rakip işletmede kullanılarak işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimali şartı gerçekleşmemiştir.
Sonuç: ret
Rekabet yasağının/cezai şartın aşırılığının sonucu: geçersizlik değil tenkis
Rekabet yasağının aşırı olması sözleşmeyi kendiliğinden geçersiz kılmaz; TBK 445/2 ve 182/3 uyarınca hâkime, aşırı nitelikteki rekabet yasağını kapsamı veya süresi bakımından sınırlandırma (tenkis) yetkisi tanınmıştır. Bu yönüyle ilk derecenin sözleşmeyi kelepçeleme niteliğinden ötürü baştan geçersiz sayan yaklaşımı yerine, aşırılığın sınırlandırma yoluyla giderilebileceği esas alınmıştır. Ne var ki bu değerlendirme sonucu değiştirmemiştir; rekabet yasağı, iş sırrı ve önemli zarar ihtimali şartının gerçekleşmemesi nedeniyle zaten geçerlilik kazanmadığından istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.
Sonuç: kabul
Kavramlar: rekabet yasağı, cezai şart, üretim sırrı / ticari sır, müşteri çevresi, önemli zarar verme ihtimali, kelepçeleme sözleşmesi, tenkis (hâkimin sınırlandırma yetkisi, ispat yükü
Emsal değeri: Kalite kontrol uzman yardımcısı gibi standart prosedürleri uygulayan, işverence yetkinlik gereği tanımlanmış ve sektörde yaygın bilgilere sahip pozisyonlardaki işçilerin rekabet yasağıyla korunan iş sırrına vakıf sayılmayacağı ve önemli zarar ihtimali doğmadığından rekabet yasağının geçersiz kalacağı; ayrıca aşırılığın geçersizlik değil tenkis sebebi olduğu yönünden bölgesel ve ikna edici emsal değeri taşır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2023/629
KARAR NO 2026/353 TÜRK MİLLETİ ADINA — İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 08/11/2022
NUMARASI 2021/456 2022/1005
DAVA
Tazminat
DAVA TARİHİ 31/05/2021
İSTİNAF KARAR TARİHİ 26/02/2026
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davalının müvekkili şirkette kalite kontrol uzman yardımcısı olarak çalıştığını, davalının görevi gereği müvekkiline ait ticari sır niteliğinde üretim bilgilerine sahip olduğunu, istifa ederek rakipleri olan ... AŞ'de çalışmaya başladığını, davalının istifasından sonra kilit bir kısım personelin de istifa ederek bahsi geçen şirkete geçtiğini, davalının iş sözleşmesinde yer alan rekabet yasağını ihlal ettiğini, sözleşme uyarınca davalının işten ayrılmasından itibaren 1 yıl boyunca Marmara Bölgesinde aynı alanda çalışan bir şirkete işe başlamayacağını taahhüt ettiğini, bu şarta aykırı davranması halinde 50.000-USD cezai şart ödemeyi kabul ettiğini belirterek cezai şart olarak 50.000-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin haklı sebeple işten istifa ettiğini, fazla mesailerin davacı tarafça ödenmediğini ve söz verilen kariyer planlamalarının yapılmadığını, fesih iradesi davacı tarafça fesada uğratılarak istifa dilekçesi alındığını, davalının ekonomik baskı altında, 2.300-TL ücret ile işe başlarken, 50.000-USD cezai şartı kabul etmek zorunda kaldığını,sözleşmenin bir kelepçeleme akdi olduğunu ve ekonomik geleceğini ahlaka aykırı şekilde sınırladığını, davacı şirketin üretiminin Türkiyede neredeyse tamamının Marmara Bölgesinde yapıldığını,rekabet yasağının geçersiz olduğunu, rekabet sözleşmesinin yalnızca iş sırları ve müşteri çevresinin korunması gerekçesiyle yapılabileceğini, davalının bu bilgilere ulaşmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; rekabet yasağı şartının 1 yıl süre ve Marmara Bölgesi ile sınırlandırıldığı, süre ve yer itibariyle sınırlandırıldığı,rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için ayrıca işçinin, işverenin müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanının bulunması ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılmasının işverenin önemli bir zararına sebep olabilecek nitelikte olması gerektiği, ek rapora göre davacı şirket ve davalının yeni işvereni olan şirketin ürettiği ürünlerden sadece iki adet ürünün aynı olduğu, davalının işinin üretim bölümünde değil, ürün kalite değerlendirmesine ilişkin olduğu, davalının test ve işlemlere dair bilgi sahibi olabileceği, bu bilgilerin ise halihazırda davacı tarafça yetkinlik gereği olarak tanımlandığı, davalının TBK'nın 444.
