6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Katılım bankacılığında kredi alacağının kâr payı esasına göre hesabı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi 2023/1371 E. 2026/1024 K. · 03.06.2026 · istinaf başvurusunun esastan reddi · temyiz yolu açık

Kural

Katılım bankasınca kullandırılan genel kredi sözleşmesinden doğan alacakta kâr payı, sözleşme hükümleri gereği kredinin kullandırıldığı anda tahakkuk eder ve muacceliyet halinde anapara, kâr payı ve ferilerin tamamı muaccel olur; alacak, kat ihtarında talep edilen tutar üzerinden vadesi gelen ve gelmemiş taksitler toplamı esas alınarak kâr payları dahil hesaplanır ve kat sonrası yapılan ödemeler TBK 100 uyarınca biriken kâr paylarından mahsup edilir. Bilirkişi hesabı bu sözleşmesel esaslara uygunsa, alacağın kâr payı esasına aykırı/eksik hesaplandığı yönündeki istinaf sebebi reddedilir.

Ele alınan meseleler

Alacağın katılım bankacılığı (kâr payı) esasına göre eksik hesaplandığı iddiası

Sözleşmenin 6.3.1 maddesi uyarınca katılım bankası kredilerinde kâr payı kredinin kullandırılması anında tahakkuk eder ve muacceliyet halinde anapara ile birlikte kâr payları ve ferilerinin tamamı muaccel hale gelir; 20.4.2 maddesi uyarınca da temerrüt halinde muacceliyetten borcun tasfiyesine kadar gecikme kâr payı uygulanır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda alacak, davacının kat ihtarında talep ettiği tutar üzerinden, sözleşmenin 6.3 hükmü doğrultusunda kat tarihi itibariyle vadesi gelen ve vadesi gelmemiş taksitler toplamı dikkate alınarak, temlik eden bankanın uygulamaları doğrultusunda kâr payları da hesaba katılarak belirlenmiştir. Kat tarihinden sonra takipten önce borçlu tarafça yapılan ödemeler, TBK'nın 100. maddesi gereğince davacının talebi doğrultusunda %9 yasal faiz oranıyla hesaplanan biriken kâr paylarından mahsup edilerek takip tarihindeki bakiye belirlenmiştir. Bu nedenle hesaplamanın kâr payı esasına aykırı yapıldığı yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Sonuç: ret

Kavramlar: itirazın iptali, genel kredi sözleşmesi, katılım bankacılığı, kâr payı, gecikme kâr payı, muacceliyet, hesabın kat edilmesi, müteselsil kefil, TBK 100 mahsup, icra inkar tazminatı

Emsal değeri: Katılım bankacılığında genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın kâr payı esasına göre (kat ihtarındaki tutar ve sözleşmenin kâr payı hükümleri üzerinden) hesaplanması ile kat sonrası ödemelerin TBK 100 gereğince biriken kâr paylarından mahsubu yönünden bölgesel/ikna edici emsal değer taşır.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO 2023/1371

KARAR NO 2026/1024 TÜRKMİLLETİADINAKARAR

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 16/02/2023

NUMARASI 2021/410 Esas - 2023/174 Karar

DAVA

İtirazın İptali

DAVA TARİHİ 18/06/2021

İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/06/2026

İlk Derece Mahkemesince verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; temlik eden ... AŞ ile asıl borçlu ... ...Ltd.Şti arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, diğer davalıların sözleşmede kefil olarak yer aldığını, sözleşmeden kaynaklanan alacakların müvekkili tarafından temlik alındığını, davalılar kredi borçlarını ödememeleri üzerine hesabın kat edilerek İstanbul 5. İcra Dairesi'nin ...Sayılı takibinin başlatıldığını, takibin davalıların haksız itirazı üzerine durduğunu belirterek davalıların itirazının iptaline, alacağın % 20'si tutarında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalılara dava dilekçesi tebliğine rağmen davaya cevap verilmemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; temlik eden dava dışı ... AŞ'nin Ümitköy Şubesi ile davalı ... ...Ltd. Şti. arasında 06.02.2015 tarihli 2.750.000-TL tutarlı genel kredi sözleşmesinin akdedildiği, sözleşmede davalı ...'in 06.02.2015 tarihli ve ...'ın 02.03.2015 tarihli 2.750.000-TL tutar dahilinde müteselsil kefil olarak imzalarının bulunduğu, kredi sözleşmeleri gereğince davalı asıl borçlu şirkete kullandırılan kredilerin geri ödemelerinde temerrüt oluştuğu, davacının davalılardan 1.145.666,43-TL asıl alacak ve 251.428,90-TL kar payı alacağının bulunduğu gerekçesiyle İstanbul 5.İcra Dairesi'nin ...sayılı takip dosyasında tahsilde tekerrür olmamak ve davacı talebi ile bağlı olmak üzere;

1. 397.095,33-TL üzerinden itirazın iptaline, fazla istemin reddine, 1.145.666,43-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, hüküm altına alınan 1.397.095,33-TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; katılım bankacılığı sisteminde kullandırılan fonun müşteriler açısından maliyetinin geri ödeme tablolarında belirlendiğini, katılım bankacılığı sisteminde fonu kullanan müşterinin belli bir vade sonucunda ödeyeceği tutarın belirlendiği geri ödeme tablolarına bağlı kalındığını, olası bir gecikme yaşanması halinde ana paraya birim kar oranı üzerinden kâr işleten mevduat bankalarının aksine geri ödeme tablosundaki taksitlerin vadesi geldikçe tabloda belirlenmiş olan kârların vadesi gelen taksite eklenirken taksitin geç ödenmesinden kaynaklı bedellerin de ayrıca geciken bedele eklendiğini, bilirkişinin taksit tablosunu görmezden gelerek kalan ana para üzerinden yukarıda benimsenen prensiplere aykırı hesaplama yaptığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Temlik eden dava dışı ... AŞ ile davalı asıl borçlu şirket arasında 06/02/2015 tarihli genel kredi sözleşmesinin akdedildiği, diğer davalıların sözleşmede müteselsil kefil olarak yer aldıkları, hesabın 24/07/2015 tarihinde kat edilerek konut-iş yeri kredisinden kaynaklanan 113.217,29-TL, 1290.314,67-TL ve işletme kredisinden kaynaklanan 186.033,42-USD ile teminat mektubu bedeli 250.000-USD, 999,38-TL ve 20,90-USD kar payı olmak üzere 1.404.531,34-TL ve 436.054,32-USD tutarların ödenmesinin talep edildiği, kat tarihinden sonra takip tarihinden önce 17/09/2015 ila 14/06/2018 tarihleri arasında 5 parça olmak üzere toplamda 412.628,33-TL borç ödemesi yapıldığı, bakiye borcun ödenmemesi üzerine davacı tarafından davalılar hakkında 1.195.409-TL asıl alacak, 251.428,90-TL takip öncesi yasal faiz olmak üzere 1.446.837,90-TL'nin tahsili için icra takibinin başlatıldığı, davalıların itirazlarının iptali için açılan iş bu davada 1.145.666,43-TL asıl alacak ve 251.428,90-TL işlemiş faiz alacağı yönünden davalının itirazının iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.

Davacı vekili, alacağın katılım bankacılığı esaslara göre hesaplanmadığını, kar paylarının asıl alacağa ilave edilmeden karar verildiğini, bu şekilde asıl alacağa eksik hükmedildiğini ileri sürmektedir. Taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin 6.3.1 inci maddesinde, "katılım bankalarının verdikleri kredilerden kaynaklanan borçlar, kural olarak (özel durumlar hariç olmak üzere) her bir kredi için aylık veya Banka tarafından belirlenen vade dilimlerine göre belirlenen kar payları ile BSMV, KKDF, masraf, komisyon ve sair ferilerin eklenmesi sureti ile tespit edilmiş olduğundan, kredi kullanımı ile birlikte kâr payı tahakkuk edilerek Müşteri hesabına borç kaydedilir. Bankanın niteliği ve mevzuat gereği akdi kar payları kredinin kullandırılması anında tahakkuk eder;

bu nedenle kar paylarının ileride tahakkuk edeceği iddiasında bulunulamaz. Yine aynı nedenle muacceliyet söz konusu olduğunda anapara ile birlikte kar paylarının ve ferilerinin tamamı muaccel hale gelir; yasal zorunluluklar saklı kalmak kaydıyla müşteri kar paylarının indirilmesi talebinde bulunamaz" 20.4.2. maddesinde ise "Müşteri'nin borçlarının muaccel olması ve temerrüde düşmesi halinde, muacceliyet tarihinden borç tasfiye edilme tarihine kadar 6.2.2 maddede yer alan oran, esas ve usullere göre gecikme kar payı uygulanacaktır. Hesaplanacak gecikme kar payı üzerinden hesaplanacak BSMV, KKDF ve sair vergi, harç, fon, komisyon, masraflar ve sair feriler de ayrıca ödenecektir." hükümleri bulunmaktadır.

Hükme esas alınan bilirkişi raporunda takip konusu edilen alacak kat ihtarında gösterildiği gibi 1.404.542,28-TL olarak hesaplanmış, önceki bilirkişi raporunun aksine taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olarak temlik eden bankanın uygulamaları doğrultusunda kâr payları da dikkate alınmıştır. Kat tarihinden sonra takipten önce borçlu tarafça yapılan ödemeler, TBK'nın 100. maddesi gereğince davacının talebi doğrultusunda % 9 (yasal faiz) oranında hesaplanan biriken kâr paylarından mahsup edilerek takip tarihindeki bakiye tutar belirlenmiştir. Her ne kadar davacı, kâr payı esasına uygun olmayan hesaplama ile sonuca gidildiğini iddia etmiş ise de iddiasının aksine hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının kat ihtarında talep ettiği tutar üzerinden, sözleşmenin 6.3 hükmü doğrultusunda kat tarihi itibariyle vadesinde ödenmeyen taksitlerle, vadesi gelmemiş taksitler toplamı dikkate alınarak hesaplama yapıldığından davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, peşin yatırılan 179,90-TL harcın talebi halinde iadesine, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 03/06/2026

İlişkili maddeler

Doğrulanmış madde ilişkisi yok.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/istanbul-bam-12-hukuk-dairesi-2023-1371-2026-1024 — erişim: 20.07.2026

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.