maddesi uyarınca davacıya ait üretim sırlarına ulaştığının ve bu sırların davacıyı zarara uğratır nitelikte olduğunun ispat yükünün davacıda olduğu, hali hazırda davalının işe girdiği şirket ile davacı şirket ürünlerinden sadece iki tanesinin benzer nitelikte olduğu, davacının üretim sırlarına ulaştığının ispat edilemediği, ayrıca davalının brüt 3.300-TL maaş ile işe başlarken 50.000-USD bedelli cezai şart öngören sözleşmenin kelepçeleme sözleşmesi niteliğinde olduğu ve geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili;mahkeme kararında belirtildiğinin aksine davalının müvekkilinin üretim sırlarına vakıf olduğunun ispat edildiğini, kalite kontrol uzman yardımcısı olarak davalının tüm kalite kontrol talimatlarına, kontrol spektlerine ve tüm üretim süreçlerinin kontrol adım periyodlarına,tedarikçi bilgilerine, ürünlerin zayıf ve güçlü yönlerine, test metot ve ekipmanlarının tüm detayına,üretimin girişinden son kontrolüne kadar tüm aşamalara vakıf olduğunu, bu bilgilerin ticari sır kapsamında olduğunun tanık beyanlarında da belirtildiğini, davalının herhangi bir çalışanın erişim yetkisinin bulunduğu türden olmayan iş sırlarına vakıf olduğunu,bu bilgiler iş sırrı niteliğinde olduğundan davalının müvekkilinin rakibi iş yerinde çalışmaya başlamasıyla müvekkilinin zarar görebileceğini, rekabet yasağının ihlali için zararın şart olmadığını, müvekkili şirketin UTS de kayıtlı ürün sayısının oldukça fazla olduğunu, davalının müvekkili nezdinde bu ürünlerin kalite kontrolünü yapması nedeniyle bir çok bilgiye sahip olduğunu, cezai şartın yüksek olmasının hakime tenkis olanağı verse de rekabet yasağını geçersiz kılmayacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, rekabet yasağına aykırılıktan kaynaklanan cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir. 6098 sayılı TBK'nın 444. vd maddeleri uyarınca; işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterlidir.
Yani ihlal sonucunda, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmediği işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması yeterlidir. Aynı Kanunun 445. maddesi de "Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda; davalının, taraflar arasında düzenlenen 04.07.2018 tarihli iş akdine dayalı olarak davacı şirkette "kalite kontrol uzman yardımcısı" olarak çalışmaya başladığı, 31/01/2021 tarihinde istifa ederek işten ayrıldığı, 03/02/2021 tarihinde davacı şirketle aynı iştigal konusuna sahip ve aynı sektörde faaliyet gösteren ... AŞ unvanlı firmada çalışmaya başladığı anlaşılmaktadır.Sözleşmenin 1.13.2. maddesi ile "...İşbu hizmet akdinin, Personel tarafından haklı nedenle veya işveren tarafından haklı neden olmaksızın feshi halleri hariç, işçi veya işveren tarafından feshedilmesi veya sona ermesi halinde, işşi işten ayrıldığı tarihten itibaren bir yıl süre ile Marmara bölgesinde ...'a ait ürünler ile benzerlerinin üretim, satış veya dağıtım işlerinden herhangi biri ile iştigal eden herhangi bir kişi, firma veya kuruluşta çalışmayacağını veya ortak olmayacağını..." 1.13.3.maddesinde ise "...Personelin yukarıda 1.13.1 ve 1.13.2.
Maddede yazılı taahhütlerine aykırı hareket ettiği takdirde İşveren'in bundan doğacak tüm zararlarını tazmin etmekle beraber ve ayrıca her bir ihlal için İşveren'e 50.000-USD cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt eder..."hükmünü haizdir.Kararlaştırılan rekabet yasağı 1 yıl süre ve Marmara Bölgesi ile sınırlandırıldığından bu kısımlar kanunun emredici hükümlerine uygundur. Ancak rekabet yasağının geçerliliği bakımından sonuca varılabilmesi için, davalının yaptığı işin davalıya müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlayıp sağlamadığı ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılmasının işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olup olmadığının tesbiti gerekmektedir.
Davalı, davacı şirkette kalite kontrol uzman yardımcısı olarak çalışmış olmakla iş sözleşmesinde yetkileri ve sorumlulukları ayrıntılı bir şekilde gösterilmiştir. Davalının görev ve sorumluluklarının laboratuvar ve laboratuvarda yapılacak işlemler ile ilgili olduğu anlaşılmaktadır. 07/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda, belirtilen görev tanımı, yetkileri, sorumlulukları standart bir iş prosedürlerinde olması gereken şartları taşıdığı belirtilmiştir.29/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda ise taraf firmaların ürünlerinin özel ... gereksinimi olmaksızın medikal pazarın en doğal ve yaygın ihtiyaçlarından olduğu, ürünlerle ilgili her türlü detay ve standardizasyonun ulusal ve uluslararası pazarda kabul edilmiş durumda olduğu, kalite kontrol uzman yardımcısı pozisyonunun üretim değil ürün kalite değerlendirmesi yaptığı, bu noktadaki test ve işlemlere dair yoğun bilgi sahibi olabileceği, ancak bu bilgilerin çok büyük bir kısmı zaten işveren tarafından yetkinlik gereği olarak tanımlandığı belirtilmiştir.
Davacı taraf , tanık beyanlarında davalının ürün teknik çizimlere, talimatlara erişimi olduğunun beyan edildiğini,davalının ticari sırlara vakıf olduğunu iddia etmişse de, davalının görev tanımı ve bilirkişi raporlarına göre davalının pozisyonu itibari ile davacının standart prosedürlerini uyguladığı, davacının görev tanımı ile bildirdiği yetkinliklerin hali hazırda davalının sahip olmasını istediği yetkinliklere ilişkin olduğu, davacı şirket ürünlerinin standart ürünler olduğu, davalının ... çalışmalarında yer almadığı, davalının çalıştığı pozisyon itibariyle üretim sırlarına ve müşteri çevresine vakıf olamayacağı, işçinin kendi mesleki bilgi ve deneyimi ile sektörde faaliyet gösteren diğer firmalarda bulunabilecek bilgilerin, benzer üretim tekniklerinin rekabet yasağı ile korunacak iş sırlarından olmadığı anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla rekabet yasağı sözleşmesinin geçerliliği için aranan "işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması" şartının gerçekleşmediği sonucuna varılmaktadır. (Kalite kontrol laboratuvarı çalışanları ile ilgili benzer davalarda Yargıtay 11. HD'nin 26/01/2023 tarih, 2022/283esas 2023/589karar 23/11/2015 tarihli, 2015/4817-12418 esas/karar sayılı; 06/10/2015 tarihli , 2015/9826-9967 esas/karar sayılı ilamları aynı yöndedir). Açıklanan nedenlerle; davalının iş tanımı itibariyle davacı işverene önemli zarar verme ihtimali bulunmadığının tesbit edildiği ,TBK'nın 445/2 ve 182/3.
maddeleri uyarınca rekabet yasağının aşırı olması halinde hakimin sınırlandırma yetkisi bulunduğu gözetilerek karara yönelik ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 552,10-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 91-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 26/02/2026
İlişkili maddeler
Doğrulanmış madde ilişkisi yok.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/istanbul-bam-12-hukuk-dairesi-2023-629-2026-353 — erişim: 20.07.2026